Kat kat yapraklı
Lahana (Brassica oleracea) veya kelem, turpgiller familyasından, geniş ve kalınca kat kat yaprakları olan, güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen ve birçok türü olan bitki. Çeşitli türleri var..
- Beyaz Lahana-Türkiye’de en çok yaygın tür. En çok sıcak yemeklerde kullanılır. Ortalama 25 cm çapında küre şeklindedir.
- Brüksel Lahanası- Çapı ortalama 3 cm olan beyaz lahana türü. Sıcak yemeklerde kullanılır.
- Karalahana
- Yaprak lahana
- Kırmızıı Lahana- En yaygın olarak salatalarda tüketilir.
- Milano lahanası
100 gram lahana ortalama olarak 110 kJ’dür ve 4 g karbonhidrat, 2 g protein, 50 mg kalsiyum, 0,5 mg demir, 50 mg C Vitamini, 0,04 mg B1 vitamini, 0,04 mg B2 vitamini içerir.
Lahana lif oranının yüksek olması, düşük kalorili yapısı ve içeriğindeki antioksidanlar sayesinde sağlığa birçok katkı sunar. Düzenli tüketildiğinde sindirim sisteminden bağışıklığa, kalp sağlığından cilt bakımına kadar pek çok alanda destekleyici etkiler gösterir. Özellikle kanser, kalp-damar hastalıkları ve sindirim sorunları gibi kronik rahatsızlıklara karşı koruyucu bir rol üstlenebilir. Aynı zamanda ödem atıcı etkisi, cilt yenileyici özelliği ve bağışıklık sistemini güçlendirici yapısı sayesinde genel sağlığı destekler.
Bulgurlu Etli Lahana
Malzemesi :
Orta boy bir adet lahana
Bir adet irice kırmızı soğan
Bir yemek kaşığı dolusu salça
irice doğranmış bir adet domates
Yarım kg. dana kuzu karışık kıyma(İsteğe göre orta yağlı dana eti veya kemiksiz kuzu eti/kemiksiz tavuk eti de olabilir)
Bir su bardağı dolusu pilavlık bulgur
Yarım çay bardağı zeytinyağı
Yeterince tuz karabiber kırmızı pul biber kimyon/ve tabii sıcak su
Yapılışı:
Lahanayı büyücek bir çelik tencerede kaynayan tuzlu suya önceden dört veya büyüklüğüne göre beşe bölerek haşlayınız. Haşlarken lahana yapraklarının arasına kaynayan suyun işleyip biraz olsun pişer hale gelmesini sağladıktan sonra tel süzgü üzerine alıp süzülmeye bırakınız. Yemeğinizi pişirmeye geçerken yayvanca kenarları yüksek bir çelik tencere kullanmanızı tavsiye ederim.
Ocağı kısık ateşte tutarak önce yemeklik şekilde doğradığınız soğanları çok az tuz ilave ederek ve hemen zeytinyağını da ekleyip biraz kavurunuz. Sadece dana eti kullanacaksanız eti önceden haşlamak iyi olur ve böylece yemeğinizin tüm malzemeyle aynı anda pişmesini sağlarsınız..
Soğanlar hafifçe marine olunca üzerlerine irice doğradığınız domatesi salçayı koyup ,tozu nun gitmesi için yıkadığınız bulguru koyunuz.(Lezzeti gitmesin bulgurun diye ve temiz paketlenmiş bulgur tercih ederseniz zaten önceden yıkamanıza gerek kalmaz.)Tercih ettiğiniz eğer kıyma ise tabii ki bulgurdan önce hepsini biraz daha kavurmanız gerekir. Keza et kullanırsanız da aynı yolu takip etmelisiniz. Bulgur ilavesine öncelik verecek olursanız sadece zeytinyağlı etsiz bir yemek yapmak için idealdir ve tabii bu durumda soğuk yemek tercihi olanlar sevineceklerdir.
Bilirsiniz bazı sofralarda özellikle de konuk ağırlanacaksa aynı sebzenin sıcak ve soğuk çeşitlemesi de davet sahibinin maharetine bağlıdır.. Tıpkı sade pilav veya makarna çeşitlerinde olduğu gibi.
Sözü fazla uzatmadan yemeğin yapılışına dönecek olursak bir püf noktası vermek isterim sizlere şöyle ki; kıymaları çok kavurup inceltmeden irice bırakıyorum ki sanki ufak köfteler yapılmış içine öyle ilave edilmiş havası veriyor. Zaten kıyma fazla kavrulursa proteini azalır bilinen bir durumdur. Sıcak suyu ilave etmeden dörde beşe böldüğünüz lahanayı bütünlüğünü bozmadan malzemenin üzerine dikkatlice yerleştiriniz.Umarım karışıma tuz karabiber kimyon kırmızı biber ilavesini lahanalardan önce yapmıştınız..
Yemeğinize ilave edeceğiniz sıcak su miktarını kendiniz ayarlayınız ne fazla ne de az. Sebzelerin çiğ kalmasını istemeyiz öyle değil mi.?Suyunu ilave ettikten sonra orta harlı ateşte ara sıra çatalla lahananın pişip pişmediğini kontrol ederek tahminen on beş yirmi dakika kadar pişiriniz..
Burada lahana ile ilgili çekincesi olanlar için söylemeliyim adına ”Kapuska” dendiğinde kimilerimizin burun kıvırdığı yemekle bunun ilgisi yoktur. Tarifinden de anlaşıldığı üzere ve haşlarken suyuna biraz limon sıkıldığında o hani evin içine sinip rahatsızlık veren kokunun da önüne geçilir..Ayrıca servis edildikten sonra isteyen limonu istediği miktarda sıkarsa hem lezzetini ve hem de vitamin değerini arttırmış olur.
Bizim evde çocukluğumdan beri bolca sarması yapılırdı ve tabakta lokması bile kalmazdı. Kimyon sevmem diyenlere de kimyonun başlı başına bir lezzet ve hazmettirici vitamini bol bir mucize olduğunu söylemeliyim.
Afiyet olsun..
Füsun Orbay




