Ne bu şiddet, Ne bu celal?

Ardı ardına gelen haberler…
Okul koridorlarında yankılanan silah sesleri…
Aynı sırayı paylaşan, aynı teneffüste gülen çocukların birbirine doğrulttuğu namlular…

İnsan sormadan edemiyor: Ne oldu bize?

Daha dün birlikte oyun oynayan, aynı öğretmenin gözünün içine bakan çocuklar, nasıl oldu da birbirlerinin hayatına kast edecek noktaya geldi?
Bu öfke nereden doğdu, kim büyüttü, kim görmezden geldi?

Sebep neydi?
Oynadıkları şiddet dolu oyunlar mı?
Evlerinin içinde büyüyen sessiz fırtınalar mı?
Akran zorbalığı mı?
Yoksa her gün gözlerinin önüne serilen, şiddeti olağanlaştıran o sahneler mi?

Belki de hepsi… Belki de hiçbirini tek başına suçlayamayacağımız kadar büyük bir çöküş bu.

Bugün dönüp kendimize bakma zamanı.
Bir millet olarak sormalıyız:
Biz çocuklarımıza ne yapıyoruz?

Eğitimli dediğimiz anne babalar…
Üzerine titrediğimiz, gözünden sakındığımız çocuklarımız…
Nasıl bu kadar savruldu?

Televizyon ekranlarında saatlerce süren mafya dizileri…
Silahın güç, şiddetin çözüm olarak sunulduğu senaryolar…
Gençlerin eline hayal değil, tetik veren hikâyeler…

Hiç mi payı yok bu düzenin?

Peki ya okullar?
Öğretmenler?
Rehberlik sistemleri?
Sadece aile mi sorumlu?

Ya kurumlar?
Ya yönetenler?

Ben ilkokuldaydım..Türkiye’de sağ sol çatışmaları zamanında…
Sokaklar yine güvensizdi, gençlerin ellerinde yine silahlar vardı.
Her sabah çöplerde bulunan çocuk cesetleri konuşulurdu.

Ama biz… Okulda güvendeydik.

Bir gün iki grubun ortasında kalmıştım. Korkunun tam ortasında…
Ama okul müdürüm ve hizmetlimiz, kendi canlarını hiçe sayarak beni oradan çekip aldı.
O an anladım:
Okul, sığınaktır.

Şimdi soruyorum: Bugünün çocukları neden o sığınağı bulamıyor?

Dün de gençler hedefteydi, bugün de.
Sadece yöntemler değişti, acı aynı kaldı.

Mustafa Kemal Atatürk ne demişti:
“Vatanı korumak, çocukları korumakla başlar.”

Belki de biz…
En önemli yerden eksildik.

“Bizi bir arada tutan ne varsa
Yavaş yavaş eksiliyor. Cemal Süreya”

Ve biz…
Eksilenin ne olduğunu konuşmak yerine,
Kaybettiklerimizi saymaya devam ediyoruz.

Buket Işıkdoğan Köse

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu