İzmir Kent Ritim
Farklı ve eğlenceli bir konuyu sizlere aktarmak istiyorum. Öncelikle İzmir Kent Konseyi’nden biraz bahsedeyim.
Aslında kent konseylerinin kuruluş amaçlarını az çok hepimiz biliyoruz .Kentte yaşayanların, sivil toplumun, meslek örgütlerinin ve yerel yöneticilerin bir araya gelip ortak akılla fikir ürettiği katılımcı yapılardır. Bu yüzden yerel demokrasiyi güçlendirirler , sorunlara çözüm bulmayı kolaylaştırırlar ve belediye kararlarına yurttaş sesini taşırlar. Çalışmalarını gönüllülük , katılım ve ortak akıl esasına göre yürütürler.
Genel kurul, Yürütme kurulu, Başkan , meclisler ve Çalışma grupları üzerinden yapılır.
İzmir Kent Konseyi belediye meclisine kentle ilgili önerge sunabilen , yerel demokrasiye katılımı arttıran bir yapıdır. Çalışma grupları vardır , meclisleri vardır. Bu gruplar insana dokunmayı hedef belirlemişlerdir ve bulundukları il İzmir için önemli projeler , dokunuşlar yaparlar. Özellikle Özgür Topaç Başkan seçildikten sonra İzmir Kent Konseyi’nde katılımcılık , Kültür – Sanat faaliyetleri daha etkin olmaya başladı.
Zaten Başkan da yıllardır sanatla uğraşan sanatın içinde olan birisi.Halk oyunlarının hepsini ama özellikle Zeybek oyununu çok güzel oynar. Başkan göreve gelir gelmez ilgili meclislerin ve çalışma gruplarının etkinliği arttı. Sayısız başarılı işler yapıldı. Bunlardan birisi de Kültür ve Sanat Çalışma Grubu’nun yaptığı harika etkinlikler.
Bu grubun bir de Müzik Topluluğu var. Başkanlığını İzmir Kent konseyi yürütme kurulu üyesi Figen Tezcan yapıyor. Çok ta iyi yapıyor. Gakkoş diyarı Elazığlı bir sanat sever arkadaşımız. Çok başarılı . Günün 24 Saati yetmiyor ona . Projelerine elini değil adeta gövdesini koyuyor.
Geçtiğimiz günlerde Mustafa Necati Kültür Merkezi’nde Furkan Dalıcı’ nın şefliğini yaptığı “Baharın Ritmi “ konserinin Proje Koordinatörüydü. Farklı mesleklerden oluşan ve tamamen amatör olan 38 kişilik bir grup..Ve sadece dokuz ay gibi kısa sayılabilecek bir zaman da onları hazırladı ve muhteşem bir konsere imza attı. Muhteşem bir kalabalık ve seyir zevki yüksek olan bir konserdi.

Ritim deyip geçmeyin. Darbukadan bahsediyoruz. Darbukanın bile bir felsefesi vardır. En başta ortama canlılık katar, izleyenleri , dinleyenleri dansa ve ritme davet eder, oryantal ve halk eğlencelerinde coşku unsuru olarak kullanılır. Kısaca Darbuka sadece bir enstrüman değil bulunduğu ortama neşe ve hareket getiren güçlü bir ritim aracıdır.
Umarım Sevgili Figen hem bizleri hem de İzmir halkını daha sık bu tür etkinliklerle buluşturur. Çünkü ritmin seslerinden kendi sorunlarımızdan arındık. Meğer bu tür güzelliklere ne çok ihtiyacımız varmış. Yazımı Nietzsch’nin sözüyle bitirmek istiyorum
“ Müziksiz hayat bir hata olurdu”
Mehmet Aksaç




