Çocuklarımızı sokaktan ve ölümden nasıl koruyabiliriz?

Türkiye’de çocuk işçiliği ve okula gidemeyen çocuklar meselesi uzun yıllardır gündemde olmasına rağmen kalıcı ve bütüncül sorunlardan biri olarak varlığını sürdürüyor.Yüz binlerce çocuk , yaşının gerektirdiği eğitim ve gelişim ortamlarından uzaklaşarak erken yaşta çalışma hayatının içine itiliyor. Bu durum yalnızca çocukların bu gününü değil, ülkenin geleceğini de doğrudan etkiliyor.

Çocuk işçiliği, yoksulluk, eğitime erişimde eşitsizlik, sosyal desteklerin yetersizliği ve kayıt dışı ekonominin yaygınlığı gibi pek çok faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor. Okuldan kopan her çocuk, çocuk işçiliği riskini artırırken; çalışan her çocuk, eğitim hakkından biraz daha uzaklaşıyor.

Türkiye de zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen örgün eğitimin dışında kalan çocuk sayısının 800 binin üzerinde olduğu ifade ediliyor. Açık öğretime yönlendirilen, fiilien okula devam etmeyen ya da mesleki eğitim merkezleri kapsamında çalışan çocuklarda eklendiğinde , okulla bağı zayıflayan çocuk sayısı 1 milyonu aşıyor.

Uzmanlara göre önemli bir bölümü kağıt üzerinde eğitim sisteminin içinde görünse de, fiilen okul ortamından kopmuş durumda. Uzun süreli devamsızlık, erken yaşta çalışma ve aile içi sorumluluklar, çocukların eğitim hayatını yarıda bırakmasına neden oluyor.

Bir eğitim uzmanı durumu şu sözlerle özetliyor.

 “ Okuldan kopuş çoğu zaman bir günde olmuyor. Devamsızlıkla başlayan süreç , çalışmayla kalıcı hale geliyor.”

Resmi ve sivil toplum verilerine göre Türkiye‘de 1.5 ile 2 milyon arasında çocuk ekonomik bir faaliyetin içinde yer alıyor. Bu çocukların önemli bir kısmı kayıt dışı çalıştırıldığı için resmi istatistiklere tam olarak yansımıyor.

Çocuk işçiliği en yaygın olarak şu alanlarda görülüyor;

  • Tarım ve mevsimlik tarım
  • Küçük sanayi siteleri ve atölyeler
  • İnşaat sektörü
  • Hizmet sektörü ve sokakta çalışma

Çalışan çocukların büyük bölümü uzun saatler,düşük ücret ve iş güvenliği olmadan çalıştırılıyor. Çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimleri bu koşullardan doğrudan etkileniyor.

         AİLELER NEDEN ÇOCUKLARINI ÇALIŞTIRMAK ZORUNDA KALIYOR?

Uzmanlara göre çocuk işçiliğinin temelinde çoğu zaman ailelerin bilinçsizliği değil , ekonomik zorunluluklar yer alıyor. Gelir yetersizliği,işsizlik ve hayat pahalılığı, aileleri çocuk emeğine yönelten başlıca nedenler arasında ;

  • Yoksulluk ve borç yükü
  • Sosyal yardımların yetersizliği
  • Eğitimin geleceğe dair umut vermemesi
  • “Erken yaşta meslek öğrenme” anlayışı
  • Göç ve mevsimlik tarım koşulları

Bir çok aile için çocuğun kazandığı küçük bir gelir bile ev bütçesi açısından kritik öneme sahip.

             ÇOCUK İŞÇİ ÖLÜMLERİ : ÖNLENEBİLİR 

Çocuk işçiliğinin en ağır ve geri dönüşü olmayan sonucu, çocuk işçi ölümleri olarak karşımıza çıkıyor. Sivil toplum kuruluşlarının uzun yıllara yayılan kayıtlarına göre , son 10 – 12  Yılda Türkiye de yaklaşık 700 çocuk çalışıyor.

Bu veriler, her yıl ortalama 60-70 çocuğun iş kazalarında yaşamını yitirdiğini ortaya koyuyor. Çocuk işçi ölümleri en çok;

  • İnşaatlarda yüksekten düşme
  • Tarımda traktör ve araç kazaları
  • Sanayide makine kazaları
  • Trafik kazaları nedeniyle yaşanıyor.

İş güvenliği uzmanları bu ölümlerin büyük bölümünün önlenebilir olduğunu vurguluyor.

Çocuk hakları alanında çalışan uzmanlar, çocuk işçiliğini  yalnızca ailelerin tercihiyle açıklamanın eksik bir yaklaşım olduğunu belirtiyor. Asıl sorunun ; yoksullukla mücadelede yetersiz kalan sosyal politikalar ve çocukları eğitim sisteminin içinde tutamayan yapısal sorunlar olduğu ifade ediliyor.

                  İZMİR’ DE DURUM:  GÖRÜNMEYEN BİR GERÇEK

İzmir, Türkiye genelinde okullaşma oranlarının yüksek olduğu iller arasında yer alıyor. Ancak bu tablo, kentte çocuk işçiliği ve eğitimden kopuş sorununun olmadığı anlamına gelmiyor.

Uzmanlar özellikle yoksul mahallelerde, göç alan bölgelerde ve tarım havzaların da fiili devamsızlığın yaygın olduğuna dikkat çekiyor. Okula kayıtlı görünen ancak düzenli devam etmeyen birçok çocuk çalışma hayatına dahil oluyor.

Yerel sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarına göre İzmir’de çocuk işçiliği en çok şu alanlarda görülüyor.

  • Mevsimlik tarım ve tarımsal üretim
  • Gıda ve hizmet sektörü
  • Küçük sanayi siteleri ve atölyeler
  • Sokakta ve ev içi emek

Özellikle mülteci çocuklar ve düşük gelirli ailelerin çocukları,kayıt dışı ve güvencesiz işler de çalıştırılıyor.

     

                            İZMİR’DE ÇOCUK İŞÇİ ÖLÜMLERİ

 İzmir’de çocuk işçi ölümleri çoğu zaman münferit haberler şeklinde gündeme gelse de , uzmanlar bu vakaların ulusal tablonun yerel yansımaları olduğunu belirtiyor. İnşaat,Tarım ve sanayi sektörlerinde çalışan çocuklar ; yüksekten düşme,makine kazaları ve trafik kazaları gibi ciddi risklerle karşı karşıya.

Sosyal hizmet uzmanları, İzmir’de çocuk işçiliğinin büyük ölçüde kayıt dışı olması nedeniyle görünmez kaldığını ifade ediyor.Bu durum sorunun çözümünü de zorlaştırıyor.

Uzmanlara göre çocuk işçiliği ve eğitimden kopuşla mücadelede şu adımlar hayati önem taşıyor:

  • Okul terklerinin erken tesbiti
  • Yoksul ailelere düzenli ve yeterli sosyal destek
  • Çocuk işçiliğine karşı etkin denetimler
  • Tehlikeli işlerde çocuk çalıştırmaya sıfır tolerans
  • Eğitimi çocuklar için yeniden umut haline getirecek politikalar.

Sonuç olarak Türkiye genelinde ve İzmir özelinde ortaya çıkan tablo açık: Çocuk işçiliği bireysel değil yapısal bir sorundur. Bu sorunla mücadele ancak eğitim,

Sosyal destek ve denetim mekanizmalarının birlikte güçlendirilmesiyle mümkün olabilir.

 Çocukların yeri iş yeri değil okullardır.

Mehmet Aksaç

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu