Sen niye öldün ki Balçık !
Derken bir gün beklenen şey gerçekleşti. Yıllardır hiç beklemediğimiz ve hep uzak olmasını istediğimiz günle yüz yüze geldik. Sevmeye kıyamadığımız beslerken bile ürkütmemeye özen gösterdiğimiz , uyuyorsa eğer bütün evce sessizliğe büründüğümüz Balçık’ı kaybettik. Yazarken bile kolay değil ne demek kaybettik ….
Öldü….
Ama biz ne hissettik , Balçık kimdi bize ne kattı evimizdeki yeri nasıldı ve nasıl bir iz bıraktı gitti ? Sadece biz mi üzüldük, Çamur etkilenmedi mi, ev halkı etkilenmedi mi, onu tanıyanlar etkilenmedi mi?
Jumbo kırması bir muhabbet kuşu Balçık..
Bir gün evimize geldi belki de eski yuvasının ilgisizliğinden kaçtı geldi. Ama iyi ki ki geldi nasıl unuturum 18 nisan 2018 günü. Uzun bir hoş beşten sonra buyur ettik içeriye diyorum ama zaten gerekte kalmadı gelmişti zaten. Biz ne yapacaktık? Ne ikram edecektik nasıl ağırlayacaktık bu davetsiz misafirimizi ? Hemen google a baktık ne yerler ne içerler nasıl davranalım üzmeyelim gönlünü hoş tutalım falan filan …… Ama o da bizi yormadı sakince bizi süzdü sanki patron o. “Bunlar bana uygun bir ailem mi? “diye bakınıp durdu. Çaktırmadan saatlerce birbirimize bakınıp durduk.
Sonunda biz harekete geçtik yemek su , hemen ertesi günü kafes suluk mama kabı oyuncak falan derken bayağı da masraf açmıştı bu davetsiz misafir.. Ama harcadığım her kuruş helal hoş olsun. İlk günden başlayarak bizimle olduğu her gün bizi nasıl mutlu edeceğini biliyordu, dedim ya bu güzel dostumu yalnız bırakmayayım, aynı dili konuşan, aynı kaptan mama yiyen su için bir yoldaş alayım. Kendisine de iyi geleceğini düşündüm . Gittim muhabbet kuşu yetiştiricisine anlattım . Bir yoldaş lazım dedim hem ona hem bize. Albino cinsi bembeyaz tüyleri olan simsiyah gözlü dişi bir muhabbet kuşu aldım. Allahım ne kadar da güzeldi yerinde duramıyordu daha yavruydu küçücüktü. Farkındalık yaratıyordu sanki “ben buradayım size gelmeye hazırım bende sizi sevdim” diyordu.
Çamur evdeydi senin adın da Balçık olsun dedim. Uyum olsun hem birbirinize hem de bize iyi gelesiniz istedim. Evin havası değişti derler ya gerçekten öyle oldu, Çamur mutlu biz mutlu ve sende mutluydun. Harika bir uyum sağlandı . Çamur sana aşık oldu hem de ilk günde. Bizler hayretle izlerken sana bağlandığımızın farkına bile varamadık ama artık sende evimizin en değerli en önemli bir parçası oldun. Sen de bize çok çabuk uyum sağladın. Çamur gibi hem kahvaltımıza hem de her soframıza ortak oldun. Binlerce anımızda başrol oynadın, yüzlerce resimlerimiz de poz verdin bizimle özdeşleştin .
Yıllar nasıl geçti . 7 yıl olmuş bize katılalı. Ne güzel anılar sığdırdık bu zamana hiç farketmedik. Ta ki sen bize veda edene kadar. Neden öldün ki şimdi durup dururken. İstatistiklere bakıyorsun , Çamur yaşıyorsa biz yaşıyorsak sen niye yaşamıyorsun? Niye oyun bozanlık ediyorsun? Ölmeye hakkın olduğunu mu düşünüyorsun? Niye ölüyorsun sen Balçık. Kime sordun hangimizden izin aldın ölmek için? Ne kadar da güzeldin bembeyaz tüyler simsiyah gözler nasılda yakışmıştı sana bilemezsin.
Şimdi yoksun artık gittin.. Sen öldün bizi düşünmeden , Çamur’u düşünmeden, seni sevenleri düşünmeden.. Ölme hakkını kullandın geriye hiç bakmadan. Ama sevgili dostum tek tesellimiz bizimle olman hayatını sevgi dolu bir evde geçirmen mutlu bir hayat yaşadığını bilmemiz. Yüzlerce resim ve videolarda seni yaşıyoruz, seni anıyoruz. Elimizden mama yemeni özlemle seyrediyoruz. Çamur’u kovalamanı , omzumuzda uyumanı ve F-16 gibi uçuşunu…
Sen niye öldün ki Balçık!
Mehmet Aksaç
.


