İzlanda’dan Teksas’a uzanan yol

Hikayeleri rock grupları için klişe okul arkadaşlığı şeklinde başlamış.

Kaleo’yo ilk dinlediğimde, Teksas’ın bağrından kopan bir blues rock grubu olduğunu düşündüm. Onları dünyaya tanıtan “Way Down, We Go” parçasının peşine takılınca İzlanda kökenli bir grup olduklarını keşfettim. Reykavik’te 6 bin yıldır dışarıya patlamayan volkanın magma odasında yaptıkları video kuzeyli kökenlerinin kanıtı gibiydi. Topu topu 2700 kişilik buzullu, yanardağlı, bir okyanus ülkesi gençlerinin yaptıkları capcanlı blues müziğin ruhu nereden geliyor ? Ne de olsa  masalları, eski destanları çok seven hala eski tanrılarıyla yaşayan bu Viking ve Keltler diyarının gençleri nasıl olmuş da, Missisipi deltasına inmişler ? Biz bu ülkeden Sigur Ros, Björk gibi müzisyenlerden sislerin ardından yükselen melankoliyi, gizemi duymaya alışığız. Diğer şarkılarına çektikleri videolar da National Geographic atmosferinde ülkelerinin güzelliklerini veya kaybolmakta olan buzullarına hatırlatmalarla dolu görüntülerle süslü.

 

Hikayeleri rock grupları için klişe okul arkadaşlığı şeklinde başlamış. Solist ve gitarist JJ Julius, davulcu David Antonsson, basçı Daniel Kristjansson ilk Timburmenn adını verdikleri bir grupla yola çıkmışlar. Evde dinledikleri ebeveynlerinin sevdiği müzik blues, Beatles, Jimi Hendrix, Santana akıllarına ve ruhlarında yazılıma dönüşmüş bir kere…   2012’de gitarist Rubin Pollock geldikten sonra Kaleo adını almışlar. İlk büyük çıkışlarını yerel bir cover şarkıyla yaparlar. Genç yaşta bir trafik kazasında yaşamını kaybeden Vilhjálmur Vilhjálmsson’un “Vor í Vaglaskógi- Vagla Ormanlarında Bahar” adlı şarkısına yaptıkları videoları 5 milyon kez tıklanır.

 

2014 patlama yılları oldu. İlk İngilizce teklileri olan “All Pretty Girls” sadece Spotify’da 85 milyon kez dinlenir. Sonrası çorap söküğü misali gelir. Atlantic Records ile imzalanan anlaşma sonrası Teksas Austin’e taşınırlar. Şirket Ray Charles, Janis Joplin, BB King gibi efsanelerin gittikleri Victory Grill, East Austin gibi yerlerin onlara daha iyi ilham vereceğini düşünmüş. Grup burada canlı, gitarların cayır cayır yandığı blues rock tarzını iyice geliştirir. Birinci sınıf yapımcılarla çalışırlar. Mike Crossey( çalıştığı gruplar arasında Arctic Monkeys, Killers, Yungblud..)ve Jacquire King (Kings of Leon) gibi ustaların katkıları büyük olur. Bu arada “All Pretty Girls”     Bilboard Rock listelerinde 9. sıraya kadar çıkar. İzlanda dışına ilk kez çıkan gençler yeni yaşamlarına kısa sürede adapte olurlar ve arka arkaya single çıkartırlar. “Way Down We Go”, “No Good”, “I Can’t Go On Without You” listelere girer ve A/B albümünde yer alacak şarkıların temelini kurar.   “No Good”  sanki Stevie Ray Vaughn’ın gitarından ve sesinden çıkma bir Southern Blues Rock harikasıdır. Bulaşıcı bir beğeni toplayan şarkı, Mick Jagger/Martin Scorsese HBO serisi Vinyl’de yer aldı. “Way Down We Go” eleştirmenlerin ve dinleyicinin gözdesi oldu. Grup bu şarkının ivmesiyle ABD ve birçok ülkede ilk platin plaklarını kazandı. Robert Johnson’ın “Cross Road Blues”u, adeta JJ Son’un falsetto ve bas vokallerinde yankılanır. Kaleo buzul ülkesi İzlanda’dan yola çıkar ve binlerce kilometre uzaktaki blues türünün köklerine uzanır.  Albümün en iyilerinden blues’un gerçek köklerine inen “Broken Bones”, koroda yine köle gecekondularını anımsatan bir gospel ilahisiyle başlar.

Bu albümden 5 yıl sonra 23. Nisan 2021’de “Surface Sounds” albümü geldi.

 

J.Julius Son’un Eddie Vedder, Jeff Buckley karışımı ses tonu bu albümde daha iyi ortaya çıktı. Klasik Kaleo şarkıları diyebileceğimiz reçete bu albümde de çok iyi uygulanır. Akılda kalıcı melodiler, tutkulu şarkı sözleri ve JJ Son sesi her şarkıda farklı bir yolculuğa çıkarır. “Break Baby”, “Hey Gringo”, “Backbone” en sevilen hitler olur.

 

Geçtiğimiz günlerde 3 Temmuz gecesi verdikleri İstanbul konseri tek kelimeyle mükemmel bir atmosferde geçti. Her iki albümden yaptıkları konser listesi seyirciyi tek kelimeyle gaza getirdi.

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu