Hastayım Sana
O Türkiye’nin Yıldızı değil Gültepe’nin Yadigar’ı.Yıldız Tilbe’den söz ettiğimi anladınız tabii. Yıldız İzmir’in varoşlarından Gültepe’de dünyaya gelmiş. Doğudan kente göç eden Kürt ailenin 6 çocuğundan biri. Baba Tekel’de hamallık yapıyor,anne bir bakkal dükkanında çalışıyor. Yıldız ya da aile içindeki ismiyle “Yadigar” o yıllarda da kafasına buyruk. Okulla arası hiç hoş değil. Zar zor ilkokul 5 i bitirip ortaokula adım atıyor işte o kadar.Eğitim durumu orta terk..
Gültepe’de yaşam öyle zor ki. Eve ev demeye bin şahit ister. Banyo arada sırada bahçede hortumla yıkanılarak yapılabiliyor. Tuvalet yine bahçenin bir köşesinde kırık dökük tuğlalarla çevrili bir alan. Elektrik kaçak çekilmiş durumda. Zaten geceleri zifiri karanlık semt.Hatta Yıldız annesi kendisinin geldiğini anlasın diye “şarkı çığıra çığıra” dönermiş okuldan eve. Dayak sadece evde değil her yerde. Erkek gibi yetişmesi ondan. O zamanlarda da çelimsiz, kara kuru bir şey ama mangal gibi yürek var.
Okulu bırakınca baba “Hadi bakalım çalışmaya,eve katkıda bulunmaya”der.Yıldız önce bir dikiş atölyesine girer. Sonra bir mağazada tezgahtarlık.. Sonra sekreterlik.. O işten bu işe.. Aynı yerde maksimum çalışma süresi iki aydır. Çocuk bakıcılığı yaptığı sırada tanır ilk aşkını. Kurtuluş evlenmek midir acaba? Neden olmasın.! Kaçar çocuğa daha onsekizine bile girmeden evlenir. Kızının adını da daha sonra yolunun kesişeceği Sezen Aksu’dan ilhamla Sezen koyar.
Evli olduğu yıllarda kıt kanaat geçinirken yolu birgün Basmane’deki pavyonların önünden geçer ve “dank”diye bir soru düşer kafasına. “Sesim güzel,niye şarkıcı olmuyorum”. Girer içeri,pavyon sahibi Cengiz Özşeker dinler sesini, “hemen başla”der. Pavyon deyip geçmeyin Yıldız Tilbe’nin sahne aldığı Pırlanta Pavyon müzik dünyamızın sanatçı fabrikası. Kibariye var,Bergen var,Tüdanya var.. Pavyonda “Gülen Yıldız”takma ismini kullanır. Artık sadece pavyonda değil gecede en az 6 yerde sahne almaktadır. Bir ayda kazandığını bir gecede kazanır.
Ve şansının döndüğü an.Bir gece pavyona Sezen Aksu ve arkadaşları gelir. Yıldız hemen yanlarında biter. Sonuç Yıldız Sezen’in vokalisti olarak İstanbul’a gidiyor. Sezen’in evine yerleşir. Bu arada o günlerde Sezen’in 3 kadın vokalisti var: Yıldız Tilbe, Seden Gürel ve Sertab Erener. Kadroya bak,vay bee..
Her işte olduğu gibi yine kısa sürer vokalistliği. Sezen kapıyı göstermiştir ona. Dedikodulara göre Sezen onu sevdiği adamla aynı yatakta yakalamıştır. Haa unuttum bu arada evlilik de sona ermiş, kızıyla İstanbul’da tek başına kalakalmıştır. Ve herkesim onu tanıdığı, o şartlarda nasıl yaptığı bilinmeyen “Delikanlım”albümü gelir.Yıl 1994.
Orta terk yaşamı acılarla dolu Kürt kızı nefis şarkı sözleri yazmaktadır. Arkadan besteler de gelir nota bilmeyen bu kadından. Dostları “Böyle güzel laflar,böyle harika besteler ancak kafa kıyakken yapılır”diyorlar. Bestelerini sadece kendisi de söylemiyor. Mustafa Sandal’dan Hülya Avşar’a kadar birçok ünlü ondan şarkı alıyor. Tarkan bile.
Sanatçı damardan kabadayıdır. Bir kusurmuşcasına sorulan “Kürt müsünüz?” sorusuna verdiği “Zoruna mı gitti?” yanıtı ne çok ötekinin yüreğine su serpmişti. Bir uyuşturucu baskınında iki polisin arasında götürülürken uzatılan mikrofonlara çığlık çığlığa yine Delikanlım’ı söylüyor ve “Adam öldürdüm adam,” diye haykırıyordu.
2003 yılında yayınladığı “Yürü Anca Gidersin” isimli albümdeki her şarkı hit olmuştur. Bu arada Tilbe rahim kanseri hastalığına yakalandı ve bir süre Ankara Hacettepe Tıp Fakültesi’nde tedavi gördü. Tilbe, hastalığını o dönemde yaşadığı ayrılık acısına bağladı ve şöyle dedi:
“Bunu ailem dışında kimseye söylemedim. Çok şükür ki daha önceden çocuğum olmuş. Yoksa bu durum beni yıpratabilirdi. Büyük bir aşk yaşamıştım, çok aşıktım. Sadece onu düşünüyordum. Sürekli aklımdaydı. İnsanın bir derdi olunca o vücudunda bir sorun olarak çıkabiliyor. Hastalandıktan sonra kendisini tamamen unuttum. Şimdi her şeyin o kadar kafaya takılmaya değer olmadığını, gereksiz şeylerle üzülmemem gerektiğini anlamış durumdayım”
2018 yılında Sezen Aksu’dan iki tane yeni beste almış ve albümünde okumuştur. Aynı yıl 39 sanatçı Yıldız Tilbe’nin yıldızlı şarkılarını söylemiş olup; o yılın en çok satan albümleri arasında yer alan proje bütün ödülleri toplamıştır.
“Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan herkes kardeştir, ister Türk, ister Kürt, ister Laz. Diyorum ki açığı da bizimdir, kapalısı da, Hıristiyanı da. Açığın günahını kapalı yüklenemez, kapalının sevabını da açık alamaz. Bak kapalı kızlarımız, açık kızlarımız ne güzeller. Güzel kalalım, değil mi ya?”diyor sanatçı.
“Hastayım Sana” başta olmak üzere şarkılarında samimiyet ve sahicilik var öncelikle. Şarkılarının öyküsünü yaşamamış olsa da öyle “sahici”anlatıyor ki insanı kavramaması olanaksız. Albümleri peynir ekmek gibi satıyor. Konserleri hep “sold out”. Müziğini şöyle tanımlıyor sanatçı..
“Herşey..Arabesk var..Türkü gibi de..Popvari.. Türkiyeli olduğum için ülkemin, duygularımın müziğini yapıyorum. Bunu tek bir forma sığdıramam. Ama hepsini kendi içime sığdırabilirim.”
Erkan Sevinç




