Halk için siyaset !

İzmir’de 1 Mayıs mitingi.. Bir sendikacı, DİSK Lastik-İş eski İzmir Şubesi Başkanı Zedin Yumli Büyükşehir Belediye Başkanı’na sözlü bir saldırıda bulunuyor. “Sizin burada olmanız, burada konuşmanız işçi sınıfına hakarettir”diyor herkesin duyabileceği sesle. Başkan provakasyon bilgisini önceden almış ,sahneye çıkıp konuşma falan yapmayacak. Ancak bir çok olayda basın mensupları dahil çoğu kişiye laf atan bu kişinin dinlediği yok. “ Show must go on” vaziyetleri..

Medyadaki arkadaşlarımız da bu konuyu öyle bir kaynatıyor ki sanırsınız herkes Tugay’a karşı. .Neo TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları “Bence artık gazetecilere, sosyal medya hesaplarına, sendikalara, işçilere kızmayı bırakın. Şapkayı önünüze koyun ve şu soruyu kendinize sorun: ‘Ben nerede yanlış yapıyorum?” diye yazıyor mesela..

Oysa Başkan üzüntüsünü bir mektupla açıklamıştı..

“Aslında büyütecek hiçbir şey olmadı. Sadece simasını tanıdığım ama hiç konuşmuş dahi olmadığım bir adam bana yaklaşıp ‘sahneye çıkma ve selamlama’ dedi. Basının çektiğini görünce, yanlış anlaşılmasın diye adama ‘konuşacaksak gel uygun bir yerde konuşalım, basının önünde olmasın’ dedim, sakin bir tarafa yürüdüm ama arkamdan gelmedi. Parti kortejiyle yürüdük, binlerce işçinin arasından geçtim, en ufacık bir protesto duymadım.

Bir öğretmenin gariban çocuklarından birisiyim. Bugüne kadar her yalana karşı mücadele ettim ama bu son etiket gerçekten canımı yaktı. Coplatana, gaz sıktırana, kurşun sıktırana, tekme atana, hakaret edene, işçinin hakkını elinden alana benzerini yapmadılar. Ben patron değilim, ruhumda patronluk yok. Görevim icabı ve zorlayıcı şartlar gereği sendikalarla anlaşmazlıklar yaşamış olabilirim ama benim mücadelem, kazananın kurum ve İzmir halkı olduğu bir adalet mücadelesidir” 

Dr. Cemil Tugay, 59 yaşına gelmiş, hayatı boyunca çalışmış, onurlu bir ailenin evladı, bugün de bana verilen görevi en iyi şekilde yapmaya çalışan bir insan olarak en büyük isyanım insanımızın uğradığı haksızlıklara, sefalete, yokluğadır. Bunu kabul edemiyorum. Yanlış yaptıysak üzülelim ama siyaseti kendimiz için değil halk için yapıyorsak üzülmeyelim. Dayanacağız tüm haksızlıklara ve zulme, kitap ile iş ile, tırnak ile diş ile, sevda ile, düş ile… Dayanacağız ve bize güvenenleri rüsva etmeyeceğiz. Halkın doğru düzgün siyasetçilere, korkusuzca kötünün üstüne gidenlere çok ama çok ihtiyacı var” derken yüzde yüz haklı..

SevMedya Yayın Grubu olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi ile maddi hiçbir anlaşmamız yok. Kasamıza tek kuruş girmedi. Başkan kendisine çamur atanların radyolarına, televizyonlarına bile gitti, bir kez bile bize gelmedi. İzmir ofisine  uğramışlığı yok. Düzenlediğimiz etkinliklere katıldığı ya da temsilci gönderdiği görülmedi.

Başkanın basın danışmanı arkadaşımız Elif ise bırakın telefona çıkmayı whatsapp mesajlarına cevap vermeye bile tenezzül etmiyor. Mesajlarımız da “Bize de 1 milyon TL verin” değil  “Başkan toplantıya katılacak mı? “ “Başkan’ın programı röportaj için uygun mu?” şeklinde.

Eee ne yapalım bizde diğer arkadaşlarımız gibi bizi tanımayanı biz de tanımayız mı diyelim?

Kesinlikle hayır !

“Bize çok çalışmak yakışır” diyen Tıp Fakültesi’nden öğrencim Dr.Cemil Tugay’ın yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz.

“Aşkla İzmir” diyen Tunç Soyer’in yanında olmaya da..

İzmir’in ilk belediye başkanı 1892’de görev yapan Yenişehirlizade Ahmet Efendi .. “Büyükşehir Belediyesi “ statüsüne geçtikten sonra ise ilk başkan Dr.Burhan Özfatura..

O makama oturanların kente birşeyler kattıklarına inananlardanız.

Erkan Sevinç

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu