Vali

 

Vali kelimesi Arapça kökenli. Koruyucu, muhafız, yakın biri, vasi anlamında. Velayet kelimesi de vali’den türeme. Vali’nin birincil sorumluluğu o ilde yaşayan insanların güvenliğini sağlamak. Osmanlı döneminde başşehrin dışındaki şehirleri yönetmek üzere tayin edilen memurlara vali, valilerin sorumluluğu altındaki yerlere vilayet adı verilmiş. Ve ehliyet, liyakat sahibi, güvenilir, adil ve merhametli olmak, makam ve mevki elde etme hırsına kapılmamak valilik makamına tayin edilecek kimselerde aranan öncelikli nitelikler arasında sayılmış. Halifeler vali tayin ederken ilgili şehir halkının istek ve beklentilerini de dikkate alırlarmış. Cumhuriyet döneminde valiler o ili idare etmek için görevlendirilen kişi tanımında ve valiler atandıkları illerin başında cumhurbaşkanlarını temsilen bulunuyor. İl içerisinde yer alan ve bakanlıklar tarafından görevlendirilen kişiler ,kolluk kuvvetleri de valinin emri altında çalışıyor.

Valiler ülkelerde farklı statülerde. ABD’nin 50 eyaletini, Rusya’da 89 federal bölgeyi, Japonya’da illeri valiler yönetiyor. Bazılarında seçilmiş bazılarında bizdeki gibi atanmış.

 

İzmir vali yönünden de şanslı kent. İktidarlar kendilerine yakın isimlerden vali tayın etmelerine rağmen valilerin çoğu huyundan mıdır suyundan mıdır İzmir’in özgür yapısına uyum sağlamış. Son örnek şu an görevi sürdüren Yavuz Selim Köşger.

Köşger’e gelmeden kimler gelmiş kimler geçmiş şöyle bir göz atalım.

 

Restore edilen kentin simgelerinden Hükümet Konağı’nda görev yapan valiler panosuna baktığınızda ilk vali olarak Mustafa Abdülhalik Renda görülüyor. Daha sonra sırasıyla Hüseyin Aziz Akyürek,İhsan Sökmen,Kazım Dirik, Fazlı Güleç, İbrahim Ethem Aykut,Fuat Tuksal,Mustafa Sabri Öney, Şefik Refik Soyer, Osman Sabri Adal, Muzaffer Tuğsavul, Osman Sabri Adal, Muzaffer Göksenin, Kemal Hadımlı, Burhanettin Uluç, Enver Saatçıgil, Niyazi Dalokay, Namık Kemal Şentürk,Mehmet Raşit Bilgegürün, Orhan Erbuğ, Turgut Eğilmez, Necdet Calp,Nazmi Çengelci, Hüseyin Öğütcen, Vecdi Gönül, Nevzat Ayaz, İbrahim Şeyda Balkan, Kutlu Aktaş,Erol Çakır,Kemal Nehrozoğlu, Alaaddin Yüksel, Yusuf Ziya Göksu, Oğuz Kağan Köksal, Cahit Kıraç,Mustafa Toprak,Erol Ayyıldız İzmir’de valilik yapanlar.

 

Listede olmayan bir Yunan valisi de olmuş İzmir’in. 2 Eylül 1922 de Venizeleos tarafından tayin edilen Aristidis Stergiadis. İlk işi memurlarına arşivleri toplamalarını, önemli kısmını imha etmelerini ve şehri boşaltmaya hazır olmaları emrini vermiş. Stergiadis İzmir’e tayin edilen memurların içinde hukukçuluğu dışında İslam hukuku üzerindeki bilgisiyle de tanınıyordu. İzmir’de temel iktisadi prensiplerin dışında Türklerle Yunanlılar arasında ayrım yapmamaya çalıştı. Daha evvelki valilerden İttihatçı Rahmi Bey’in aksine şehrin levanten aileleriyle de fazla yakınlık kurmadı. Onlardan seçkin bir centilmen diye rey alamadığı gibi, bölgenin Rumlarıyla da arası bozuldu. Kiliseyi de memnun edemedi. Sonunda üç yıl boyu her hareketi ve girişimi sabote edilen vali olarak İzmir’i terk etti.

 

İzmir’de valilik yapan isimler arasında kentte iz bırakanlar var.Zaten bir İzmirliye sorsanız bir elin parmakları kadar ismi sıralar. Misal eşiyle beraber kente hizmet etmiş Kutlu Aktaş. 55. hükümette parlamento dışından İçişleri Bakanlığı görevinde de bulunan Aktaş’ın adını taşıyan Çeşme’nin 10 kilometre kuzeydoğusunda, Alaçatı’nın 2,5 kilometre doğusunda yer alan barajı bilmeyen yok. Ya eşi Tülay Aktaş’ı. İzmir’de bulunan işadamları eşleri, üst düzey bürokrat kadınlar ve yardım derneklerinin başkanları ile ayrı ayrı ve düzenli yaptığı toplantılar ve bizzat içinde bulunarak emek verdiği çalışmalarla sosyal sorumluluk projelerine ve kadınlar arası iletişime daha bir anlam bilinç ve değer katan Aktaş’ın kaybı sonrası onu sevenler “Tülay Aktaş İzmir Gönüllü Kuruluşlar Güç Birliği” adı altında 1996 yılında bir platform oluşturdular. Platform İzmir’in kadınlarının çağdaş bakış açıları ve istikrarlı çalışmaları doğrultusunda, bugün erkek dayanışmacıları ile birlikte bir insan hareketi olarak, her yıl artan gücüyle çalışmalarını sürdürmekte ve 23 yıldır karşılıksız hizmet törenleri düzenlemekte.Ve tekrar dönüyoruz İzmir Vali’mize.

 

Yavuz Selim Köşger Konya 1964 doğumlu. 1986 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini bitirdi. 1987–1990 yılları arasında Dernek Denetçiliği yaptı. 1990 yılında Kırşehir Kaymakam Adayı olarak mesleğe başladı. Yapraklı ve Beydağ kaymakam vekillikleri ardından İngiltere – Oxford’ta yurtdışı stajını yaptı. Doğankent, Kemaliye ve Şarkikaraağaç’ta kaymakamlık, Artvin’de vali yardımcılığı görevlerinde bulundu. Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği Genel Müdürlüğü görevinden sonra Fransa-Paris’te 5 ay süreyle dil eğitimi ve Fransız İdarî Sistemi üzerine incelemeler yaptı. 2004 yılında daire başkanı olarak atandığı Mahallî İdareler Genel Müdürlüğü’nde 2006’da genel müdür yardımcısı, 2010 tarihinde ise genel müdür olmuştur.Sinop Valiliği, Aydın Valiliği sonrası 09.06.2020 tarih ve 2020/274 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle İzmir Valisi olarak atandı. Evli ve 4 çocuk babası. Kendisine ve ailesine ayırdığı zamanlarda özellikle sosyal medyayı takip etmeye ve iletişim kanalları açık olmak kaydıyla, dinlenmeye, okumaya gayret gösteriyor.

“Bu coğrafyaya yabancı değilim. 1993’te İngiltere dönüşünde Beydağ Kaymakamlığım var. Bağımsızlık mücadelesini İzmir’de başlatıp İzmir’de bitiren milletimiz, yepyeni bir devletin temellerini burada atmıştır. İzmir, bugünün gençliğine
de sonraki nesillere de anlatacak çok fazla anısı olan, acılardan, felaketlerden, savaşlardan ve elbette zaferlerden geçerek bugünlere gelmiş çağdaş bir kenttir. İzmir çok gelişmiş ama çok da göç almış. Yapılaşma ve kentleşme nüfus artışını düzenli yapmaya müsaade etmeyecek şekilde olmuş. Dolayısıyla kentsel alt yapı ve kentsel doku çarpık gelişmiş. İzmir deprem bölgesi. Metropol şehirler arasında deprem riskine en maruz illerden biri. Konut alanlarının altında canlı fay hatları var. Çarpık yapılaşmayı dönüştürmek için, kentsel dönüşümü bir fırsat olarak kabul etmek lazım. İzmir’in yapı sivil ve kamu yapı stokunun yüzde 65’i depreme dayanıksız. Bu bir gerçek. Bunu süratle yenilememiz lazım. Kaybedecek vaktimiz yok.”diyor Kösger.

 

Birkaç kez bir araya geldikten sonra bendeki izlenimi İzmir’e yakışır bir vali olduğu şeklinde. Halk adamı tavırları var. Kendisinden randevu aldığımızda her seferinde içtenlikle isteklerimizi dinledi. Fikirlerimizi aldı. Basından kaçan bir vali değil. “Bize böyle valiler lazım” diyerek dönüyoruz bir başka Vali’ye.

 

New York Valisi’ne. Adı Andrew Mark Cuomo . 1957 doğumlu. Demokrat Parti üyesi. Merkezi yönetimi New York için yeterli desteği vermemekle eleştirerek, “Federal Acil Yönetim Ajansı, 400 suni solunum cihazı gönderiyor. 30 bine ihtiyacım varken 400 tane ile ne yapabilirim? Bu durumda ölecek 26 bin kişiyi siz belirleyin çünkü sadece 400 suni solunum cihazı gönderiyorsunuz.” diyebiliyor.

 

İzmir Valisi’ni tarih nasıl yazacak ? Bu dönemde merkezi hükümetin aldığı kararları uygulayan ya da insiyatif alıp özellikle seçilmiş belediye başkanıyla koordineli kenti düzlüğe çıkaran Vali olarak mı ?

 

Yerelden yönetim hep savunduğumuz konu. Ancak bu seçilmişleri yetkilerle donatarak olur , atanmışlarla değil. İki başlılık ya da “Sen benim emrimdesin”le işler biraz zor yürür. İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger’in görev yaptığı bu zor koşullarda ötekileştirmeden herkesi kucaklayan bir vali olacağına inanıyorum.

Erkan Sevinç

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu