Sessiz kalite

Bir dönem lüks, görünür olmak demekti. Büyük logolar, parlak yüzeyler, uzaktan seçilen markalar. İnsanlar ne giydiklerini değil, hangi markayı giydiklerini anlatıyordu. Evler yaşanmak için değil, sergilenmek için döşeniyor, arabalar ulaşım aracı olmaktan çok kimlik beyanına dönüşüyordu.

Uzun süredir gösterişli tüketimin dili değişti. Sessiz bir kırılma yaşanıyor. Bir zamanlar statü göstergesi olarak öne çıkan büyük logolar, pahalı etiketler ve dikkat çekici markalar yerini daha sessiz, daha içe dönük bir zarafet anlayışına bırakıyor. “luxury shanne” olarak adlandırılan bu yeni yaklaşım, lüksün görünür değil hissedilir olmasını savunuyor. Pahalı, markalı büyük lüksten duyulan mahcubiyet. İtibar markayı göstermemekle, dikkat çekmemekle ölçülür oldu. Bu estetik bir tavır. Bu kültürel olgunluğun işareti. Çünkü güçlü olan bağırmaz, kendini anlatmak zorunda kalmaz.

Özellikle şehirli ve üretken kesimlerde gözlenen bu eğilim, pahalı olana sahip olmanın değil; onu nasıl taşıdığının önemli olduğu fikrini öne çıkarıyor. Markadan bağımsız durabilen kişi ayrıcalıklı görünüyor. Büyük lüksün yarattığı mahcubiyet duygusu, bireyleri daha sade tasarımlara, zamansız parçalara ve hikâyesi olan objelere yönlendiriyor. 

Uzmanlara göre bu dönüşüm yalnızca moda alanıyla sınırlı değil. Mimari tercihlerden gastronomiye, seyahat alışkanlıklarından çalışma ortamlarına kadar pek çok alanda “sessiz kalite” anlayışı etkisini artırıyor. Artık yeni prestij, gösterişten uzak bir incelikte saklanıyor. Günümüzde markayı özellikle görünür kılarak giyinen, evini ya da aracını “etiket üzerinden statü anlatısı ile kuran kişiler için hem akademik hem popüler dilde birkaç farklı yakıştırma kullanılıyor.

En yaygın kavramlardan biri “gösterişçi tüketim” (conspicuous consumption)..

Bu ifade ilk kez Thorstein Veblen tarafından ortaya konmuştu. Günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyor. Bu yaklaşımda tüketim, ihtiyaçtan çok sosyal görünürlük içindir. Bunun dışında güncel kültürde şu tanımlar da sıkça kullanılıyor:

  • Logo-mania: Logonun ürünün kendisinden daha önemli hâle gelmesi
  • Statü performansı: Sahip olduklarıyla kimlik sergileme çabası
  • Yeni zengin estetiği (nouveau riche style): Sessiz değil, dikkat çekici lüks tercihleri
  • Sessiz lüksün karşıtı (anti–quiet luxury): Abartılı marka görünürlüğü

Sosyolojik olarak ilginç olan şu: son yıllarda özellikle yaratıcı sektörlerde, akademide, teknoloji dünyasında ve entelektüel çevrelerde aşırı markalı görünüm artık prestij değil “fazla çaba” göstergesi olarak okunabiliyor. Bu da insanları doğal biçimde daha sade bir çizgiye yaklaştırıyor. Ancak insanlar genellikle dışarıdan yapılan yakıştırmalar nedeniyle değil, statü kodları değiştiğinde geri adım atarlar. Bugün “sessiz lüks”, “zamansız kalite”, “hikâyesi olan nesne” gibi kavramların yükselmesi tam olarak bu dönüşümün sonucu.

Siz hangi taraftasınız? 

Burcu Tuna

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu