Bir Satranç Oyunu
Satranç bildiğiniz gibi gizli bilgi ve şansa dayanmayan bir oyun. Oyun, 8×8 karelik 64 kareden oluşan bir satranç tahtası üzerinde oynanır. Oyuncular “beyaz” ve “siyah” olarak adlandırılır ve her biri on altı taşa sahiptir: bir şah, bir vezir, iki kale, iki fil, iki at ve sekiz piyon. Her taşın kendine özgü hareket kuralları vardır ve rakip taşlar, onların bulunduğu kareye gidilerek oyundan çıkarılır. Oyunun temel amacı rakip şahı “şah mat”“ durumuna düşürmek..
Satrancın kökeni 7. yüzyılda Hindistan’da ortaya çıkan çaturanga oyununa dayandırılıyor. Modern satranç kuralları 15. yüzyılın sonunda Avrupa’da şekillendi, 19. yüzyılın sonuna gelindiğinde ise standartlaştırılarak evrensel bir nitelik kazandı. Günümüzde satranç, milyonlarca oyuncusuyla dünyanın en popüler oyunlarından biri..
Satranç müsabakaları uluslararası düzeyde Uluslararası Satranç Federasyonu (FIDE) tarafından yönetiliyor. Evrensel olarak tanınan ilk Dünya Satranç Şampiyonu Wilhelm Steinitz unvanını 1886 yılında kazandı. Güncel Dünya Satranç Şampiyonu ise 2024 yılında unvanı elde eden Gukesh Dommaraju’dur.
Ülkemizde organize satranç faaliyetleri 1930’larda başlamış. 1943 yılında kurulan İstanbul Satranç Derneği (İSD) halen faaldir. 1954 yılından sonra Satranç Federasyonu tarafından ülkemizde satranç yaygınlaştırılmaya çalışılmış. Türkiye FIDE’ye (Dünya Satranç Federasyonu) 1962 yılında üye olmuş. Her iki yılda bir yapılan Satranç Olimpiyatları’na ilk kez 1962 yılında Varna-Bulgaristan’da katılmışız. 2005 yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokol sonucunda satranç okullarda seçmeli ders olarak verilmeye başlandı.. Aynı yıl, İş Bankası Türkiye Satranç Federasyonunun sponsoru oldu.Türkiye’nin üçüncü Büyük Ustası 2010 yılında, 23 yaşındaki Barış Esen..
Köy Enstitüleri ve Halkevleri döneminde satranç ciddi olarak öğretiliyordu. Sonra satranç adeta üvey evlat muamelesi gördü. O yıllarda satranç oyunculuğu gerek Sovyetler Birliği’nde gerekse Amerika Birleşik Devletlerinde liyakat derecesiydi.
Bana kimse öğretmediği için ve satrancı kendi olanaklarımla öğrenmeye çalıştığımdan hiçbir zaman iyi bir satranç oyuncusu olamadım.
Satranç politikayla da çok anılan bir oyun. Ülkemiz kurucuları iyi birer satranç oyuncusuydular. İktidara giden ya da iktidarda kalan yollar satrançla döşeli..
CHP deki bölünmeler ve Erdoğan’ın geleceği de nasıl satranç oynayacakları ile ilintili..
Macaristan’ın satranç efsanesi Judit Polgar.. Başbakan Peter Magyar’ın kendisini cumhurbaşkanlığına aday göstermeyi planladığını açıklamasından bir gün sonra bu görevi kabul etmeyeceğini duyurdu.
49 yaşındaki Polgar, “Bölünmüş bir ulusu birleştirme gibi tarihi bir sorumluluğu üstlenecek kadar içimde yeterli gücü hissetmiyorum. Bu nedenle bu talebi kabul edemiyorum” dedi.
51-49 bölünmüş bir ülkede şimdi de ana muhalefet partisinin durumu ortada. İnsanın aklına ister istemez CHP-SHP-DSP bölünmüşlüğü ile İzmir’in bile kaybedildiği “1994 Yerel Seçimleri” geliyor..
İnşallah ahlar vahlar ile geçmez ömrümüz diyelim ve Levent Kırca’ya kulak verelim..
“niyetimiz kimseyi kırmak değildir
şurdakini buraya koymak değildir
arada bir zülfü yare dokunduk
tam yerine rast geldi manzara koyduk”
Erkan Sevinç




