Hem kendine hem İzmir Marşı’na yazık ettin !
“Dinlediğin Müziği Söyle” kitabımda “Yardımsever Rockçı” olarak yazmıştım onu. Kendisini Bergama Kermesi sırasında tanımıştım yıllar önce. Sahneden sesleniyordu alanı hınca hınç dolduran sevenlerine..
“Ben Bergama halkının siyanürden zehirlenmemesi için şarkı yazmışken, Bergama tarafından 14 yıl cezalandırılmıştım. Halk tarafından değil yöneticiler tarafından. İliç gibi olmasın, insanları zehirlemeden, insanların sağlığıyla oynamadan paraları götürsünler. Yeter ki bizim çocuklarımız ölmesin. Yiyin, götürün, kazanın, oradaki madenleri işletip bire yirmi kazanın ama bire otuz kazanmak uğuruna da bizleri zehirlemeyin. Zaten yiyorsunuz”
Türkiye’de en çok konser veren sanatçıların başında geliyor Haluk Levent..
Müziğimize kendi tarzını koyan sayılı müzik adamlarından biridir. İlk albümü “Yollarda”nın ardından Ekim 1995’te “Bir Gece Vakti” ile bir milyona yaklaşan satış rakamı yakaladı. Yine 1996’nın sonunda “Arkadaş” “albümü piyasaya çıktı. Bu albümle sanatçı, Anadolu rock müziğinin müzikal anlamda en başarılı örneklerinden birine imza attı. Her resmi bayramda paylaşım rekorları kıran “10.Yıl” ve “İzmir Marşı” seslendirmeleriyle ilgili de şunu söylüyordu sanatçı “Sesi kısılan marşlar olmuştu, bu da benim sinirime dokunuyordu. Neden sesi kısılıyor? ‘Yaşa Mustafa Kemal Paşa yaşa!’ dendiği için mi? Tabii ki böyle diyeceğiz. Bu ülkenin kurucusu o!”
Yardım etmeyi çok seviyordu sanatçı. Platform adı altında faaliyete başlattığı ve ardından dernekleşen “Ahbap” öğrencilere burs, medikal cihaz ve ilaç temini, çeşitli yardım, etkinlik, kan ve kök hücre kampanyası ve eğitim faaliyeti düzenliyordu…Depremlerde hep en öndeydi .Hatta Elif Şafak şöyle yazmıştı o günlerde.. “Eğer ‘ses yok’ ifadesi umutsuzluğun sembolüyse, Haluk Levent de umudun sembolüdür. Felaketin ardından, dakikalar ölüm ile yaşam arasındaki fark anlamına gelirken ve Türkiye hükûmeti son derece beceriksizken, Ahbap sahada çalışıyor ve hayat kurtarıyor”
“Türkiye’nin En Güvenilir Ünlüsü” seçilen sanatçı yeniden cezaevinde…
Sevgili Haluk Levent.. Sadece konserlerde değil stadlar dahil her ortamda söylenen İzmir Marşı’na da yazık ettin. Değer miydi kumara böyle bir marşı kurban etmek ?
Umarım hatalarından ders alıp tekrar sahnelere dönersin..
İzmir Marşı Türk ordusunun Kurtuluş Savaşı sırasında İzmir’e girişini konu alan, nihavend makamında bir marş. Bestecisi ve söz yazarı kesin olarak bilinmiyor. Bazı kaynaklarda İzzeddin Humeyi Elçioğlu tarafından I.Dünya Savaşı’nın Kafkasya Cephesi için “Kafkasya Marşı” olarak 1914 yılında bestelendiği bilgisi geçiyor.
Yani bu marşı biz Haluk Levent’ten öğrenmedik. Önce de vardı sonra da olacak..
Biz İzmir Marşı’nı söylemeye, söyletmeye devam edeceğiz
İzmir’in dağlarında çiçekler açar
Altın güneş orada sırmalar saçar
Bozulmuş düşmanlar hep yel gibi kaçar
Yaşa Mustafa Kemal Paşa, yaşa
Adın yazılacak mücevher taşa
Erkan Sevinç




