1 Takım İnsanlar
Okuyucum bilir, deneyimlemediğimi yazmam. Bu kez “bizi” yazıyorum. 15 yılı aşkındır omuz omuza “sosyal sorumluluk projeleri”, ve diğer bir çok projeyi birlikte yürüttüğümüz “1 Takım İnsanlar” ı sizlerle tanıştırmama izin verin.
Burcu TUNA İnovasyon – Proje Koordinasyon
İbrahim DEVECİOĞLU Marka Tescil-Patent
Emine ÇETİN Yazar
Doğan YALÇIN Kreatif Tasarım
Eylül ŞAHİN Sosyal Medya Uzmanı
Seçkin TAYŞİ Fotoğraf Sanatçısı
Evet hepimizin işleri var. Uzmanlaştığımız konuları, tecrübeleri. İşimiz dışında hobilerimiz de var elbette. Yelken gibi, dağcılık gibi, karavan gibi, spor gibi, sanat atölyeleri, gastronomi, arkeoloji gibi. Ve bir araya gelip hayata dokunmak, nefes alışımızı anlamlı kılmak gibi 1 takım işlere kalkışırız sıkça. Fikrin, hikâyenin hangimizden geldiğinin bir önemi olmaz. Dinleriz, sorgularız, beyin fırtınası yapar işe koyuluruz. Konuşmadığımız tek bir konu vardır, bu işten kim ne kadar kazanacak. Çünkü amacımız nemalanmak değildir.
Şimdi biz yine bir arada sesli düşüneceğiz. Akışı olduğu gibi paylaşacağım sizinle. Kimiz biz? Neden “iyi” insan olma çabasındayız?
İBRAHİM DEVECİOĞLU– Biz aslında bir orkestra gibiyiz. Her projede bilgimiz, tecrübemiz, eğitimimiz ışığında birimiz orkestra şefi oluruz. Projeye kendi yorumumuzu katarken enstrümanların tınısı ile projeyi biçimlendirir, yoğurur, final ederiz.
EMİNE ÇETİN – Biz aslında bir Executive Chef’in mutfağı gibiyiz. Mönü oluşturmaktan, operasyonun yönetimine, malzeme tedarikinden, bütçe yönetimine, yaratıcı yemek tasarımından, misafir memnuniyetine, yerel üreticiler ile işbirliğinden, pazar araştırmasına, yemek tarifleri geliştirmekten, kurumsal hedeflere dek aktif yürütürüz projeyi.
DOĞAN YALÇIN – Biz aslında bir futbol takımı gibiyiz. Yetenek ve adanmışlık ile projeye hayat veririz. Bireysel tekniklerle oyun esnasında doğru zamanda doğru yerde bulunma ve doğru hamleleri yapabilme, oyuna takım arkadaşları ile uyum içerisinde katkı verme, hem takım arkadaşlarının hem de rakiplerinin oyun içerisinde ne yapacaklarını tahmin edebilme ve buna göre davranabilme becerisi ile yoğururuz işi.
EYLÜL ŞAHİN – Bireysel tekniklerde ustalaşır, oyunun gerektirdiği fiziksel güç ve direnci yakalayıp, oyun esnasında doğru zamanda doğru yerde bulunma ve doğru hamleleri yapabilme, uyum içerisinde oyuna katkı verme, hem takım arkadaşlarının hem de rakiplerinin oyun içerisinde ne yapacaklarını tahmin edebilme ve buna göre davranabilme becerisi ile finalleriz hayallerimizi.
SEÇKİN TAYŞİ – İyilik oldukça öznel bir kavram. Tanımlamak hiç de kolay değil. Sözlüğe göre “karşılık beklenilmeden yapılan yardım” ifadesi karşımıza çıkıyor. Sözcüğün kendisi, insanlığın tarihi kadar eski aslında. Empati, dayanışma, nezâket ve daha pek çok kavramı kapsıyor ve içinde duygu, düşünce kadar eylem, hareket barındırıyor. Diğer kavramlardan onu ayıran ve bizi diğerlerine göre daha çok insan eden yanı da belki budur.
BURCU TUNA– İyilik eylem halinde sevgidir!
İBRAHİM DEVECİOĞLU – Şimdilerde mutluluk, anlamlı bir hayat, iyi olma hali gibi kavramlara giden yolları aramaya devam ediyoruz.
EYLÜL ŞAHİN – Martin Seligman ile Chris Peterson, 2004 yılında yaptıkları çalışmalar sonucunda evrensel 24 karakter gücü ve 6 erdem ortaya koymuş. Daha önce de bir insani değer olarak bahsettiğimiz iyilik kavramı, insaniyet erdeminin içinde iyilikseverlik adı altında bir karakter gücü ya da başka bir deyişle daha iyi olmamıza giden yolda bir öz-kaynak olarak karşımıza çıkıyor. Evrim biyologları ve psikologlar da araştırmaları neticesinde iyiliğin beyinde gözlemlenebilir bir yetenek, doğuştan gelen bir özellik olduğunu ortaya koyuyor.
EMİNE ÇETİN – Doğamız gereği her ne kadar bencil iç dürtülerimiz olsa da bir o kadar güçlü empatik ve işbirlikçi bir yönümüzün olduğu artık bilinen bir gerçek.
DOĞAN YALÇIN – “Düşünüyorum, öyleyse varım” ile başlayan, kişisel refaha giden yolun “önce ben” ile yanıt bulduğu bir dönemden, “sen var olduğun için ben varım” biçimindeki, iyi olma halinin sadece almaktan değil vermekten, işbirliğinden geçtiğini öğrendiğimiz bir dönüşüm çağındayız bence.
BURCU TUNA – Peki, iyi olmak neden iyidir?
EMİNE ÇETİN – Ali Sürmeli bir söyleşisinde “Bir alevi köyünde bir mezar taşı okumuştum mezar taşına şöyle yazmıştı “iyilik iyidir” der.
SEÇKİN TAYŞİ – Sosyal bir canlı olan insan, görünmez iplerle birbirine bağlı derler. Bir kez kalpten çıkıp da paylaşıldığında, insana misliyle geri dönmemiş bir iyilik yoktur. Hemen hissedemeyiz belki ama ben sıkça “iyi ki” derim. Bir nüans anımsatır bana o güzel anı.
İBRAHİM DEVECİOĞLU – İstanbul’da kahvecilik yapan biri varmış. Bir gün, yeniçerilerden kabadayılığa meraklı olan biri bu kahvehaneye gelmiş, kılık kıyafetinden Rum olduğunu anladığı kişiye bakarak, “Herkese benden kahve, bu Rum’a verme!” demiş. Kahveci herkese kahvesini vermiş, en son da iki fincan kahveyi almış gitmiş Rum’un yanına oturmuş. Yeniçeri hiddetlenecek olduysa da kahveci, “Bu kahveler senden değil, benden” diyerek onu yatıştırmış. Aradan biraz zaman geçmiş, Sisam Adası’nda Rumlar isyan çıkartmış. Bizim kahveci de isyanı bastırmaya giden askerler arasındaymış fakat esir düşmüş. O zamanlarda Rumlar esirleri köle pazarında sattıkları için bizim kahveci de köle pazarına çıkarılmış, kaderine boyun eğmiş beklerken gelen bir Rum tarafından satın alınmış. Alan adam kahveciyi peşi sıra yürüterek ıssız bir sokağa getirmiş ve dönüp, “Beni tanıdın mı? Ben o yeniçeriye rağmen kahve ikram ettiğin kişiyim. Sen unutmuş olabilirsin ama 40 yıl geçse de ben o kahveyi unutmam. Şimdi özgürsün, yolun açık olsun!” demiş.
DOĞAN YALÇIN – “Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır” sözünün içini doldurduk sayende.
EMİNE ÇETİN – Ya besle kargayı oysun gözünü, babana bile güvenme gibi deyişlerin ağırlığı?
BURCU TUNA – İyilik mutlu eder, Aristoteles iyilik kavramını, “yardım edenin herhangi bir çıkarı ya da yardım edene herhangi bir geri dönüşü olmadan, ihtiyacı olan kişiye yardım etmek” olarak tanımlamış. Biyolojik açıdan da iyilik yaptığımız zaman beynimizin yemek yemek, dinlenmek gibi zamanlarda uyarılan zevk ve ödül merkezi harekete geçermiş ve bu davranışlar tekrarlandıkça da iyilik yapma potansiyelimiz artar mış. İyilik alışkanlık haline geldikçe vücudumuz ve beynimiz de buna uyum sağlarmış.
EYLÜL ŞAHİN – British Columbia Üniversitesi bir çalışma yapmış, bir grup insandan gün içinde 50 dolar harcamaları istenmiş, gün sonunda parayı sadece kendilerine bir şey almak yerine başka insanlara yardım etmek için harcayanların daha mutlu hissettikleri raporlanmış.
BURCU TUNA – Amelia filmi geldi aklıma.
SEÇKİN TAYŞİ – Le Fabuleux Destin d’Amelia Poulain izleyenlerin içini ısıtan, tekrar tekrar izleme arzusu yaratan ve iyilik yapma isteğimizi bize yeniden hatırlatan bir film.
BURCU TUNA – Amelia duygusal açıdan ilgisiz ve sevgisiz bir ailede büyümüş değil mi?
DOĞAN YALÇIN – Evet, yirmili yaşlarının başında ailesinin yanından ayrılarak, kendisine küçük oyunlarla ve hayal gücü ile çevrili yalnız bir hayat kuruyor. Hatta evindeki gevşemiş bir banyo fayansının arkasında bir çocuğun yıllar önce saklamış olduğu gördüğümüz bir metal kutu buluyor ve sahibini arıyor.
BURCU TUNA – Benim büyük Türkiye depremi sonrası bir yağlıboya tablosu arkasında bulduğum nottaki kişiyi aramam gibi.
İBRAHİM DEVECİOĞLU – Aa evet, Gaziantep’te yaşayan ressam genç kızımıza sayende birçok resim malzemesi, tuval, boyalar ulaştırmıştık.
DOĞAN YALÇIN -Amelia İzmir’de 2 filmini çekmişiz. O da, bir çok macera sonrasında nihayetinde kutuyu yaşlanmış olan sahibine iletiyor. Sonrasında bu kutunun, sahibini üzerinde yarattığı mutluluğa şahit olunca diğer insanların da hayatında güzel şeyler yapmaya karar veriyor.
EMİNE ÇETİN – İlerleyen sahnelerde hayatı boyunca yalnız hisseden Amelia’nın elinde pek bir olanak olmasa dahi, başkalarının mutluluğu için küçük iyilikler yaparken kendi mutluluğunu da izliyoruz aslında. Bize benzer eylemleri çok.
EYLÜL ŞAHİN – Hayattan tatmin olmak belki de en büyük iyilik.
SEÇKİN TAYŞİ – Bir makalede okumuştum. İyilik yaptığımızda beynimizde spor yaptıktan sonra da salgılanan endorfin hormonu salgılanırmış ve bu hormon da ağrıları azaltma işlevi görürmüş. Stresi azaltırmış.
İBRAHİM DEVECİOĞLU – Bu durumda, iyilik yapmak, mutluluğu artırmanın yanı sıra bireylerin depresif duygularını ve anksiyetelerini de azaltır. “iyi hissettiren” kimyasal olarak bilinen serotonin üretilmeye başlar. Bizzat deneyimledim.
BURCU TUNA -Her projemizden sonra ilham perileri yeniden beni yokladığında araştırmıştım. İyiliğe tanık olmanın iyilik yapmaya ilham verdiğini ve bunun bir virüs gibi yayılmasına neden olduğunu gözlemleyen bir dizi çalışma okudum. İyiliğin iyileştirici tüm yan etkilerinin bizleri sarması da yine bizim elimizde. Biz hiç kötülüğe uğradık mı? Kötülük yaptık mı?
EMİNE ÇETİN -En büyük kötülüğü kendime yaptım, yapmaya da devam ediyorum sanırım.
DOĞAN YALÇIN -Ben bir kötülük hatırlamıyorum.
İBRAHİM DEVECİOĞLU -En büyük kötülüğü 18 yıl emek verdiğim, kazançlarını ve bilinirliklerini katladığım, sonunda ise haksızlığa uğradığımı anladığım ve sadece ceketimi alıp çıktığım yöneticisi olduğum eski şirketimden gördüm. Zira çalınan bir 18 yıl vardı benden. Başka da kötülük görmedim kimseden, zira bir kötülük görsem bile artık “vardır bir sebebi” diyor, gülüp geçiyorum.
EYLÜL ŞAHİN – Bana yapılan ya da fark etmeden başkalarına yaptığım en büyük kötülük iyilik adı altında olanlardı sanırım. Bir insanın üzüleceğini bilirsiniz veya tahmin edersiniz, buna yönelik de onun hayatına müdahale etmek istersiniz fakat tek yaptığınız, zamanın akışına engel olmaktır. İnsanı duymak, dinlemek ve kendi payına karar vermesine saygı duymak lazım. Aksi halde o kişi yaşatmadığınızı sandığınız üzüntüyü başka yollarla elbet yaşıyor.
SEÇKİN TAYŞİ -Benim en yakın düşmanım kendim.
BURCU TUNA – Ben kötülüğe çok uğradım. Özellikle kadın “üst düzey yöneticilerim” den enteresan kötülükler gördüm. Gençliğimde verdiğim tepkiler şimdilerde sükûnete bıraktı. Kötülüğe alışmak, şaşırmamak diye bir kavram varsa tam o duygudayım. Bilmeden veya bilerek kötülükler yapmış olabilirim. Bilirsiniz Ah’ım tutar. Ah etmemeye çalışıyorum.
1 Takım İnsanlar, “kötülükle beslenen insanlardan uzak” yepyeni hikâyeler yazmaya, devam edecek.
“İnsan yaptığı şeydir, yapacağını söylediği şey değil”
Carl Gustav Jung
Burcu Tuna




