İlham kaynağı Velvet Underground albümü
45 yıl önce, Mart 1967 tarihinde çıkan Velvet Underground ve Nico iş birliğinin ilk ve son albümü müzik tarihinin en ilham verici işlerinden birisi olarak kabul edilir. İlk çıktığında anlaşılmamış, çok satmamış çok dinlenmemiş bu albüm zaman içinde kült mertebesine ulaşır. Müzikalitesinin farklılığı yanında, ikonik olacak bir albüm kapağı tasarımı da dikkat çeker. Kapaktaki siyah benekli bir muzun grafik görüntüsü zamanın müzik piyasasında uygulanmamış bir yaratıcılık eseri olur. Albümün ilk çıkan sayılı basımlarında çıkartma olan muz resminin üzerinde “yavaşca soy ve gör” yazar. Çıkartma çıkarılınca ortaya pembe renkli bir muz çıkar. Tabi ki bu kapak tasarımı albümün kaydında yapımcı olan ve yaratıcı görüşleriyle grubun şekillenmesinde büyük rol oynamış olan Andy Warhol’un zihninden çıkmıştır. Müzikalitenin deneysel yapısındaki en büyük katkı, tartışmasız John Cale adında, grubun kurucularından, Galler doğumlu viyola sanatçısına bağlanabilir. Klasik müzikte orkestra şefi olmak hayaliyle New York’a giden Cale, burada Lou Reed ile tanışır. Burslu öğrenci olan Cale’in deneysel sesleri seven bir müzik kafası vardır. Viyola, piyano ve tabi ki bas gitar çalabilmektedir. Deneysellik konusunda Lou Reed ile vizyonları buluşur. Yaşam şekilleri çok benzeşmese de, daha en baştan, sık sık kavga etseler de, müzik konusunda ortak bir alan yaratırlar.
Cale, yetenekli, çalışkan bir müzik öğrencisi kafasındadır. Lou ise ailesinin zorlamalarıyla psikiyatrik tedavilere giden, sokaktan gelme, asi bir ruhtur. Başta farklı isimlerle yola çıkar grup The Warlocks, The Falling Spikes gibi.. Sonrasında çok sevdikleri yeraltı sineması dünyasını anımsatan “Kadife Yeraltı- Velvet Underground” adına karar verirler. Aralarına gitarda Starling Morrison ve vurmalılarda Anglus Maclisa’nın katılmasıyla ufak ufak konserlere çıkarlar. Konserlerden para kazanmayı ret eden Maclisa’nın yerini 21 yaşındaki kız baterist Maureen Tucker’la doldururlar ve formasyon tamamlanır. Tucker bateriyi ayakta ve zilleri çok kullanmayan bir stilde çalar.
Grubun kariyeri o zamanlar bir sanat idolü olan Andy Warhol’un ilgisini çekmeleriyle değişir. Warhol grubu çıktıkları mekanda izledikten sonra menajerleri olmayı teklif eder. Grup böylesine popüler bir sanatçının teklifini kabul etse de onun farklı yaptırımlarına maruz kalır. Önce onun sanatsal mekanı olan The Factory’de sahne alırlar. Warhol gruba sarışın kız bir solistin yakışacağını söyleyerek Almanya doğumlu Nico lakablı, manken Christa Paeffegen’i ekler. Fellini’nin “La Dolce Vita-Tatlı Hayat” , Warhol’un “Chelsea Girl” filmlerinde rol almış olan Nico, şarkıcılık konusunda henüz çok eğitimli değildir. Warhol, Lou’nun itirazlarına rağmen onun katılmasında ısrarcı olur. İlginç, kalın tonda, erkeksi sesi olan Nico, daha ilk günden Lou Reed’in nefret alanına girer. Nico sahnede çekiciliğiyle de ilgi toplayan bir kadındır. Rolling Stones elemanlarına yakın ilişki alanı manken kataloğunda da yer almışlığı vardır.
Kısa bir zaman sonra grup Warhol’un dans, film ve ışık karmaşasından oluşan multi medya gösterisi “Exploding Plastic Inevitable”’ın bir parçası olur. New York ile sınırlı kalmayıp, Kaliforniya turnesi bile yaparlar. Sürekli taktıkları güneş gözlüklerinin, karizmatik gösterişten ziyade, gösteri sırasında patlayan yüksek parlaklıktaki ışıklardan korunmak için olduğunu söylerler.
Grup ilk albümlerini 67 Mart ayında piyasaya sürer. Şarkılarının demolarını gönderdikleri Ahmet Ertegün’ün başında olduğu Atlantic Records şarkıları beğenmez ve plak kaydı yapmaz. Warhol devreye girer ilişkilerinin iyi olduğu Verve şirketinden çıkarırlar. Şarkıların arka planına Cale ve Reed’in deneysel tınıları hakimdir. O zamanın müzik anlayışına uymayan ters, kontra ritimlerdir. Atonal ve distorsiyon dolu deneysel sesler vardır. Albümün şarkı sözleri de edebiyatla çok haşır neşir olan Lou Reed tarafından yazılır.
Albüm ilk çıktığında sevilmez hatta birçok radyo istasyonu çalmayı bile ret eder. Bu ne gürültü ve anlamsızlık derler. Albümde ilk çıktığında 11 şarkıdan üçünü ana solist olarak Nico seslendirir, gerinde geri vokallerdedir. Albüm sonraki jenerasyonlarda punk, alternatif rock hatta grunge’ın ilk örnekleri arasında sayılır. Bu albüm sonrası grup Andy Warhol ve Nico’dan ayrılır. Toplamda 3 stüdyo albümü sonrası ise 1972’de grup tamamen dağılır herkes kendi yoluna gider.
“Emin Yeğinboy”




