Yağmur Bağlar ve Spirituel Seanslar

İzmir resim ve moda dünyasına genç bir sanatçı ile Merhaba dedi…

İzmir dediler mi nedense akla hemen güzel kızları gelir. Evet kızlarımız güzeldir de becerileri, zekaları, özgüvenleri, çalışkanlıkları olmasa güzellik neye yarar ? En güzel kız , en yakışıklı erkek eğer donanımlı değilse bir anda değil sıfıra eksiye düşer. İzmir kızlarını güzel ve özel yapan işte bu ayrıcalıklardır. Yağmur Bağlar çok yetenekli genç bir İzmir’li sanatçı. Büyük hayalleri var ve peşinde koşuyor. Yakında dünya sergilerinde tablolarını, podyumlarda çizdiği giysileri göreceğiz. Şimdi Yağmur’u tanımaya çalışalım.

Yağmur sanat akımları ile nasıl ilgileniyor ?

Görsel zekam çok kuvvetli olduğu için gördüğüm her şeyi belleğe kaydediyorum. Bu yüzden  sanatcı ve sanat akımlarına çok fazla incelemedim. Yeni akımları inceledikten sonra tarz ve kavram karmaşası yaşıyorum ve uzun süre odaklanamıyorum. Bu yüzden çok fazla resmimi yaktım . Taklit olmasın diye de incelemiyorum . Bunu üniversite de farkettim ve kendi içime döndüm. Özgün eserler çiziyorum.

Kendini tanıtır mısın?

25 yaşındayım. İzmir’de doğup büyüdüm. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Bodrum Güzel Sanatlar Fakültesi’nde eğitim aldım. Güzel sanatların ilgimi ve merakımı çekenalanlarının üzerinde yoğunlaşıp kendimi geliştirdim ve Covid-19 pandemisiyle evlere kapanmamıza denk gelen dönemde de örgün eğitimimi dondurarak Bodrum’dan İzmir’e döndüm.Kendimi  resim alanında tuval ve malzemeyi tanımak üzerine , moda tasarım alanında ise kumaş kalıp ve dikim becerilerimi geliştirmeye odakladım.Moda tasarıma da çocukluk yaşlarımdan beri ilgim var. Pandemi sürecini iyi değerlendirmek istedim ve kumaş-kalıp-dikim konusunda kendimce becerilerimi pekiştirmeye çabaladım. Bunun yanında e-ticaret ve sosyal medya yönetimi, girişimcilik gibi alanlarda eğitimler almaya çalıştım. Moda tasarım alanında bir dönem iç giyim mayo ve gelinlik tasarımları üzerine yoğunlaştım. Kendi markamı oluşturup e-ticaret sürecini öğrenmek istedim. Bu alandaki tarzım şimdilerde kumaş üzerine boyayla çizimler yaparak el yapımı giyilebilir sanatsal ürünler üretmek yönünde yoğunlaştı.

Moda tasarım çalışmaları için bir marka yaratmışsın

Evet, yeni kurduğum Ame Dess markası altında sergilemeye hazırlanıyorum. Bunun yanında günümüzde teknolojinin de sanata kattığı yenilikleri deneyimlemeyi  heyecan verici buluyorum. Dijital çizim denemeleri yapıyorum. NFT eser üretme denemelerim olmuştu. Sanatın bir çok dalı ilgimi çekiyor. Öğrenim tarzım ise tamamen deneme – yanılma şeklinde.

İzmir Kepler Pavilion’da gerçekleşen Spirituel Seanslar sergin harikaydı

Teşekkür ederim.Resim sergimde; bir süredir üzerinde çalıştığım koleksiyonlarımı sanat severlerle buluşturdum. Son derece heyecan vericiydi. Aldığım geri dönüşler de hedeflediğim gelecek sergi gösterimleri için bana son derece cesaret verdi. Kendimi , resim alanında tuval ve malzemeyi tanımak üzerine , moda tasarım alanında ise kumaş ,kalıp ve dikim becerilerimi geliştirmeye odakladım.

Seni resim yapmaya yönlendiren ne olmuştu?

Beni resim yapmaya yönlendiren annem olmuştur. Evin duvarlarıyla başlamışım boyaları tanımaya. Annem, boyamam için evde bir duvar ayırmıştı ve beni de özgür bırakmıştı. O da benimle boyardı, kendisi de çok yetenekli bir kadın. Kendisi üzerine gidememiş ve içinde kalmış olmalı ki; evdeki koltukları da boyasam hiç ses etmezdi. Ailem sanat konusundaki ilgimi hep destekledi. Bunun için onlara minnettarım. Benim için resim yapmak , evren ile bütünleşmek için kullandığım bir meditasyon yöntemi.Ayrıca düşüncelerimi yansıttığım bir aynadır.

Nasıl başladı bu yolculuk ?

Bulunduğum zaman dilimi ve yaşadığımız çağ içerisinde gerçekleşen her bir hareketi ‘’sorgulama ‘’ isteğim , aldığım yaş ile doğru orantılı olarak arttı. Bu durumda, beni Dünya Tarihi’ni keşfetmeye itti.. Sanatın tarihi ait olduğumu hissettiğim bir zaman örgüsü… Özellikle son iki resim koleksiyonumda psikoloji ve mistisizm hakim diyebilirim. Varoluş üzerine olan sorgulamaları, duygusal deneyimlerimizi, psikolojik süreçleri görsel biçimlemeye dönüştürerek ifade etmeye çalıştım. Bu iki koleksiyonum için kendimle olan seanslarımın dışavurumuydu diyebilirim. Özellikle de  tanrıyı ve yaratılışı sorgulamak, kendini bulmak,ruhsal eğitmenlerimiz ile tanışmak ve rehber ruhsal hayvan olgularına yer vermeye çalıştım.

Annenin kanser olması seni nasıl etkiledi?

Bu yolculuk, Annemin kanser ile mücadelesinin ardından 7 yaşım da başlayan panik bozukluk ve anksiyete ataklarım ile başladı. Hastane ve doktor arasındaki ilişkiyi oturtmam pek uzun sürmedi. Sorguladığım neden-sonuç ilişkisi beni insan psikolojisinin inşasına inmeye  ve büyük bir paradoksa sürükledi. İlk hedefim psikoloji üzerine yoğunlaşıp eğitim almak adınaydı fakat, üniversite çağında keskin bir geri dönüş ile Güzel Sanatlar serüvenine adım attım.İşittiğim her bir ses frekansının ve görsel olarak analiz ettiğim soyut ve somut varlıkların benim gözümden bu dünyaya yansıtılması gerekti.  Yapbozun parçalarını tamamlaması için ben de fırçama güvendim.

Yakın gelecek planların neler?

Dünya yaşamında fakat dünyadan uzak. Doğal yaşamda , ebedi huzurda olmak istiyorum.Dünya tarihini ve sanat tarihini araştırmak için de dünya turuna çıkmak istiyorum. İstiyorum da değil çıkacağım. Başaracağım. Yazmayı da seviyorum.O da sanatın bir yönü, onu da geliştiriyorum. Kitap okumayı seviyorum. Öyle bir duygu ki ben kitapları değil kitaplar beni seçiyor. Kitapların da dili var.   Film izlemek ve gezmek ya da gün görmüş yaş almış bilge insanların yaşam hikayelerini dinlemek ilgimi çekiyor. Görsel ile desteklenmiş olmalı  diyorum ya o bilge yaşlıların yüzündeki her çizginin anlamı var. Sadece kitap okumadım o yüzden. Ama Türkçem hep iyiydi. Yazmayı çizmeyi severim

Son olarak okuyucularımıza ne söylemek istersin?

Spiritüel Seanslar sergisinin ardından; 2024 için Bodrum ve İstanbul Sanat Fuarlarına katılım sağlamayı planlıyorum. 1-5 Mayıs’ta ise İzmir Sanat ve Antika Fuarı’nda yeni bir koleksiyonla yer almak ve diğer sanatseverlerle bir araya gelmeyi heyecanla bekliyor olacağım. Resimlerinde ne anlatmak istiyorsun sorusu sıkça soruluyor .Bunu sanatseverlerin ruhuna ve gördüklerine bırakıyorum. Genel olarak fizik, geometri , evren ve yaratılış üzerine figürler çalışıyorum. Bizler bu dünyayı deneyimlemeye geldik. Bu yaratımda bizler iyilik ve kötülük savaşındayız .Madde dünyasındayız.  Bu dünya sınavlarla dolu  ve ebedi dünyayı kazanmak için bu sınavları geçmeliyiz. Sanatın her alanını Merak ediyorum ve keşfediyorum. Duyguları renklerle aktarmayı seviyorum. Ölümden sonraki yaşam , evrenin sırları, fizik ve geometri üzerinde düşünüyorum ve düşüncelerimi resim sanatı aracılığıyla dışa vuruyorum.  Eserlerim sorgulamalarımın yanıtlarıdır.

Yağmur henüz hayatının baharında. İzmir’i İzmir yapan değerlerdir genç sanatçılar. Yazan, çizen, boyayan bir sanatçıyı tanıdık bu sayıda.

Yolu açık olsun.

Nadide Apaydın Akbulut

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu