Silva

Onun gerçek adı Silva Bursalıoğlu. 70’li yılların başında “Şimdi Sen Varsın Dünyamda” plağıyla ünlenen Nonna Bella’nın kız kardeşi. Madam Anahit adıyla bilinen Anahit Yulanda Varan’ın kızı. Ermeni asıllı. Çocuk yaşlarda evde piyano ve şan eğitimi ile müziğe başladı.1961 yılında düzenlenen Caddebostan Ses Yarışması’nda birinci oldu ve ablası gibi kendini müzik dünyasının içinde buldu.Adının değiştirilme öyküsünü şöyle anlatıyor Asu Maralman..

“Plakçımız ismimi beğenmedi. ‘Bu yabancı şarkıcı olarak düşünülür, biz Türkçe bir isim koyalım’ dedi. Yazar Ferit Edgü aile dostumuzdu ve onunla isimler düşündük. Asu çok hoşuma gitti, su gibi bir şeydi. Maral da dişi geyik anlamında. Plakçı, ‘Asu Maral deyince havada kalıyor, ‘man’ eki takalım’ dedi. Kabul ettim ve Asu Maralman oldum. Ama bu isim beni çok yordu. Hiç kimse düzgün bir şekilde söyleyemedi. Neticede ben bu isimle çok uzun yıllar yaşadım, Silva’dan daha çok… Silva denince dönüp bakmam bile, ‘Herhalde başkasını çağırıyorlar’ derim. 26 yıl Silva, geri kalan Asu Maralman ile geçti”

Asu’yu Orhan Şevki sayesinde tanıdım. Çok güzel dostluklar kurduk. Orhan Şevki mi kim? Onun ilk kocası ve menejeri. Sanatçı 12 yıl evli kaldığı Orhan Şevki için bugün ‘İki tekmeyle 12 yıl evli kaldık, keşke 10 tekme atsaymışım’ diyor. Yıllar sonra evlendiği ikinci eşi Mehmet Oylumlu’dan da ayrılan Maralman şimdi 3.eşi ile birlikte Londra’da yaşıyor ve evliliklerinin bitmesine kendisinin neden olduğunu söylüyor: “Belki ben evliliğe göre bir insan değilim. Ama suç bir kişide olamaz, iki tarafın da suçları vardı. Kocalarıma çocuk gibi baktım, yanlışlık da buradaydı. Çocuğum yoktu ve onlara annelik yaptım. Ben kocalarımdan ekmek bile talep etmemiş bir kadınım. Yani kocalarımın karısı olamadım, onlar benim karım oldu.” diyor sanatçı.

Asu Maralman’la geçmişe bir yolculuk yapıyoruz..

“Abim ve ablam piyano dersi alırdı. Fakat bu, saatlerce çalışmak demekti. Ben ise sokakta oynamayı severdim. Piyano derslerine hiç adapte olamadım. 5-6 yaşında yine piyanoya oturtuldum. O yaşlarda disipline girmek büyük bir yüktü. Evimiz 2 katlıydı, camı açar kaçardım. Her sabah kalktığımda da bir meslek uydururdum kendime. Ta ki annem şan derslerine beni yönlendirene kadar. Operaya girmemi istiyordu. Annemiz dominant bir karakterdi. Annem öteki çocuklarına çok güzel lafını geçirirdi. Ben üçüncü olduğum için bana çok laf yetiştiremezdi. Orkestralarda yabancı müzik söylerdim. Fakat isterdim ki halk beni tanısın. Hilton o zaman tekti ve orada orkestrayla solistlik yapardım. 26 yaşıma kadar da plağım olmadı. Hangi kapıya gittimse pek sevimli davranmadılar. Şöhretli insanlara plak yapıyorlardı. 26 yaşındayken Diskotür Müzik’in sahibi ‘gel bir 45’lik yapalım tutarsa tutar, tutmazsa da ne yapalım’ dedi. ‘Bir Görsem Ölmeden’ ile girdik bu işe. Sözleri Ümit Can Oğuzcan’a ait, müziği de Kiev’dendi.”

Maralman 2006 yılında çekilen ve başrollerini Emre Kınay ve İclal Aydın’ın oynadığı “İki Aile isimli” TV dizisinde Safiye rolünü oynadı. Dizinin jenerik müziği de onun  ‘Olur Olur Bal Gibi Olur’ şarkısıydı. 2011 yılında ise yönetmen Tolga Örnek  yönetmenliğini yaptığı “Kaybedenler Kulübü” adlı filmde sözlerini Zihni Küçümen’in yazdığı, müziğini Selmi Andak’ın yaptığı Asu Maralman’ın, “Bağrı Yanık Dostlara” adlı albümünde söylediği “Merhaba” adlı şarkıyı kullandı.

Maralman “Başarımı sadece kendime almam çok büyük haksızlık olur “Bal Gibi Olur”  üç yaşındaki çocuklara bile hitap etti .Bugün hâlâ insanlar dinliyor. “Sigaramın Dumanı” desen hâlâ kulüplerde çalıyor. Birgün ben olmayacağım ama eserler olacak. Bütün mesele, doğru eserlerin başarıyla icra edilmesi. İcradaki sanatçıdan aranjörüne, tonmeisterlerinden, müziğe can verenlerine dinlenen her eserde onlarca insanın başarısı var. Onun için ben bu başarıyı tek başıma kabul edemeyeceğim. Şarkılarım liste başı olduysa ben sadece CEO’yum, onu sadece yönlendiren, sesimle can veren kişiyim.  Ama arkamda koca bir sanat ordusu var.”diyor

Sanatçı Londra’da ve arada Türkiye’ye gidip geliyor. Ev hanımlığını benimsemiş. İnternetten yemekler bakıp pişiriyor. Kendi içinde huzuru yakalamış. Yeni bir şarkı yapmak istiyor, adını bile koymuş. ‘Yaşamak Aşkın Ta Kendisi’ “

“Şarkı söylemek duymak, hissetmek ve karşı tarafın tüylerini diken diken etmektir.”diyor sevgili Asu Maralman.

Erkan Sevinç

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu