Bi daha
4 Ağustos 1991 tarihinde Star 1’in kurulması, o dönem tek televizyon kanalı olan TRT’ye alternatif yeni televizyon kanallarının kurulmasının önünü açtı. Bu bağlamda TRT’nin tek kanal dönemi sona erdi. Tek kanal döneminde çekilen kliplerin TRT’nin kriterlerine göre hazırlanması gerekmekteydi. Bu durum, çekilen kliplerin TRT’de yayınlanmasını zorlaştırmaktaydı. Fakat 1991 yılında Star1’in kurulmasıyla birlikte özel televizyon yayıncılığının gelişmesiyle başlayan çok kanallı dönemde klipler, sadece TRT değil başka televizyon yayınlarında kliplerini yayınlayabilme imkanı buldu. Bu bakımdan klip sektörü, çok kanallı döneme geçişle birlikte TRT’nin belirlediği kriterlere uymadan özel televizyonlarda klipleri yayınlayabilme imkanına sahip oldu. Bu gelişme, Türk video klip sektörünün çeşitlenmesine imkan sağladı ve yeni klip türleri de yaygınlaşmaya başladı. Bunlardan birisi olan öyküsel video kliplerden söz etmek istiyorum.
Öyküsel video kliplerde, şarkı sözleri klipteki görüntülerle paralel olacak şekilde hazırlanıyor. Öyküsel video klipler, bir nevi müzikli kısa film gibi. Mesela Ferdi Tayfur’un 1992 yılında çıkardığı “Prangalar” albümünün çıkış parçası olan “Emmioğlu”, Türkiye’deki öyküsel video klip tarihindeki ilk örneklerden biri. Şarkının sözleriyle paralel olarak hazırlanmış klibiyle “Emmioğlu”, çıktığı dönemde televizyon kanallarında büyük ilgi gördü ve uzun süre listelerde kalmayı başardı.. Klibin çok dikkat çekmesinin sebeplerinden biri ise o dönemlerde hem yurt içinde köyden kente göç eden kitleye hem de yurt dışına çalışmaya giden kitleye hitap eden görüntüler içermesi. Klibin başında Ferdi Tayfur şehirde yaşayan biriyken, ilerleyen kısımlarda doğup büyüdüğü memleketine yıllar sonra geri dönen ve memleketine hasret çeken birini oynuyor. Bu bağlamda “Emmioğlu” şarkısının klibi, özellikle memleket hasreti yaşayanların duygularıyla bütünleşmiş oluyor. Ferdi Tayfur’un kentte yaşayan insan profiliyle görüntülenmesi klibin başlarında cadde, apartman, sokak lambaları, tabela, dükkan vitrinleri vs. öğelerle pekiştirilmiş durumda.
“Emmioğlu” klibinde dikkat çeken bir diğer unsur ise klibin bazı yerlerinde “flashback” ögelerine yer verilmesi. Şarkıda vurgulanan memleket hasretiyle birlikte “geçmişe olan hasret” teması da klipte vurgulanmış oluyor. Bu bağlamda Ferdi Tayfur’un oynadığı karakterin çocukluk yıllarından birkaç görüntü de klibe serpiştirilmiş.
Biraz da başka örneklere bakalım. 90’lı yıllarda Çelik, “Hercai” ve “Kim Daha Çok Seviyor” klipleriyle Türkiye’de öyküsel video kliplerin gelişiminde önemli bir rol oynadılar. “Hercai” klibinde Çelik, evli ve bir kızı vardır fakat işinden dolayı ailesinden çoğu zaman ayrı kalmak zorunda olan ve yoğun birisidir. Fakat eşi, Çelik’in kendisinden sürekli ayrı kalmasından şikayetçidir. Çelik de sevgilisine yaşattığı bu durumdan üzgündür fakat işi gereği ayrı kalmak zorunda kalmaktadır. Çelik’in eşi, bu duruma daha fazla dayanamayıp klibin sonunda Çelik’i terk eder. Klipte dikkat çeken unsur ise, kronolojik sırayla tarih ve anekdotlara yer verilerek hikayenin bir film tadında gösterilmesi. Klipte tarih ve anekdotların yer alması ülkemizde daha önce hiç yapılmamıştı. Bu yüzden “Hercai” klibiyle Çelik, öyküsel video kliplerde bir ilke imza atmış oldu. “Kim Daha Çok Seviyor” klibi ise altyazılı bir film tadında öyküsel bir klip. Klipte Çelik’in ve sevgilisi rolündeki oyuncunun konuşmaları altyazılı olarak veriliyor. Bu şekilde konuşmaların altyazılı olarak aktarıldığı bir klip te Türkiye’de daha önce çekilmemişti. Bu bakımdan “Kim Daha Çok Seviyor” klibi, Türkiye’de video klip sektöründe bir ilktir.
1997 yılında Levent Yüksel’in single olarak yayınladığı “Bi Daha” şarkısı da öyküsel video klip olarak çekilenlerden.. Levent Yüksel, klipte evlidir fakat çapkın birini canlandırmaktadır. Gece tavernaya eğlenmeye gidip sabahlara kadar eğlenmiş ve uyuyakalmış olup sepetle eve getirilmiştir. Eşi sabah kapıyı açtığında Levent Yüksel’i görür fakat ona karşı sinirli olduğu için içeri almaz. Levent Yüksel’in ise eşinin içeri alması için ikna etmeye çalışır. Şarkının sonuna kadar süren bu ikna çabalarının sonucunda Levent Yüksel’i eşi affeder.
1997 yılında Ayna’nın “Ölünce Sevemezsem Seni” klibi, çıktığı dönem büyük ilgi gördü.. Klipte Erhan Güleryüz, evlidir ve eşi hamiledir. Cemil Özeren ise klipte Erhan Güleryüz’ün yakın arkadaşıdır. Klipte eşine sokaktayken araba çarpar ve o sırada Erhan Güleryüz’ün eşinin yanında olan Cemil tarafından hastaneye kaldırılır. Haberi aldıktan sonra hastaneye gelen Erhan Güleryüz, eşinin öldüğü haberini alır. Klibin sonunda ise Erhan, Cemil’le birlikte eşinin mezarının başında ona çiçek bırakmaktadır.
90’lı yıllarda bununla birlikte nice öyküsel video kliplere imza atıldı. Ölümcül hastaya yakalanan sevgilisinin acısını yaşayan Mahsun Kırmızıgül’ün “Belalım”, sevdiği kadının başka biriyle evlenmesinin acısını yaşayan Rober Hatemo’nun “Tanrım”, ayrıldığı eşinden barışmak isteyen Kenan Doğulu’nun “Günah Değil Mi Bana?”, evlenmek isteyen fakat annesinin gelin adaylarını beğenmemesinden dolayı evde kalan Levent Yüksel’in “Hayrünnisa”, sevgilisiyle mutlu bir birliktelik yaşarken kötü bir ayrılık yaşayan Rafet El Roman’ın “Affetmem” ve sevgilisinin ölümünün acısını yaşayan Burak Kut’un “Bebeğim” gibi klipler..
Şimdinin boş kliplerini görünce insan ister istemez 90’lı yılların öyküsel kliplerini özlüyor,bi daha, bi daha izliyor.
Doğancan Bay




