Hem albüm hem de hikaye !

Teoman’ın dördüncü albümü olan Gönülçelen, günümüzde hala sıklıkla dinlenilen albümlerden biri olmaya devam ediyor. 2001 Aralık ayında çıkan albüm, ilk zamanlarda büyük bir ilgi görmüş olup bir aylık süreçte 150 bin satış rakamına ulaşmıştı. 2001 yılında yaşanan ekonomik krizden dolayı pek çok albüm istediği gibi satış yakalayamamışken “Gönülçelen” albümü 400 bine yakın satmayı başarmıştı.

Albümde on parça yer almakta olup Barış Manço’nun “Anlıyorsun Değil Mi “ve Özdemir Erdoğan’ın “Sevdim Seni Bir Kere” olmak üzere iki klasikleşmiş şarkının coverları da yer almaktadır. Diğer şarkıların söz ve müziği ise Teoman’a aittir.

“Gönülçelen” albümünün dikkat çeken bir başka özelliği ise albümdeki şarkılarla anlatılan “Ruhi” adlı karakterinin hikayesidir. Albümün başından sonuna kadar  Ruhi karakterinin yaşadığı aşk acıları, çocukluk yılları, psikolojik buhranları ve hayatının son anları anlatılır.

Gönülçelen: Ruhi karakterinin kendisini anlatır. Kalbinin kırıklarını aldıran, yorgun ve gelgitler yaşayan bir Ruhi karakterinden bize bahseder.

İstanbul’da Sonbahar: Bu şarkıda, Ruhi İstanbul’a olan sevgisini dile getirirken, mevsim rüzgarlarının esişiyle geçmişe, çocukluk rüyalarına dönüş yapar. Nakaratta İstanbul’a duyduğu özlemi anlatırken, aynı zamanda İstanbul’u bir kadın gibi tasvir eder: “İstanbul bugün yorgun, üzgün ve yaşlanmış, biraz kilo almış, ağlamış yine, rimelleri akıyor.”

Doktor: Ruhi, yaşadığı yalnızlık ve sevgisizlik hissiyle depresyona girmiştir. Şarkıda, sevgilisizliği ve yalnızlığı psikoloğuna anlatmaktadır. Bu şarkıda aslında kimsenin onu sevmemesi ve sevgilisinin olmamasından bahsediyor. Hatta Teoman bu şarkının “öyle ki büyük ki inan doktor içimde boşluk, ne koyarsam koyayım hiç dolmuyor” kısmında kendisine de gönderme yaptığını bir röportajında belirtmiştir.

İstasyon İnsanları: Albümde Ruhi karakterini duyduğumuz şarkıdır. Ruhi, çocukluk yıllarına dair anılarını ve kişiliğini anlatır. Şarkıda “Ruhi’dir benim adım hiç çıkamam evimden” ifadesi, kendisinin dış dünyaya adım atmakta isteksiz olduğunu gösterirken, “Dostlar uydururum hayali mutluyumdur bu yüzden” diyerek kendi hayal dünyasında yarattığı dostlarla zaman geçirdiğini anlatmaktadır. Bu iki dize Ruhi karakterinin gerçek dünya yerine, kendi içsel düşüncelerinde ve hayal dünyasında huzuru bulduğunun bir yansımasıdır. Bir başka dizede “Bir çiçek dürbününden insanlara bakarken” diyerek dünyaya uzaktan ve çok farklı bir perspektiften baktığını belirtmekteyken “Bir gün bir istasyon gördüm trenleri geciken / Yolcular ellerinde tek gidişlik bir bilet” dizeleriyle ise Ruhi’nin hayatın geçici doğasına dair bir farkındalık yaşadığını, yaşamın istasyon gibi geçici bir duraklarda geçen yolculuk olduğunu ve bu yolculuğun geri dönüşünün olmadığına değinir.

Mavi: Ruhi, bu şarkıda bir Eylül akşamüstü yaşadığı anı anlatmaktadır. Bununla birlikte şarkıda zamanın akıp gittiğine ve anın değerine de vurgu yapılır.

Hayalperest: Ruhi karakterinin hayalperest tarafını ve gerçek dünyadan kaçışını anlatır. Büyümeyi reddeden, kendi dünyasında yaşayan ve dünyayı hayallerle kurgulayan Ruhi’den bahseder.

Soluk Soluğa: Terk etmenin ve bir daha geriye dönmemenin fakat kimi zaman da geçmişe olan özlemin gelgitli duygular Ruhi karakteri üzerinden anlatılmaktadır. “Biterken bir zamanlar, çok sevdiğimiz bu hikaye” dizelerinde Ruhi’nin geçmişe dönüp bakarken bir zamanlar derinden sevdiği o kişiyle olan ilişkisinin artık bittiğini fark eder. Bir zamanlar büyük bir aşkla bağlandığı bu ilişki, şimdi sadece geçmişin hatıralarına dönüşmeye yol almaya başlamıştır. “Artık çok üzmüyor beni, / Hiç bir şey hissetmiyorum hatta” dizelerinde Ruhi, duygusal olarak artık tükendiğini ve hiçbir şey hissetmediğini söyleyerek, bir tür kabullenişe geçmiştir. “Bir kaç anı sadece onlar da, silinir nasılsa zamanla” dizelerinde ise Ruhi geçmişteki anıların ve yaşanan acıların geçici olduğunu bunların da zamanla unutulacağını düşünerek kendi avutmaktadır.

Zamparanın Ölümü: Ruhi’nin hikayesi bu şarkıda bitiyor. Hem hayalperest, hem gönülçelen, hem zampara, hem yalnız, hem çocuksu ve hem de geçmişe özlem duyan bir Ruhi karakterinin geçirdiği trafik kazası sonucu ölümüyle hikaye sonlanır.

Doğancan Bay

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu