Hayat bu da,itirazımız var mı?

 

İndi – çıktı.. Azaldı – çoğaldı..Ağustos da ‘sıcak yüklü’..Gündem ‘termometre’..
Gölgede 45 mi? 50 mi?
Gelecek yıllar daha mı felaket olacak?Ya insanların umursamazlığı?İklim krizi?
Yanan, kesilen ormanlar !
Hepsi boş! Benim oğlum bina okuyor; dönüp dönüp yine okuyor!
Kliması olanın, deniz tatiline gidenin tasası yok!
Amaaan canım sen de!
Pazarlar da keyifsiz..Bir çok tezgah açılmıyor..
Neden  açık; millet de para yok.Yahu meyveler 50-60 lira; taze fasulye 60, bamya 70 lira, domates hala 20-25. Zeytinyağı etiketi 200 ‘gayme’,  iyi zeytin 240 lira..
Tattım; tadınca almak zorunda kaldım; ordan biliyorum..
Geçen yıl 10 liraya aldığım birer demet roka, maydonoz, dere otu, kıvırcık, semizotu 100 lira..Taş mı ‘yiycek’ bu millet!
Bilmem!
Neriman Abla’yı da, Mehmet Bey Amca’yı da dinleyecek mecalim yok! Onlarda da ‘muhalefet mecali’ mi yok ne! İşleri de, içleri de ‘çok karışık ‘ya!
Dünyada iktidara gelmemek için bu kadar mücadele veren muhalefet var mıdır?
Ben demedim; Z kuşağı Berke dedi; inanın..
Benim de aklımdan geçmedi değil de; bir ‘linç’ daha yemeyelim!
Otur oturduğun yerde Hakan!
Büyük Britanyalı ‘büyük yazar – şair ‘ Oscar Wilde’ı  oldum olası severim..Dorian Gray’in portresi, Mutlu prens; oooo bir sürü eser..
Ama şu sözleri ‘sıcaktan eriyip biten’ bizler için önemli:
‘Ruh; yaşlı doğar, ama gittikçe gençleşir. Bu, hayatın komedisidir. Vücut genç doğar, ama git gide yaşlanır. Bu da hayatın trajedisidir ‘.
Bu sıcaklar vücudu da; ruhu da mahvetti – geçti; garibim Oscar Abim yüzyıllarca önceden ne bilsin! İnsanların hoyratlığını, doğanın acımasızca katlini, iklim krizini filan! O dönemlerde Shakespeare’de ‘Düşüncelerin neyse hayat odur’ demişti; ama anlayan anladı sadece!
Bizim anlayacağımız dil Müslüm Baba- Müslüm Baba; yanında jilette ‘promosyon ‘u:
‘Feleğin cilvesine/ hayatın sillesine/ dertlerin cümlesine/ itirazım var’.
İtirazımız var da ‘hesaptan ‘, sen yoksun Müslüm baba! Olmuyor!
Sıcak, çok sıcak, vallahi de, billahi de gelecek yıllar ‘çok daha sıcak olacak ‘!
Ama.. Ne fayda? Anlayan kim!
Bizim arkadaşlar AIDS yakıp kavururken de ‘Bize bir şey olmaz gardaş’ diye böbürlenmedi mi? Bir şey oldu mu?
Bana sormayın? Haydar Hocam’a (Dümen) sorun; diyeceğim; o da yok!
Z kuşağı yine aynı ‘fırlamalık’ noktasında:
‘Zaten sorun da (dümen)den değil mi ağbi’!
Hasbinalllah, Hasbinnallah deyip evin yolunu tuttum.. Bir de arkamdan Hasbinallahu ve ni’mel vekil deseler; düşüp bayılacaktım; neyse ki olmadı!
Z kuşağının da bir ‘ z noktası ‘ var demek!
Sıcak iyice karıştırdı kafamı..
Aldıklarımız – verdiklerimiz!
Alamadıklarımız – veremediklerimiz!
İyice ‘kuduran’ hayat pahalılığı!
Baş muhabbet bu! Hem de boş muhabbet! Ne yapabiliriz ki!
Ortadirek yok oluyor da..Elden ne gelir!
Ana tarafından biraz ‘Çerkez’iz’ ya ; kulaklara küpe bu sözü kıyısından – köşesinden hatırladım..Hatırlatayım:
‘Pul kadar değeri olmayan birine, altınmış gibi değer verirsen, miras gibi harcar seni’..
Harcandık galiba!
Galiba!

Dr.Hakan Tartan

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu