Yine de umudun ateşinde ısınmak

Yeni yıl, yeni umut da..
Pek yok..Karamsarlık zirvede..
‘Tatlı hayat’ yaşayan ‘küçücük’ bir kesim her daim mutlu.
Büyük çoğunluk sessiz. Derin derin ‘kötü düşünceler ‘.
Çarşıda, pazarda, kahvede muhabbetlerde ‘aynı tek düzelik’.
Pahalılık..Yükselen fiyatlar, et, sebze, meyve, kira..Çoğalan sahtekarlıklar!

‘Din, iman’ deyip Adliye’yi de soydular ya; pes!

Ben de safım; kahve, çarşı – pazar muhabbetinde ekonominin temeline filan inilecek düşüncesindeyim. Hazırlandım; Nobel ekonomi ödülünü filan takip ettim; lafı gediğine koyacağım :
‘Gerçi bu yıl Nobel’de kapitalizmin farklı bir tekrarı var, teknolojinin ekonomiyi nasıl dönüştürdüğü işleniyor ‘ ..deyip ukalalık edeceğim:
‘Arkadaşlar biz de artık teknoloji yoğun sektörlere yönelmeliyiz’ gibi..
Ama boş!

Marie Antoinette’in ‘ açız’ diyen halka ‘pasta yesinler’ demesinden farkı ne!
Allahtan ‘yaratıcı yıkıcılık’ filan deyip ortalığı karıştırmıyor Z kuşağı!
Milletin 35 yaş üstü barut! Varsa yoksa ‘geçinememek’..Enflasyon da enflasyon..

Bir yandan ülkeyi sarıp sarmalayan üç kağıt / beş kağıt , bahis, kumar işlerine takmışlar kafayı; bir yandan da bir türlü artmayan maaşlara.
Kahvedekilerin bazıları Ankara’da ‘adil maaş’ mitingine de katılmış; net; sesleri kısık anlıyorum!
Söyledikleri benzer şeyler; istedikleri ‘iyi maaş’.
İyi de ‘iyi göreceli ‘!

Reis 30 bini görse memnun olacak çok ama Özgür  ( Özel)  Başkan çıtayı yüksek tuttu: ‘39 bin’.ç Biz eskidik; fikrimizi soran yok!

Neriman Abla’nın gözünün içine bakıyorum; ‘Bakan bey sen de söyle fikrini’ desin  diye; nerdeee!
Ben ‘bütçe dengeleri, ekonominin genel rasyoları‘ filan diyorum ya; kahvede karşılığı yok!
Vallahi de billahi de ‘45 bin lira olsun’ diye haykıracağım da; yapamıyorum; Ecevit ekolündeniz ya; varsa yoksa dürüstlük!

Neyse!
Baktım; gençler ayrı bir havada. Desem ki; dededen, babadan umudu kesmişler; büyük ölçüde öyle!
Desem ki; bir çıkış arayışı içindeler; kafalar çok karışık; ama hedef sınır ötesinde; o da gerçek gibi!
Bilemedim..

Dedeler, babalar siyasette aynı teranedeler; onlar ‘yeni şeyler söyleyeceklerin’ arayışında.

Biz Spotify da hala Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Zeki Müren üçlemesinde; onlar Edis ve Aleyna Tilki dışında Türkçe poptaki çöküşün ‘öte yakasında’.
Büyükler, büyücekler tavla ve okey partilerinin gürültüsünde , genç takım Blok3 dinlemede..‘Sevmeyi denemedin’..

Ben ne bilirim, dinlemezmiş gibi görünüp onları dinledim de ordan..
‘Hayaline aşık oldum ben/ sana değil/ beni sevmeyi hiç denemedin/ yalan değil’ filan diyor çocuk..

Fena da değil..İyi ki kulak kabartmışım..

Bir yıl daha bitti.Zorluklar, acılar.Elbette cılız da olsa umutlar..

29 ekimden, 10 kasımdan muhteşem Ankara görüntüleri hala aklımda..
Allahım Anıtkabir’ de o ne güzel kucaklaşma..Cumhuriyet’in banisi, bugünümüzün yaratıcısı büyük Önder Atatürk’e ne anlamlı sevgi..Her yıl katlanarak büyüyen..

O zaman.. Evin yolunu tutarken bir kez daha Nazım Usta’yı  selamlamak:
‘Ve biz/ bir kış daha geçireceğiz/ büyük öfkemizin içinde / Ve mukaddes ümidimizin ateşinde ısınarak..’

2026’ya da umutlar taşıyarak..

Dr.Hakan Tartan

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu