Denizler

Fahrettin Altay Semt Garajı’ndan Seferihisar’a giden 975 nolu İztaşıt otobüsüne bindim. Bir arkadaşımızın oğlunun Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD) Lokali’nde  yapılan nikah ve düğün törenine katılacağım. Güzelbahçe girişinde yer alan 3 fidan anıtı önünde ineceğim. Her ihtimale karşı şoföre anıtta ineceğimi söyledim. “Bilmiyorum “şeklinde cevap verdi. “Hani Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının resimleri olan anıt” dedim, “Bilmiyorum dedim yaa” dedi. “Peki Deniz Gezmiş’i biliyor musun?”diye sordum. “Kim ki o?”deyince “İstersen telefonunda tik tok a takılacağına bir araştır”dedim.

Tanımakla gurur duyduğum Deniz Gezmiş ülkesinin bağımsızlığı için hayalleri peşinden giden bir devrimci. Tek bir kişiyi öldürmemesine rağmen arkadaşları ile birlikte idam edildi. Çoğu insan kızına ya da oğluna onun ismini koydu.

Konumuz Deniz Gezmiş değil. Denizler…

Yaz kış denize giren bir insanım. Deniz suyunun iyileştirici etkisini aramızda hep konuşuruz .

Deniz suyu, sadece tuzlu sudan oluşmaz. Bünyesinde yaklaşık 92 farklı mineral, eser element ve diğer bileşenleri barındıran kompleks bir çözeltidir. Başlıca bileşenleri arasında sodyum klorür (tuz) en yüksek oranda bulunurken, magnezyum, potasyum, kalsiyum, brom, iyot, çinko, selenyum ve bakır gibi mineraller de önemli konsantrasyonlarda yer alır. Ayrıca, deniz suyunda amino asitler, vitaminler ve mikroorganizmalar da bulunmaktadır.

Deniz suyunun faydaları arasında solunum sistemi üzerindeki olumlu etkiler, en çok bilinen ve araştırılan alanlardan biri.. Özellikle burun ve sinüs boşluklarının temizlenmesinde deniz suyunun kullanımı yaygın..Deniz suyunun hipertonik (daha yüksek tuz konsantrasyonuna sahip) veya izotonik (vücut sıvılarıyla aynı tuz konsantrasyonuna sahip) formları, burun ve sinüs yıkama solüsyonlarında yaygın olarak kullanılıyor. Sinüzit, alerjik rinit  ve soğuk algınlığı gibi durumlarda deniz suyu burun tıkanıklığını hafifletir ve nefes almayı kolaylaştırır. Tuzlu suyun osmotik etkisi, burun mukozasındaki ödemi azaltarak hava geçişini iyileştirir.

Bazı araştırmalar, deniz havasının ve deniz suyundaki mikropartiküllerin solunum yolları üzerindeki potansiyel olumlu etkilerini gösteriyor. Özellikle astım ve kronik bronşit gibi rahatsızlıkları olan bireylerin deniz kenarında daha rahat nefes aldığı gözlemlenmiştir. Deniz havası, iyot ve tuz partiküllerini içerir ve bu partiküller solunum yollarındaki iltihabı azaltmaya ve balgamın atılmasını kolaylaştırmaya yardımcı olur. Deniz suyunun nebulizatör formunda solunum yolu hastalıklarında destekleyici tedavi olarak kullanıldığı durumların da mevcut olduğunu hatırlatalım.

Deniz suyunun cilde faydaları, kozmetik ve dermatoloji alanlarında yoğun ilgi gören bir konu. Deniz suyunun içerdiği mineraller ve eser elementler, cilt bariyerini destekleyerek ve çeşitli cilt rahatsızlıklarının semptomlarını hafifleterek cilt sağlığına katkıda bulunuyor. Özellikle deniz suyundaki sülfür ve magnezyum gibi minerallerin akneye neden olan bakterilerin üremesini baskılayıcı ve ciltteki iltihabı azaltıcı etkileri bulunur. Tuzlu suyun kurutucu etkisi de yağlı ciltlerde sebum dengesinin sağlanmasına yardımcı olabilir.

Egzama (atopik dermatit) ve sedef hastalığı gibi kronik cilt rahatsızlıkları olan bireylerde deniz suyunun olumlu etkileri gözlemlenmiş.. Özellikle Magnezyum açısından zengin deniz suları, cilt bariyerini güçlendirerek kaşıntı ve kızarıklık gibi semptomları hafifletebilir. Magnezyumun anti-inflamatuar ve nemlendirici özellikleri sayesinde, tahriş olmuş cildin iyileşme sürecini destekleyebilir.

Deniz suyu, cildi derinlemesine temizleme potansiyeline de sahiptir. Tuzun doğal bir peeling etkisi vardır ve cilt yüzeyindeki ölü hücrelerin nazikçe uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Bu durum, cilt gözeneklerinin açılmasına ve cildin daha parlak görünmesine katkıda bulunur. Ayrıca deniz suyundaki mineraller, ciltteki toksinlerin atılmasına ve cildin detoksifikasyon sürecini desteklemesine yardımcı olur.

Deniz suyunun saça faydaları, özellikle saç derisi sağlığı ve saç görünümü üzerinde kendini gösterir. Kepek problemi ve saç dokusu üzerinde bazı olumlu etkilere sahiptir. Deniz suyundaki mineraller, özellikle sülfür ve iyot, saç derisindeki mantar enfeksiyonlarının ve iltihaplanmaların giderilmesine yardımcı olur. Kepek, saç derisinin pul pul dökülmesi ve kaşıntısı gibi sorunlarda deniz suyunun antiseptik özellikleri rahatlama sağlayabilir. Tuzlu su, saç derisindeki fazla yağı emerek ve gözenekleri temizleyerek saç derisi sağlığını iyileştirebilir. Deniz suyu, saç tellerine doğal bir hacim ve doku kazandırır. Saç köklerini güçlendirerek daha dolgun bir görünüm sağlar. Özellikle ince telli saçlara sahip bireyler, deniz suyu ile temas sonrası saçlarının daha kalın ve hacimli olduğunu fark ederler..

Tuzlu deniz suyu, özellikle magnezyum gibi mineraller açısından zengin olduğu için kasların gevşemesine ve eklem ağrılarının hafiflemesine yardımcı olabilir. Denizde yüzmek veya denizde yapılan egzersizler, eklemler üzerindeki baskıyı azaltırken, tuzlu suyun kas spazmlarını çözücü etkisiyle romatizmal ağrıları olan bireylerde rahatlama sağlayabilir. Tuzlu suyun kaldırma kuvveti, fizik tedavi ve rehabilitasyon süreçlerinde de kasların güçlenmesine ve hareket kabiliyetinin artmasına destek olur.

Deniz kenarında bulunmak ve tuzlu deniz suyuna temas etmek, zihinsel ve duygusal iyi oluş üzerinde de olumlu etkilere sahip. Dalgaların sesi ve denizin genişliği, stresi ve anksiyeteyi azaltmaya yardımcı olan doğal bir sakinleştirici etki yaratır. Tuzlu deniz havasında bulunan negatif iyonların ruh halini iyileştirici ve rahatlatıcı özellikleri olduğu düşünülmektedir. Bu, genel olarak daha iyi bir uyku kalitesine ve zihinsel dinginliğe katkıda bulunur.

Özetle deniz suyu, içerdiği mineral zenginliği sayesinde solunum yolu sağlığından cilt detoksifikasyonuna, kas ve eklem rahatlamasından psikolojik iyiliğe kadar geniş bir yelpazede fayda sağlayabilen doğal bir kaynak.

Haa bir de “Denizler” diye bir kitap var. Samantha Hunt’ın kitabı..35 altı yazarlara verilen National Book Foundation” ödülü sahibi. Suyun imgeleriyle taşan baştan sona suyla örtülü bir anlatı. Kral Neptün’ün ve birkaç deniz kızının sahneye çıktığı, hiçbir metaforun yarım bırakılmadığı türden bir roman. Yakıcı ölçüde gerçek ve büyülü biçimde gerçek dışı..

Danimarka’da yaşadığım yıllarda en çok gittiğim yerdi “Little Mermaid”..

Kopenhag’ın Langelinje Pier bölgesine gittiğinizde denizin üstündeki taşlardan birine oturmuş minik bir deniz kızı göreceksiniz. Bu deniz kızı Danimarkalı meşhur bira markasının sahibi Carl Jacobsen’in finansal desteğiyle heykeltıraş Edvard Eriksen tarafından 1913 yılında bronz ve granit kullanılarak yapılmış. Bu minik deniz kızı heykelini yılda bir milyon turistin ziyaret ettiği söyleniyor. Şarkılar bile üretilmiş “Little Mermaid”e..

“Bak şunlara güzel değil mi

İnanmak güç ya hepsi benim mi

Bunları bir de sen gel, gör desem gelir mi

İstediğini sor, kimse bilmiyor

İşte hazinem, kimse inanmıyor”

 

 Erkan Sevinç

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu