Özgürlüğün rengi kızıldır

İranlı sanatçı Melody Abedy’nin “Özgürlüğün Rengi Kızıldır” sergisi Yolo Sanat Galerisi’nde sanatseverler ile buluştu.
 
Açılışta konuşan ressam Melody Abedy, şunları söyledi;
“​Bu serginin teması kadın gücü, kadın yaratıcılığı ve kadının toplum ile gelecek üzerindeki etkisidir. Çünkü kadın sadece hayat veren değil, aynı zamanda değiştiren, üreten ve dönüştüren bir güçtür.
​Dün Anneler Günü’ydü. Bugün ise İran’da özgürlük isteyen birçok anne, çocuklarının yasını tutuyor. Ama buna rağmen, onlar mezarların başında bile dans ederek özgürlük için mücadele etmeye devam ediyorlar.
​Evet… özgürlüğün rengi kızıldır. ​Çünkü bazen özgürlüğe ulaşmak için korkuların ve yasakların içinden geçmek gerekir. Bence kızıl renk; acının, karanlığın ve isyanın içinden doğan bir renktir. Ve aynı zamanda zaferin, onurun ve gururun rengidir.”
 
Abedy İran ve Türkiye arasında çalışan çağdaş bir sanatçı. Uzun yıllardır çağdaş sanat alanında kadınlar, kolektif hafıza ve toplumsal krizler üzerine çalışmalar üretmektedir. Sinema lisans ve resim yüksek lisans eğitimine sahiptir. Bağımsız sanat projeleri geliştirerek uluslararası sergiler düzenlemiş, İran ve Türkiye’de çok sayıda grup ve bireysel serginin organizasyonunda yer almıştır.
 
Melody Abedy küratöryel çalışmalarının yanı sıra sanatçılarla uluslararası iş birlikleri de yürütmektedir. Görsel dili çoğunlukla realizm üzerine kuruludur; ancak eserlerinde toplumsal eleştiri ve güç ilişkileri önemli bir yer tutmaktadır.
 
Son yıllarda çalışmalarında özellikle “kadın, beden ve sosyo-politik yapı” arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır. Bu ilişki, onun eserlerinde dekoratif bir tema olarak değil, yaşanmış ve tarihsel bir gerçeklik olarak ele alınmaktadır.
Bu sergi, Anneler Günü ile eş zamanlı olarak İran’daki güncel toplumsal koşullar bağlamında düzenlenmektedir. Burada “anne” figürü yalnızca bir aile rolü olarak değil; sürekliliğin, kaybın, hafızanın ve kadın direnişinin güçlü bir simgesi olarak ele alınmaktadır.
 
Proje, İran’daki özgürlük mücadelesine katkı sunan ve yaşamları boyunca görünürlük ile silinme arasında var olmuş kadınlara ve annelere bir saygı duruşu niteliği taşımaktadır.
 
Manifesto: “Özgürlüğün Rengi Kızıldır”
 
Bu coğrafyada özgürlük çoğu zaman sessizlik içinde gömülür.
Adı dile getirilir ancak çoğu zaman tam anlamıyla bir gerçekliğe dönüşmez.
Ve biz, onun yokluğunu olağan bir durum gibi kabullenmeyi öğreniriz.
Fakat özgürlük renksiz değildir.
Özgürlüğün rengi kızıldır.
Gizlenmiş yaraların kızılı,
yere düşen kanın kızılı,
yıkılması beklenirken bile ayakta kalmayı seçen bedenlerin kızılıdır.
Kızıl, tehlikenin rengi değil;
korkuyu aşmanın rengidir.
Bu renk inkârın içinden doğar,
bastırılmış seslerin arasından yükselir,
tarihin ya sildiği ya da çarpıttığı kadınların hafızasından beslenir.
“Özgürlüğün rengi kızıldır.”
Bu bir iddia değil, bir hatırlatmadır.
Özgürlüğün her geri itilmesinde geride mutlaka bir iz bıraktığını hatırlatır.
Ve o izin rengi kızıldır.
Burada bedenler yalnızca var olmaz; tanıklık eder.
Burada sessizlik bir boşluk değil, en yoğun hâliyle bir çığlığa dönüşür.
Biz özgürlüğü tanımlamayız.
Onu yaşarız, bedeli ne olursa olsun.
Çünkü özgürlük verilen bir şey değildir;
karanlığın içinden çekilip çıkarılır.
Ve ortaya çıktığı anda rengi kızıldır.
 

Sergi 31 Mayıs’a kadar gezilebilir.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu