Matem sesli şarkılar
Acı, gözyaşı ve hüzün… Belki de 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta Madımak Oteli’nde yaşananları bu üç kelime ile özetlemek yetersiz olur. Fakat her yıl 2 Temmuz tarihinde yaşanan hislerin içinde hiç şüphesiz acının, hüznün ve gözyaşının yoğun olarak hissedildiğini görebiliyoruz.
İnsanı insan yapan önemli bir değer acılar karşısında verdiği tepkilerdir. Bir insanın yaşadığı bir acı karşısında gösterdiğiniz duyarlılık aslında sizin bir insan olarak duygusal olgunluğunuzu da ortaya çıkartan önemli bir unsurdur. Bu yüzden de onca insanın yaşamını yitirdiği o matem dolu günle ilgili yapılacak her çalışma aslında yaşamını yitiren insanların unutulmaması ayrıca toplumun yaşananlarla ilgili gerekli dersleri çıkarması adına önemli bir görevi üstlenmiş oluyor.
Geçtiğimiz günlerde 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta Madımak Oteli’ne gerçekleştirilen saldırı sonucu acı bir şekilde yaşamını yitiren şair – doktor Behçet Aysan anısına, şiirlerinden bestelenen “Yanık Ağıt” albümü Ada Müzik etiketiyle yayınlandı.
Albümde çok sayıda farklı müzik tarzlarından sanatçı Behçet Aysan şiirlerini yorumladı: Çiğdem Erken, Zuhal Olcay, Fazıl Say, Güvenç Dağüstün – Ece Dağıstan, Tuna Kiremitçi – Burcu Tatlıses, Doğan Duru, Vedat Sakman, Umut Özensoy, Dilek Türkan, Deniz Çakır, Selva Erdener, Selçuk Sami Cingi, Mirady, Zeynep Karababa – Erdal Erzincan, Mazlum Çimen ve Bajar… Bu denli farklı müzikal altyapıya sahip isimlerin bu albümde yer alması aslında toplumsal farklılıkların bir zenginlik göstergesi olarak yorumlanması gibi müzikal anlamda da farklılıkların bir zenginlik olarak görülmesi adına kıymetli bir proje. İnsan kendinden farklı olana değer verdiği, dinlediği ve anlayabildiği ölçüde vicdanlı bir insan olur. Projenin içinde yer alanların ortak bir misyon adına bir araya gelerek gerçekleştirdikleri üretimler de bu isimlerin sanatçı hassasiyetini ve insani vicdanını otaya koyuyor.
Müzik direktörlüğünü Çiğdem Erken’in üstlendiği, “Yanık Ağıt”ta Behçet Aysan şiirlerinden bestelenen 16 şarkı yer alıyor. Albüme adını veren “Yanık Ağıt” şiirinin bestesi de yine Çiğdem Erken’e ait.
Erken duygularını şu cümlelerle özetliyor: “Yanık Ağıt” dedim seni anmaya. İlk şiirini okurken küçücük fikirler vardı aklımda. Kabul et; kavraması zorsun! Bense senin hırçın yaşamının yanında sessizce seyreden biriydim içimdeki hüzünle. Yıllarca ne yapabilirim diye düşündüm kelimelerin için… Müzisyen arkadaşlarıma şiirlerini yolladım. Hayalci bir müzisyen manevrası olabilirdi. Öyle olmadı, seninle ürettik. Hâlâ “canlı bir damar”ız. Kalanlardan gidenlere iyi müzik diledik. Kime Behçet Aysan desem kalbi yerinden fırladı. Ne mutlu bana ki unutmayan insanlar biriktirmişim etrafımda. Bu albümü yaparken hep Eren’i ve babamı düşündüm. Ben bu ilişkiyi iyi tanıyorum. Behçet Aysan, kırk dört yaşında bizden ve Eren’den ayrıldı. Bu albümdeki katkılarım ve kendi şarkım Eren’e, babasına âşık bir kız çocuğundan armağandır. Sana gelince Behçet Aysan; Yazdığım şarkıyı dinlemeni çok isterdim. Karizmatik şair duruşun ve eşsiz dizelerin ile bize çözülmesi zor bilmeceler bıraktın. Ve ilk bakışta anlaşılması ve bestelenmesi zor şiirin ile hayatımın orta yerine oturdun. Yıllardır elimde “Düello” ile dolaşıyorum. Belki de başardık. Ne dersin? Belki de bu kadardı… Bugün bu albümü yayınlarken aklımda tek arzu var: Gece bile sus!”
Tarih bazı günleri, insan da bazı acıları unutamaz. O gün yitirdiğimiz insanların geride bıraktıkları, hayalleri ve geleceğe dair planları belki de acının kendisi kadar derin bir yarayı barındırıyor. Bu yara ne kadar kabuk bağlamış olursa olsun iyileşebilecek bir yara değil. Her vicdanlı insanın hissedebileceği, dokunduğu anda o güne döneceği bir yara…
“Yanık Ağıt” acıların unutulmadığını, o gün orada yitirdiğimiz kıymetli bir şairimiz olan Behçet Aysan özelinde bizlere gösteriyor. Her biri farklı müzikal çizgide ilerliyor olsa da bu albümde yer alan her sanatçı halk şarkılarına katkıda bulunan bir albümde kendi imzasını ve hislerini yansıtan bir iz bıraktı. Bu iz vesilesiyle de matemin farklı seslerle farklı şarkılarda hissedildiğini görebiliyoruz.
Dilerim ki o gün yitirdiğimiz canlar unutulmaz, dilerim ki o gün gibi bir gün tekrar yaşanmaz…
Yitirdiğimiz insanların kıymetli hatıralarına…
Uğur Hakan Hacıoğlu


