Mahmut Özgener, iki dönemdir yürüttüğü yönetim kurulu başkanlık görevine bir dönem daha talip !

İzmir Ticaret Odası (İZTO) ağustos ayı meclis toplantısı yapıldı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) çatısı altında sonbaharda gerçekleştirilecek oda ve borsa seçimleri öncesinde Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Başkanı Ender Yorgancılar ve İzmir Ticaret Borsası (İTB) Başkanı Işınsu Kestelli seçimlerde aday olmayacaklarını duyururken bir açıklama da İZTO’dan geldi. İZTO’nun olağan meclis toplantısında odanın Nisan 2018’den bu yana yönetim kurulu başkanlığı görevini üstlenen Mahmut Özgener, bir sonraki dönem için de aday olduğunu açıkladı.

“Geride bıraktığımız sekiz yıla baktığımda, attığımız her adımın aslında İzmir’in geleceğine bırakılmış birer tohum olduğunu görüyorum” sözleriyle açıklama yapan Özgener, “Kimi zaman yeni bir fikrin, kimi zaman büyük bir yatırımın, kimi zaman uluslararası bir iş birliğinin, kimi zaman da gençlerimizin önünü açacak bir projenin temellerini attık. Bazıları bugün güçlü birer yapıya dönüştü. Bazıları filizlendi, büyüyor. Bazıları ise önümüzdeki dönemde İzmir’e çok daha büyük değerler kazandırmaya hazırlanıyor. Çünkü biliyoruz ki; büyük işler bir günde olmuyor. Sabır istiyor, emek istiyor, kararlılık ve süreklilik istiyor. Biz bu sekiz yılda yalnızca bugünü yönetmedik; yarını da hazırladık. Şimdi, yıllar boyunca emek verdiğimiz, üzerine titrediğimiz, büyüttüğümüz o çalışmaların meyvelerini toplama; attığımız tohumları İzmir ve ülkemiz için kalıcı eserlere ve yeni başarılara dönüştürme, yeni bir dönemi başlatmanın zamanı olduğunu düşünüyor, sizlerin desteği ve üyelerimizin teveccühüyle, 1 Ekim’de gerçekleştirilecek seçimlerde İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığına yeniden aday olduğumu bugün buradan açıklıyorum” diye konuştu.

Özgener, görev süresince tüm yönetim kurulu oda ve üyeleri başta olmak üzere destek veren herkese teşekkür etti. Özgener’in adaylık açıklamasını meclis üyeleri alkışlarla destekledi.

Mecliste yaptığı sunumda Özgener  13 Ağustos’ta gerçekleştirilen 3. Enflasyon Raporu Toplantısı’nı yorumladı. Eylül ayında açıklanacak Orta Vadeli Program öncesinde reel sektörün ekonomik görünümünün rasyonel bir biçimde ele alınmasının önemli olduğunun altını çizen Özgener, “Programı, ülkemizin yapısal sorunları üzerinden değerlendirebilirsek, “Dezenflasyon mu, üretim kapasitesi mi?” gibi kısır döngülerden de kurtulabiliriz” mesajı verdi.

Mevcut orta vadeli programın makroekonomik istikrarın yeniden oluşturulması, enflasyonun düşürülmesi ve dış şoklara karşı dayanıklılığın artırılması açısından önemli kazanımlar sağladığını ifade eden Özgener, “Ancak program üçüncü yılına girerken temel sorunun değiştiğini görüyoruz. Dezenflasyon sürecinin bundan sonraki aşamasında, yüksek reel faizlerin, reel kurdaki değerlenmenin ve zayıf iç talebin üretici sektörlerimiz üzerinde ne ölçüde yük oluşturacağının da ortaya konulması gerekiyor. Bununla birlikte, bu süreçte gerçekleşen kaynak dağılımının ekonomimizi daha verimli ve yüksek katma değerli bir yapıya taşıyıp taşımadığını analiz etmek önem kazanıyor. Özellikle emek yoğun ve demir çelik sektörlerinde geçici olması beklenen üretim, yatırım ve rekabet gücü kayıplarının kalıcı hale gelmesi, üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir risk olarak karşımıza çıkıyor. Buradan çıkan sonuç, büyümeyi hızlandırmak için programın gevşetilmesi değil. Verimliliği ve rekabet gücünü artıracak, yatırım ortamını iyileştirecek, finansmana erişimi kolaylaştıracak ve üretimde teknolojik dönüşümü destekleyecek yapısal politikalarla tamamlanması. Enflasyonla mücadele, yapısal dönüşümün ön koşulu; ancak tek başına yeterli değil. Enerji ve ithal girdi bağımlılığının azaltıldığı, verimliliğin ve teknoloji içeriğinin yükseltildiği, insan sermayesinin ve stratejik üretim kapasitesinin güçlendirildiği bir dönüşüm gerçekleştirilmediği takdirde, güçlü büyüme dönemlerinde ekonomimizin yeniden cari açık, maliyet baskısı ve enflasyon sorunlarıyla karşı karşıya kalma riski söz konusu. Bu nedenle, enerji güvenliği ve tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği, teknoloji ve yapay zekânın üretimin geleceğini değiştirdiği bu dönemde, ekonomimizi daha verimli, daha yüksek teknolojiye dayalı ve daha güçlü bir üretim yapısına kavuşturmak için yapısal dönüşümü hızlandırmamız gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Özgener, OVP’de düşük verimlilik ve kaynakların verimsiz dağılımı, düşük teknoloji – düşük katma değer – yetersiz yatırım, maliyet rekabetçiliğine bağımlılık ve reel kur, ithal girdi ve enerji bağımlılığı ile kronik dış denge sorunu, beşeri sermaye, firma ölçeği, kurumsal kapasite ve piyasa yapısı başlıklarının ele alınması çağrısı yaptı.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu