“Koca bir yalanmışsınız, koca bir utançmışsınız”

Ankara 36. Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin verdiği “mutlak butlan” kararı, Türkiye’nin birçok kentinde olduğu gibi İzmir’de de protesto edildi. Kararın ardından kentte siyasi partiler, sendikalar, demokratik kitle örgütleri ve yurttaşların katılımıyla eylemler gerçekleştirildi.

İzmir’deki eylemlerin ana merkezi ise CHP İzmir İl Başkanlığı oldu. İl binası önünde toplanan partililer kararı protesto etti.

Eyleme, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, ilçe belediye başkanları ve ilçe başkanlarının yanı sıra İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri de katıldı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “Böyle yerlere hoş gelmek maalesef kelime anlamındaki gibi olmuyor. Bizleri buraya getiren olayları düşününce rahatsızlık hissediyoruz. Bizleri gün yüzü göstermemek için elinden geleni yapan pek çok insanın baskısına maruz kaldık. Bizler kaldık, babalarımız, dedelerimiz kaldı. Bu ülke uzun zamandır birilerinin milleti kandırması, elinden haklarını alması, onların özgürlüklerini kısıtlaması ve onların birbiriyle dayanışmasını bozmak üzere çalışan farklı insanların eziyetine ve zulmüne maruz kaldı. Yaşadıklarımıza bakınca bazı şeyleri tekrar yaşıyoruz. Bunun farkında varmalıyız. Bugün yaşananlar da aynı noktaya çıkıyor. Bu ülkede doğan herkesin hakkı var. Bu ülkenin bir zenginliği var, üretimi var. Onu birileri kendisinin zenginleşmesi, kendi çıkarı için kullanırken küçük azınlıklarla sermayesi olsun, mafyası olsun, siyaset üzerinden bu yapılarla dayanışma içerisindeler. Bunlar için çalışanların zulmüne maruz kalıyoruz. CHP’ye yapılan bu hukuksuz iş, geriye dönüp baktığınızda başka siyasi partilere, STK’lara ve aydın insanlara yapıldı. Asılanlar oldu. Cezaevlerinde işkencelere maruz kalanlar oldu. En büyük eziyeti emek harcayan insanlara yaptılar. Bazen işkence elektrik vererek olmaz, bazen işkence insanın her soluk alışında acı çekmesiyle olur. Çevremizde haksızlıklar varken, masum insanlar haksızlığa maruz kalırken, insanların çocuklarını hayattan koparırlarken, insanı vicdanen altından kalkamayacağı haksızlıklara karşı ses edemez hâle getirirken de insanlarımıza işkence ediyorlar. Bu işkencenin farkındalığını bugün yaşıyoruz. Bu kötü düzeni bu millet ne yapacak da düzeltecek? Bir tarafta kötülük var, diğer tarafta eziyet çeken insanlar var. Ne yapacağız da iyi insanların eziyet çekmesine engel olacağız? Ne yapacağız da onları bir daha başlarını kaldıramayacak şekilde yeneceğiz? Yürekten sloganlar atıyoruz ama bence bize, aramıza nifak sokuyorlar, insanları parça parça ediyorlar ya, onu nasıl düzelteceğimize dair düşünmek lazım. Ben şimdi size, ‘Ey vatandaşlarım, bu ülkede herkesin emeğinin karşılığını almasını, herkesin hakkının ödenmesini isteyenler bu tarafa, istemeyenler şu tarafa geçsin’ desem; ‘Bu ülkenin çocukları eğitimde eşit fırsata sahip olmasın, okullarda yeterli eğitim almasın diyenler şöyle geçsin’ desem kaç tanesi karanlığın tarafında yer alır? Bu ülkenin çiftçisinin çalışmasını, emek harcamasını, alın terini umursamayan ve sadece onların sırtından para kazanmaktan başka bir şey yapmayanları besleyenler bu tarafa geçsin desem kim geçer? Çiftçi dediğin insanca yaşamalı. Bu toplumun kaçı bu çiftçi emeğinin tarafında olur? Yüzde kaçı, ‘Onlar eşek gibi çalışsın’ diyenlerin tarafında olur? Bu ülke ranta izin vermemeli. İnsanlar haksız yoldan para kazanmamalı. Bu ülkede bilim olsun” dedi.

Tugay şöyle devam etti:

“Bu çakalların dünyasında çakallık öğretenler değil, bilimle kendimizden çok bu ülke için çalışacaksınız diyen hocaların var olması için, onların özgürlüğünü bu ülkenin yüzde 90’ı ister. Bugün CHP’nin başına kayyum atamayı normalleştirmeye, haklı göstermeye çalışanlara baktığımız zaman, CHP toplumun muhalif olan kesimleriyle uzlaşacak yapıya döndü. Sağcısıyla da solcusuyla da anlaşacak bir siyasi hareket. Bu ülkenin her insanı bizim için değerlidir. Bizim için önemli olan onların haklarıdır. Onların üzerinde oynanan oyunların bitmesidir. Kimsenin acı çekmesini istemiyoruz. Birileri baktı bu işin sonu iyi gitmiyor. Bu iş algı çalışmalarıyla, satın alınan medyalarla, sosyal medyalardaki trol ordularıyla olmaz. Baktılar ki millet uyanıyor. Baktılar ki gençler, yeni nesil yeni bir siyaset istiyor. Eften püften sebeplerle birbirlerini boğazlayan insanlar olmak istemiyorlar. Korktular bunlar.

Hepimizin aynı tarafta olduğumuzu fark etmemiz lazım. Toplum bu kadar haksızlıktan, yalandan, hırsızlıktan bıktı. Toplum bu düzenin bitmesini istiyor. Dedelerimizin maruz kaldığı bu düzen bir sonraki nesillere miras kalmasın istiyor. CHP’nin kurultayında şöyle usulsüzlük oldu diye 2,5 senedir bir terane yapıyorlar. Kurultayın üzerinden 15 ay geçti ve o güne kadar o kurultayın sonucunu resmi makamlar onayladı. O günlerde kimse gıkını çıkarmadı. Sonra birileri 1,5 yıl sonra kurultayda usulsüzlük var demeye başladı. Kardeşim, bir yerde yanlış vardıysa ertesi gün, 1 ay sonra söyleseydiniz. Gerçekten bir şey varsa ortaya çıkardı. Bir şaibe yarattınız. Olmayan bir şeyi sahip oldukları medya ile işleyip gerçek gibi anlatmaya başladılar. Bu millete bu kadar akılsız muamelesi yapılmaz. Bu kadarını yapacaklarını düşünemedik. Bırakın Türkiye’yi, yeryüzünde böyle bir olayın örneğini bulamazsınız. En faşist rejimlerde bile yoktur. Demokrasi varmış gibi, adalet varmış gibi sanki bunlarla maskelemeye çalışıyorlar; bu millete ‘ben sana yalan söylüyorum, hikâye uyduruyorum, sen de safsın’ diyorlar. Siyaseti kendi çıkarı için yapan, sahip olduğu imtiyazın derdine düşen, dilinde demokrasi, sözünde siyaset ama damarında ahlaksızlık olan bazı insanlar bunlarla iş tuttular. Biz o insanların sözüne inanmıştık. Onların uyuduğu saatlerde gecelere kadar çalıştık. Onlar için oy istedik, onları yoldaş sanmıştık. Koca birer yalanmışsınız, koca birer utançmışsınız.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu