Dengesi bozulursa hasta ediyor
Son yıllarda sıkça duyduğumuz “mikrobiyota” kelimesi, vücudumuzda özellikle bağırsaklarımızda yaşayan trilyonlarca mikroorganizmayı ifade ediyor.
Bu mikroorganizmalar; sindirimden bağışıklığa, hormon dengesinden ruh haline kadar pek çok sistemi etkiliyor.
Probiyotikler, bu mikrobiyotadaki “yararlı canlı bakteriler”;
Prebiyotikler, onların “besin kaynağı”;
Postbiyotikler ise bu canlıların ürettiği “yararlı biyolojik maddeler”dir.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gülçin Alp Avcı’ya göre, “Mikrobiyota dengesinin korunması sağlığın temeli, bozulması ise pek çok hastalığın başlangıcıdır.”
Herkes probiyotik kullanmalı mı?
Dr. Avcı bu soruya net bir yanıt veriyor:
“Hayır, herkes aynı probiyotiği kullanmamalı. Her bireyin bağırsak mikrobiyota içeriği farklıdır. Bu yüzden kişiye özgü analiz yapılmadan kullanılan probiyotikler etkisiz kalabilir, hatta bazı durumlarda istenmeyen sonuçlara yol açabilir.”




