Altyapı geleceğimizdir

Voleybol oynamak düşündüğünüz kadar kolay mı? Hayır..Peki bunun sebeblerine şöyle kısaca bakalım mı?

Son yıllarda ülkemizde yükselen spor yıldızların arasına voleybolcu kadınlarımızın girdiğini gördükçe doğrusu çok seviniyorum. Özellikle spor okullarında ilk derse gelen veya yeni başlayacak olan kızlarımız hep rüyalarında bir voleybol idolünü gördüklerini söylüyor, aileler” Kızım acaba Eda olur mu hocam? Zehra gibi olsun isterim ?” gibi sorular yöneltiyor..Eh biraz haklılar tabii ki, Tv de,sosyal medyada onlar takip ediliyor yaptıkları her hareket veya giyimleri taklit ediliyor,hatta öyle ki ellerine voleybol topunu aldıklarında “Hocam,ben de Eda abla gibi topu şöyle bi çevirip servis atmak istiyorum” diyerek arzularını iletiyorlar..İşte bunlar gibi en saf ve samimi isteklerden  dolayı kadın voleybol takımı oyuncularımız rol model oldu.

Voleybol oynamak için başlama yaşı artık 6 yaşına kadar indi veya şöyle söyleyelim, aileler öyle olsun istiyor ! Ancak geçtiğimiz 80 ve 90’lı yılların başında 10-11 yaşında başlayan kızlarımız,13-14 yaşında başlayan erkek çocuklarımız için gayet normaldi bu yaşlar. Şimdi bu yaşlarda çocuğunu elinden tutup spor okullarına veya kulüplere götüren velilere “Keşke daha önce gelseydiniz,biraz geç kaldınız” diyen antrenörler ile karşılanıyor aileler. Doğrusu bu mu? Evet..çünkü çocuklarımızın oyun çağından oynama yaşına geçişi 9-10 yaşlarında başlıyor ve bu yaşta voleybolun temel tekniklerini alan sporcular daha başarılı oluyor. Değerli spor hocalarının söylediği gibi “ne kadar erken başlanırsa, temel teknikleri o kadar güzel öğreniyorlar”

Bu arada son yıllarda karşılaşılan; “Acaba benim çocuğum sultanlar liginde oynar mı?” sorularına her daim maruz kalan antrenörlerin sabırlarını takdir ediyoruz.Kolay değil,hemen her zaman bir kulüpte oynamaya başlayan çocukların velilerinin heyecanlarını bastırmak,onlara sabırlar dilemek beklemelerini söylemek..Hatta takım arkadaşları arasındaki tatlı rekabeti çetin bir rekabete çevirecek kelimeleri bulup anlatmak..

Düşünün bir an, ülkemizde yaklaşık 4 milyona yaklaşan voleybol sporcusu arasından 14 Kadın Voleybol Milli Takım oyuncusu olmak.. Sizce de kolay bir şey mi? Üstelik bu 14 oyuncunun da hemen her defasında değişkenlik gösteren bir kadroya girmesi..Sakatlık olabilir, performansın düşebilir, antrenörün tercihi kadro yapısına göre değişken olabilir, hepsinden önemlisi voleybol seviyen bir başka oyuncu tarafından daha ileri seviyeye çıkartılabilir veya düşürülebilir, en sonunda belki az tesirli olsa da sosyal medyada sevilir veya sevimsiz olman etkiliyebilir,veya menajerin tarafından sana kazık atılabilir, basında hakkında iyi veya kötü dedikodular çıkabilir ! Hatta bir adım daha da ileriye gideyim; Tuttuğun siyasi partinin etkisi + veya – olabilir..

Ne kadar kolaymış değil mi? Milli takım oyuncusu olmak ! Biraz abartmış olabilirim ama bunları yaşayan ve yaşatan faktörleri çok iyi biliyorum,voleybol dünyasının içinde..

Neyse, konumuzdan fazla sapmadan tekrar “Altyapı geleceğimizdir” diyenlere geri dönüş yapalım. Son 20 yıldır gerçekten voleybol altyapısını oluşturan sporcularımızı yetiştiren gerçek voleybol kulüplerimizin hakkını verelim,çok önemli Dünya çapında Kadın Voleybolcu çıkardılar..Zaten olmasaydı bu başarılar gelmezdi. Kolay değil Avrupa ve Dünya Şampiyonlukları ve Olimpiyat oyunlarındaki alınan dereceler ki, katılmak çok zor biliyorsunuz..2000 li yıllardan başlayan bu başarı serüvenini birkaç başarısız final oynamamak veya derece alamamak ile kıyaslamak çok acımasız olur.Futbolda 26 yıldan beri değil final oynamak yarı finale çıkmayı hasretle bekliyoruz ülke olarak.

Voleybol branşında ülkemizin kazandığı başarıları –Kulüpler ve Milli takımlar seviyesinde- yazmak bu sayfalara yetmez ancak başarılar o gün içindir,gelecekte tekrar madalya alınmalı, kupalar kazanılmalıdır.

Sporda durulmaz, gevşenilmez, tembellik yapılamaz, hep daha iyiye doğru çalışılır. Altyapıda sporcu yetiştirmek de aynı şekilde, A Takımlara veya Milli takımlara sporcu verilerek sonlanmaz, hep yeni yetenekler bulup onları da yükseltmeniz, geliştirmeniz sabırla ve sevgiyle hedefe doğru yönlendirmeniz gerekir.Çalışmalara ara vermeden aynı heyecan gereklidir. Heyecanınız olmazsa,rekabet gücünüz olmazsa başarı gelmez,rakipleriniz olmazsa sizde kendinizi geliştiremezsiniz.Rekabet,başarıyı ve yenilikleri getirir. Rakip demek aslında başarı demektir,küfür etmek veya saygısızlık değildir !

İşte altyapı kulüplerimizin bu günlerde ve yıllarda en çok arzuladığı konu “Rekabet etmek” olmalıdır.Yoksa başarı gelmez. Yeni Eda’lar yeni Hande’ler, yeni İlkin’ler yeni Zehra’lar yetiştiremezsek başarılar geçici olur, yerimizde sayar dururuz. Bu konuda önce Voleybol Federasyonu’muzun daha sonra da voleybol kulüplerimizin çok ağır sorumlulukları vardır. Bunları yerine getirmemiz gereklidir.2000 li yılların öncesinde atılan sağlam zeminin sallanmaması adına,bir çok değerli voleybol antrenörleri ve yöneticilerinin kemiklerini sızlatmamak adına bu bir görevdir.

Herşey ilk basamaktan başlar, eğer doğru adımları atarsanız zirveye çıkmak o kadar kolay olacaktır. Tabii ki zirveye çıkmak zor olsa da, zirvede kalmak daha da zordur,

Unutmayalım..Altyapımıza güvenelim,destek verelim,eğitelim,hedeflerine ulaşacak yolları açalım,önünde engeller yapmayalım..

Levent Eskiçeri

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu