Afganistan’da kadın olmak

Tüm dünyanın gündeminde Afgan halkına yapılan ve yapılacak zulüm…

Kabil havaalanından tüm dünya televizyonlarının yayınladığı çaresiz halkın kaçış görüntüleri beynimize mıh gibi kazındı.

Bu üzüntümün elbetteki kimliği yoktu ancak görüntüler beni oldukça da şaşırtmadı dersem kendimi kandırmış olurum. Kaçan çoğunluğun arkasına dahi bakmadan erkeklerden oluşması beni hayretlere düşürdü.

Acaba dedim yeni vatanlarında yer yurt edip öyle mi getireceklerdi ailelerini…

Geride bıraktıkları ailelerinin belki de deyip kelimeleri mi tamamlayamıyorum bile boğazım düğümleniyor burnum sızlıyor…

Orada olmayan demokraside ne yazık ki ne kadının adı var ne de yeri…

Bu nasıl bir coğrafik kaderdir?

Afgan kadınlarının gelecek endişesi yok çünkü bugünün yarını var mı onu bile bilemiyorlar. Bir günü dahi çocuklarıyla doğan güneşi karşılamak ne acıdır ki umutları…

Sabah evden çıktıklarında eve dönebilecek miyim ? Döndüğümde evde çocuklarımı bulabilecekler miyim?  kaygısıyla her güne uyanıyorlar.

Burkasız sokağa çıktığı için öldürülen okula gönderdiği çocuğu için kırbaç cezaları alan Afgan kadınlarını karanlık bir gelecek bekliyor ….

Adeta çıkışı olmayan dipsiz bir tünel gibi.

Afganistan’ın ilk kadın belediye başkanı Zarifa Ghafari bütün bu yaşananları cesurca sosyal medya hesabından paylaştı ve..

“Buradayım, vatanımdayım , makamındayım korkmuyorum gelin.”dedi Taliban’a …

Aslında bu haykırış Afgan kadınlarının sessiz çığlığı gibiydi adeta…

Bir kez daha Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşadığım,

seçme ve seçilme hakkına sahip olabildiğim , her şeye rağmen sesimi değil sözümü yükseltebildiğim için “İyi ki cumhuriyet kadınıyım” dedim.

Elbetteki dualarım, dileklerim Afganlı kadınları kurtaracak Atatürk gibi bir lidere sahip olmaları …

 

Gardenya Menekşe

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu