Askıda ekmek askıda çayla yarışıyor
Ne kargaşa dolu aylar Allah’ım!
İran’daki savaş bir öyle bir böyle..
Piyasa bahane arıyordu buldu, zamma gerekçe vardı oldu!
Fiyatlar rekor tazeliyor ..
Bazı ürünlerde tarladan çıkış fiyatı 5 , hatta 10 kat artınca insanlar haykırdı; ‘ Nerdeee bu devlet’.
Devlet el koydu, marketlere ceza yağdı!
Tamam da bize faydası ne?
Domates yine 120 lira..
Çözüm ne mi; söyleyeyim; aracıyı kaldır; domates olsun 30 lira!
Zor mu? Zor herhalde! Olmuyor!
Savaş tamam, emperyalist güçlere lanet tamam, ama kahvede, pazarda, çarşıda canım Nurhan Abla’mın ( Nurhan Damcıoğlu) şarkısı ‘Yangın var, yangın var, ben yanıyorum..’.
Dillerde yangın..
Çünkü pazarda, çarşıda yangın var!
Gerçekten fiyatlar uçuk!
Domates 120, biber 150, limon 100 lira oldu.
Eskiden 10-15 liralık portakal – mandalina 35 lira sınırında.
3 kilosu 100 lira. Yarım kilo salatalık, yarım kilo muz; alıştık da tanesi 20 liraya can erik gördüm; öldüm!
Pes yani!
Devlet büyüklerimiz hep ‘güçlü, üretken Türkiye’ söyleminde.
Vatandaşın hali perişan..
Barış Abi’nin ( Barış Manço) ‘ domates, biber, patlıcan’ şarkısı ‘hit’!
Ama Neriman Abla’nın dili uzun; bir yandan domates, biber, patlıcanı mırıldanıyor, bir yandan ‘domates, biber, patlıcan Türkiye’nin gücünden habersiz’ tekerlemesini tekrarladıkça tekrarlıyor..
Bir, iki, üç..
Eee baydı ama!
Hayat pahalı, TÜİK farklı bir dünyaya bakıyor, maaşlar eriyor, fabrikalar kapanıyor, işsizlik artıyor; ama siyasette ‘kayıkçı kavgası’.
Sen sende sen!
Ben bende ben!
Baktım; kahvede ahali bundan da şikayetçi.
Bir taraf ‘işiniz gücünüz çalgı, çengi; her tarafınızdan yolsuzluk akıyor. Şimdi bir de + 18 şehvet maceralarınız’ diye sesi yükseltiyor, bir taraf ‘Millet perişan. Yoksulluk dizboyu. Zenginleşen sadece siz ve yandaşlarınız’ söyleminde.
Ahali yorgun. Ahali bıkkın.
Kahvelerde ‘askıda çay’ , bakkallardaki ‘askıda ekmek’le yarış halinde.
Benim canım emeklim, utana sıkıla ‘askıda çay için talepkar’..
Vay ki vay..
Enflasyon eziyor, insanlar mutsuz, gençler gelecekten umutsuz..
Kötü mü kötü..
Gözden kaçan bu galiba!
Bir de.. Türkiye’nin sıkıntısı; herkes konuşuyor..
Bilen de konuşuyor, bilmeyen de..
En çok da cahil cühela..
Çok yıllar önce büyük düşünür Sokrates ne güzel söylemiş aslında:
‘Akıllı insanlar herkesten, her şeyden öğrenirler. Sıradan insanlar sadece kendi deneyimlerinden öğrenirler. Cahiller ise her şeyi bilirler ‘.
Cahilleri susturabilsek..
Hak, hukuk, adalet ve liyakat konuşsa..
İnanın; her şey daha güzel olacak..
Olmuyor..
Düşecek (miş) gibi yapan enflasyon bir türlü düşmüyor..
Azalacak (mış) gibi görünen pahalılık azalmıyor..
Tarım Kredi kooperatiflerinden alışveriş yapan ahalinin bir bölümü kurumun başındaki şahsın ‘ayda bir milyon lira geliri olduğunu’ duymuş, çıldırmış.
Ağır konuşanlar var, yazamam, terbiyem el vermez, ama bir bölüm AK Parti, MHP, İyi Parti arasında gidip geliyor; ‘Reis gereğini yapar canım, buna izin vermez’ diye tansiyonu düşürüyor!
Bilemedim!
ABD- İsrail kızgınlığı, hayat pahalılığı, Belediyelerde aşk, meşk hikayeleri kahvede, çarşıda, sokakta ‘hararetli gündem’.
Yorumlar bildiğiniz gibi; ne ekleyeyim!
Başım ağrıdı..
Bitmeden biraz çağla aldım; yarım kilosu 200 lira.
Domates, biber, patlıcan..
Biraz da patates, kabak, semizotu; ne yapayım !
Marş marş evin yolu..
Aklımda fırtınalar..
Hz. Ali’yi çok severim; öyle derli toplu, örnek yaşamı; öyle özlü sözleri vardır ki:
‘ Eğer zalim ısrarla zulme devam ediyorsa, bil ki sonu yakındır. Eğer mazlum da ısrarla direniyorsa bil ki zafer yakındır’.
Umut da olmasa..
Ama zor; yaşam bugün dünden zor..
Belki yarın bugünden de zor olacak..
Büyük usta Cahit Zarifoğlu’nun dizeleri son 4-5 yıldır dilimden düşmez:
‘Böyle bir çağın insanı olmak/ imtihan olarak hepimize yeter’.
Yeter de çoooktan artar bile..
Dr.Hakan Tartan



