Giderek yalnızlaşırken hikikomoride miyiz?
Yeni yıl ‘büyük umutlar ‘ getirdi de, boş çıktı.
Baksanıza ‘yeni Covid varyantı’ tehdidi, İran – ABD savaşı hayat pahalılığı..
Bir sürü dert..
Piyasalar allak bullak..Altın gümüş zirve yaptı, sonra çakıldı..
Bir arkadaşım ‘keriz silkeleme’ydi bu dese de, ben Mahfi Hoca’ya( Eğilmez) ve İslam Memiş’e bakarım; daha onlar bunu demedi!
Aralık’ta ‘1’in altında çıkıp’ mucize yaratan enflasyon; her ne hal olduysa Ocak’ta 5 sınırına dayandı bile. 30’luk psikolojik sınır ‘yerli yerinde’. Zam yaptı diye enflasyon artışında THY’ye yüklenenler var ; ‘hop dedik, milli havayolumuza dokunmayın’!
Emeklinin , işçinin maaşından binbeşyüz tl gitti bile.
Haydi hayırlısı!
Herkes borçlu, veresiye defterleri yine çıktı, kriz büyüyor ya; Meclis’te Bakan Mehmet Şimşek ‘e takılıyorlar:
‘Hey Corc, versene borç’!
Hakan Peker’in 1990’lı yıllara damga vuran şarkısı.
Yahu ; ‘ Maykıl bende de yok’ demiyor muydu?
Eee, o zaman..
İşin aslı Corc’un da, Corc ahalisinin de kafası karışık!
Açık söyleyeyim; Çin sessiz ve derinden iyi gidiyor..Yeni dünya düzeni!
Pazarda fiyatlar uçuk. Bir ara ‘eh idare ederdi’, soğuk havalar, sağanak ve fırtına Mersin ve Antalya’yı vurunca maydanoz bile 40 lirayı gördü. Pazarda havuçla, karnabaharla, soğan ve patatesle kavga eden Neriman Abla patlattı bombayı:
‘Maydanoz da fiyatlara maydanoz olmuş’.
Vallahi de, Billahi de beklemezdim.
Bu ciddi ciddi Cem Yılmaz performansı.
Ben pazarda ayvada ‘200 lira etiketini görünce espriyi daha ileriye taşımayı düşündüm de vazgeçtim; pazarda emekli ile şaka olmaz!
Sadece ağzının payını vermekle kalmaz; külahı da ters giydirirler adama!
Ne mi diyecektim; ‘Ayva da ayvayı yedik’.
Gülelim mi; bilemedim ki..
Kahvede ahalinin gündemi aynı; ‘Emekliyiz, perişanız’.
Muhtelif semtlerdeki eylemlerden geliyorlar; kahvede ballandıra ballandıra anlatıyorlar.
Z kuşağı da gelişmelerin farkında..Doğal; harçlıkları azalmış..Kesilmiş mi desem yoksa?
Nerden duydularsa ‘Bu Trumpizm bizi yaktı’ diyorlar da, başka şey demiyorlar.
Korktum; işi oligarşiye, totalitarizme filan getirecekler diye; neyse orada kaldılar..
Bir büyükleri kafaları karıştırdı diyecektim, ama baktım Nurullah Abi ( Ankut / Halkın Kurtuluş Partisi Lideri) ev hapsinde..
Neyse..
Ama bir gerçek var ; sayıları azalmış.Garip saç kesimlileri, grup olunca ‘artistlik’ çekenleri saymazsak; pek ortada yoklar..Okuldalar desem değil; sinema, tiyatro nerde; hiç değil..
Z kuşağı kayıp!
‘Çocuklar nerede?’ diyecek oldum, Ulaş’ın dedesi atıldı; Mehmet Bey Amca:
‘Nerede olacak , evde’..
Sonrası belliydi, çok dinlemedim:
‘Para mı var, verelim de çocuk hava alsın’.
Haydi sıkıysa espri yap; ‘ Ne o , havada mı paralı..’.
Yapmadım tabi! Ağzımın payını alırdım!
Görkem yanıma geldi, fısıldadı:‘Z kuşağı da, Y kuşağı da hikikomoride’..
Hikikomori!
Komor adaları mı?
Nerede, nerede?
Komada mı? Nasıl !
‘Hikikomori’ dedi Görkem; ‘Evde tek başına. Yani yalnızlaşma’.
‘Japon işi eve kapanmaymış’, gençler evde yani!
Japonya’da mı bu haldeymiş, bir yaşıma daha girdim!
Yeni bir şey öğrendim, ama üzüldüm çok..
Ah gençler.,ATA’mızın ‘geleceği emanet ettiği ‘ gençler..
60 liradan portakal, 90 liradan elma, 100 liradan yarım kilo domates, 200 liradan 250 gram biber, 90 liradan muz alıp tuttum evin yolunu.
Büyük düşünür, ozan Pablo Neruda’nın ‘manifestosu’ geldi aklıma:
‘Üç canım var benim/ Barış, özgürlük, adalet/ Üç hazinem var benim/ Liyakat, asalet ve cesaret / Üç isyanım var benim / Biat, yalakalık ve icazet /Üç rehberim var benim/ Sevgi, tevazu ve metanet / Üç şeye düşmanım ben / Nankörlük, zulüm ve ihanet ‘.
Ne diyeyim; altına imza atarım..
Yürüdüm; yürümekle aşınmayan yollarda.
‘Çocukluğun soğuk geceleri’nin usta kalemi Tezer Özlü dolandı dilime; ne severdim bir zamanlar:
‘Tenhalığı seviyorum ; sık görüşülmeyen , ama bağı da koparılmayan dostlukları. Sakin mekanları, az rastlanılmayı, kendimle kalmayı , kendimi saklamayı ve de sınırlarımı’.
Ciddi ciddi ‘hikikomori’..
Dün de, bugün de..
Dr.Hakan Tartan



