Anlaşa ROCK, Konuşa ROCK ve de Kebap ROCK
Sormak isterseniz herhalde, Kebap Rock ne demek diye, hemen ifade edeyim. rahmetli Barış Manço 1977 yılında Londra Rainbow sahnesinde vermiş olduğu konserde tüm dinleyicileri coşturup “Dere Boyu Kavaklar” parçasını seslendirirken hem İngilizce hem de Türkçe konuşmalar yapmaktaydı. Ve o cümleyi de burada sarf ediyordu, hatta ve hatta sonrasındaki konserlerde de bu cümleyi devam ettirmekteydi. Bizde Barış abinin bu güzel cümlesini ilham alarak yazımızın başlığını atalım istedik. Konumuz genç bir kardeşimizin müzik hayatı.
Taylan Yeşildağ’dan bahsetmek istiyorum. Kendisi Türk Rock Müziği’nin umut veren bir ismi. Kendisi ile yıllar önce tanıştık, bir sahil kasabasında. O zamandan bu zamana Taylan’a hep “hakkında yazacağım” diyordum ya da “seni radyo programını çıkartacağım” diyordum. Demek kısmet bu zamanaymış, 2022’nin son yazısını sevgili Taylan Yeşildağ’a ayırdım. Nasibin önüne geçilmez derler. Sevgili Taylan Yeşildağ’ı tanıyalım bakalım.
Taylan problem çocuk. “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna “Çöpçü” yanıtını veren bir deli çocuk. İzmir Devlet Opera ve Balesi koridorlarında geçen bir gençlik. Opera gençlik korosuyla başlıyor ilk müzik hayatına. Koro şeflerinin özel yetenek diyerek özel olarak konservatuvara hazırlamak istedikleri ve bunu da “metalciyim” diyerek reddeden bir deli, asi bir gençlik. Küçüklük yıllarında bale ve profesyonel mankenlik yapan M.E.B. mankenlik diplomalı bir erkek model kendisi. Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi’ni kazandığında bir daha dönmemek üzere mankenliğe veda ediyor ve Konya’nın yolunu tutuyor. Annesinin aldığı bir başlangıç gitarıyla kendi kendine boğuşarak ve yurttan okul arkadaşına da sorarak ince ince gitar çalmayı öğrenmeye başlıyor ve hatta üniversite yıllarında bir grubun gitaristi olarak sahne bile alıyor. Üniversite dönüşü müzik hayatı hız kazanıyor ve kendi kurduğu Rock gruplarıyla başarılar kazanıyor. Bunlardan birisi İzmir’de düzenlenen bir müzik yarışmasına grubuyla sadece kendi bestelerini çalarak katılıyor ve birinci oluyor. O dönem sokakta da tanınır hale geliyor ve kendi grubuyla özdeşleşen ”Değer mi Hiç” isimli esere yaptıkları cover ile gençler arasında nam salıyor. Bu esere yapılan ilk cover çalışması o dönem Taylan ve grubu tarafından yapılmıştı. İzmir Fuarı’nda Amerika’lı Everett isimli grupla bir konser bile veriyorlar o dönem. İşte bu grubun dağılmasıyla birlikte Taylan’ın müzikle olan ilk ayrılık dönemi başlıyor. Uzunca bir süre boşluğa da düşse tekrar kendisini toparlamasıyla birlikte ”Mahlas” kuruluyor. Daha profesyonel ve İstanbul piyasasını hedefleyen grup birçok İstanbul seferi yapıyor. Bir yandan da İzmir Alsancak’ta sahne almaya devam ederken albüm yapma aşamasına kadar geliyorlar. Grup içi anlaşmazlıklar sebebiyle tüm emekler bir anda boşa giderken grubun dağılması ile birlikte Taylan’ın müzik ile olan bağı bir kez daha kopuyor. Müzik hayatındaki hayal kırıklıkları ve sırtından vurulmalarla iyice yara almış olan Taylan Yeşildağ “Ben artık müziği bıraktım” diyerek uzunca bir süre ortadan tekrar kayboluyor. Fakat kan damarda durmuyor ve 2013 yılında ilk profesyonel eserini yayınlıyor. Sözleri Mustafa Töngemen ve müziği Erdinç Çelikkol imzalı olan “Gel Gönlümü” isimli çalışma Aykut Gürel’in sahibi olduğu İrem Records etiketiyle piyasalara giriş yapıyor. Daha sonra 2015 yılı “Körükle Yansın” ve “Gitti” isimli iki eserle, bu sefer 3 Adım Müzik etiketiyle tekrar piyasalara merhaba diyor Taylan Yeşildağ. Bütün bunları yaparken ne bir pr çalışması ,ne bir reklam, ne bir tanıtım yapmadığı için istediği geniş kitlelere ulaşamasa da Rock Müzik camiasında saygı duyulan bir genç olarak yer edinmeye başlıyor. Kendisinin de yıllar önce söylediği gibi ne bir canlı müzik ne bir bar programı yapıyor. Yani tamamen müziği bırakmış durumda sadece eser yayınlıyor bu dönemde. Gelen güzel haberlerle tekrar müzik aşkı depreşiyor ve başarılı geçen 2 belediye konserine çıkıyor. Sonrasında ise son ayrılık dönemi giriyor müzikle arasına. Çalkantılı geçen hayatında müziğe bir yer bulamıyor Taylan Yeşildağ ve uzunca bir süre daha ortalardan kayboluyor. Gerçekten mücadele içinde geçen ve gitgellerin içinde var olmaya çalışan bir ses kendisi. Şimdiyse tamamen müziğe odaklanmış olarak geri döndüğünü söylüyor ve “bu son ayrılıktı” diyor. İlk konserini Gümüldür Mandalina Festivali’nde verdi .Yeni single ve klip yolda. Yeni yılla birlikte devamlı olarak sahnelerde boy göstermeye başlayacak ve artık tamamen Rock Müziğe konsantre. Kendi deyimiyle şöyle diyor. “Uzun yıllar süren bir uykudaydım ve artık buradayım bir daha ayrılmamak üzere. Haydi Rock’n Roll yapalım.” Sohbete başlayalım mı?
Senin bakış açınla Rock Müzik’i anlatır mısın? Sana nasıl hitap ediyor Rock Müzik?
Rock Müzik derken ben bir Rock Müzik müzisyeniyim. Kendimi böyle tanımlıyorum ve bunu boş yere söylemiyorum. Başka bir tarz çalarken acı çektiğimi biliyorum. Bu böyle bir şey ve bu yüzdendir ki bunu hep tek kelime ile tarif etmişimdir.Tutku…
Taylan, bugüne kadar kaç beste yaptın? Parçanın isimleri nedir?
Çok fazla sayıda aslında. Onlarca yırtıp attığım bestelerim oldu. Ben biraz mükemmeliyetçiyimdir ve bir kült kalıcı bir eser yapmayacaksam veya içime sinmeyecekse o yaptığım şeyi yapmamayı tercih ediyorum. Tutsun diye de beste yapmıyorum. Bu tam bir Rock kafası aslında. Ne yapayım ben böyleyim. Kalp ve beyin arasında kaldığımda her zaman kalbi seçenlerdenim. Bu belki büyük başarıları getirmeyen bir tercih fakat ben çıkarlarımı değil kalbimi ve duygularımı izleyen bir insan oldum hep ve şöyle oluyor; sende bu eserler biriktikçe birikiyor ve bir dönem geliyor söz beste yazamaz oluyorsun. Tamamen psikolojiyle alakalı. birikti çünkü ve sunamadım hiçbirisini. kesemi boşaltamadım. Üretim de duruyor o zaman. Bu bende çok fazla olan bir şey. Eser olaraksa bana ait olan 2 eser piyasada şu anda. Aşık Veysel’e itafen yapılmış olan Körükle Yansın ve Gitti… Şimdi yakında çıkacak olan ”Eyvah” ismini taşıyan yeni tekliğim geliyor bakalım. Daha sonra piyasaya sürmeyi çok istediğim ”Çocuk” var. Müziğe geri döndüm ve önce kesemi hafifletmem gerekiyor. Arka arkaya gelecek çalışmalar.
Bugüne kadar kurucu üyesi olduğun müzik grupları dersek..
Yıllar öncesinden Difriis, Mahlas ve son dönemde kurulan fakat ömrü çok uzun olmayan Kortizon grubu. Genelde solo çalışmayı seviyorum. Çünkü ne yapmak istediğimi biliyorum ve bunu yapabilecek gücü kendimde görüyorum.
Bu arada yeni single çalışmaların mevcut mu? Bahsedebilir misin..
Evet 7 sene sonra gelen bir dönüş bu. Canlı müziğe dönüşüm ise çok daha fazla süre oldu. Yaklaşık 20-25 sene önce çaldığım mekanlardan birisini aradığımda telefondaki kişi beni tanıdı ve “sen nerelerdesin bunca senedir” dedi. Buna inanamadım ve çok şaşırdım. Konumuza gelecek olursak yeni single çıkmak üzere diyebiliriz. “Eyvah” ismini taşıyan bir Taylan Yeşildağ eseri. Benim için eski fakat sizler için yeni bir eser.Çıkınca herkes görecek. Taner Ayan, Arıkan Sırakaya ve Cem Büyükuzun imzalı bir çalışma. Klipte de yönetmenliğini ve kurgusunu Mert Orhunbilge’nin yapmış olduğu bir kısa filmden esinlendik. Ek kurgu olarak ta kendi görüntülerimizi ekleyerek özel bir harman oluşturduk. İçimize sinen bir klip çalışması oldu.
Bir de sinema filminde rol aldığını biliyorum
Çekimleri Seferihisar’da yapılan bir film. Yönetmenliğini İbrahim Büyükak’ın yaptığı ve başrolünü Oğuzhan Koç ile paylaştığı eğlenceli bir çalışmaydı. Ufak bir rol kaptım denilebilir. Benim için yeni bir şey oyunculuk fakat yetenekli olduğumu biliyorum ve devamı gelecektir mutlaka.
Şu anda yaşamını nerede sürdürmektesin?
Aslında cennette yaşıyorum denilebilir. Bir yanım dağ havası ve çam ağaçları, diğer yanım mandalina ve yosun kokusu. Bir insan daha ne ister. Hayatımın önemli bir kısmı burada geçti diyebilirim. Artık yaz kış yerleştim ve çok huzurluyum. İzmir Seferihisar ilçesine bağlı Ürkmez beldesinde İpekkum Sitesi’nde yaşıyorum ve sitemiz denize sıfır bir koy içerisinde. İşin güzel tarafı hem merkezi hem doğayla baş başa. Ailem 60’lı yıllarda Gümüldür’e geliyor ve burada kalıyorlar. Gümüldür-Ürkmez arası 5 km. Rahmetli dedem ve anneannem ve de annem daha çocukken buraya geliyorlar ve Gümüldür Eski Köy diye tabir ettiğimiz yere yerleşiyorlar. Dedem burada yıllarca öğretmenlik yaptığı için ailemize karşı halen bir saygı sevgi ortamı mevcut. Bu manevi miras anlatılamaz ancak yaşanır. Ben halen bu mükemmel coğrafyadan kopamadım ve hayatımı burada devam ettirmeye karar verdiğimden bu yana çok huzurluyum.
Müzik haricinde başka uğraştığın bir mesleğin var mı?
Bildiğiniz gibi Ziraat Mühendisiyim ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Seferihisar İlaçlama Birimi Bölge Amiri olarak görev yapmaktayım. İşimi çok seviyor ve tabiri yerindeyse aşkla yapıyorum. Herhalde bir daha dünyaya gelsem hiç düşünmeden bu işi seçerdim.
Müzik hayatında seni etkileyen önemli olaylardan bahseder misin?
Evet, unutamadığım anılarım var elbette. İlk aklıma gelenlerden birisi Bertuğ Cemil’in ”Duygusal Tuzaklar” albümü çıktıktan sonra hayranlarından birisiydim. Hala sıkı bir fanıyımdır. Kendisiyle tanıştım. Daha sonra İzmir konserinde kuliste görüşme imkanı bulmuştum. Bir zaman sonra muhabbetimiz ilerledi ve bana çok ama çok yardımcı oldu ve abi gibi abilik yaptı. İstanbul’a albüm görüşmeleri için gittiğim bir zaman beni evine davet etmişti. Esra abla ile çok güzel ve çok sıcak karşılamışlardı beni ve o gün Bertuğ Abi’nin odasında henüz çıkmamış albümün eserlerini dinlemiştik birlikte. Baştan sona kadar duyduğum heyecan mı desem mutluluk mu desem anlatamıyorum o duyguyu fena bir şey çok özel bir gündü benim için. Halen en çok değer verdiğim ve sevdiğim abilerim arasındadır. Bazen kırıldım bazen küstüm ama; Bertuğ Abim bir tanedir benim için. Büyük bir müzik adamı. Şunu da ekleyebilirim .Cengiz Köroğlu, Mehmet Çelikhan ve Ben Etiler’deyiz. Serkan Ayman’ın Bahçekat isimli stüdyosunda. Benim “Gitti” isimli eserimi şöyle kaydettik. Cengiz Abi karşımda çalıyor ve benim için efsanedir kendisi. Ben de söylüyorum eseri. Hiç bitmesin istedim biliyor musunuz. Böyle iki anı işte.
Eray Bozkurt




