Gözyaşları sel oldu
Geçirdiği kalp rahatsızlığının ardından yoğun bakımda tedavi altına alınan TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, dün tedavisinin 18. gününde hayatını kaybetti
Hastane tarafından yapılan açıklamada yoğun bakım sürecinde tedaviye yanıt vermeyen ve nörolojik tablosunun bozulduğu aktarılan Önder’in, çoklu organ yetmezliği nedeniyle saat 16.10’da yaşamını yitirdiği bildirildi.
AKM de yapılan cenaze töreninde duygusal anlar yaşandı.
Ceren Önder Kandemir babasına son vedasında şu sözleri söyledi:
“Merhaba çok teşekkür ederim gelen herkese…
Ben ne zaman bir şey yazsam babamı arayıp telefonda sesli okurdum. Onunla biz tek bir kişi gibiydik. Geçen hafta bir mektup yazdım şimdi onu sesli okuyorum. Beni duyduğunu biliyorum baba…
Baba, hayatın bütün rengi gitti. Benim bildiğim hayat bitti. Yeni bir hayat başlıyor şimdi ürkütücü, bilinmezliklerle dolu…
Bilmediğim bir şeyi senden duyma ihtimalinin kaybolduğu… Mavrasız…
Kendimi bildim biledi seni kaybetmekten korktum. Bu benim tek kabusum zaafım, burnumdaki sızı, yutağımdaki yumru, karın ağrımdı.
Öyle iyi öyle benzersizdin ki bu adam bana sadece ölerek acı çektirebilir derdim…
Gece gece çaldığın kemanın, cümbüşün, udun sesi…
Bir çırpıda okuduğun şiirler…
Günde beş kere ve her birinde yeni buluşmuşuz gibi bir heyecanla çıktığımız kahveler…
Evlere sığamayışın, kimseye kıyamaman, iyiliğe üşenmemen kimseye gücenmemen, kalp kırmaktan bile daha çok korkman, birinin onurunu kırmaktan…
Baba kalbim kırık diye arardım, baba grip oldum, baba öksürüğüm geçmiyor, baba kedim öldü, baba aşık oldum, baba uyku tutmadı…
Ben babalığına çok doydum. Şimdiye kadar verdiğin oğluma ve onun çocuğuna bile yeter.
Bir babaya ihtiyacım kalmayıncaya kadar doyurdun beni…
Ama dostluğuna doyamadım, o dostluğa doyulur mu?
Şimdi öfkelenmek istiyorum. “İki hafta sonra ‘Barış Protokolü’ imzalanacak sonra rahatız. Ameliyatta olacağım, iki haftada ne olacak?” demene kızmak istiyorum. Açlık grevlerine cezaevlerine, ,işkencelere… Bir tek kendinle ilgilenmeyişine kızmak istiyorum. Yapamıyorum…
Gidecek yolu olmayan bir amacı olmayan bir babası sen istemezdin demiştin.
Şimdi gitmek zorunda olmamanı istemez miydim?
Sana öfke duyanlar için, ‘yoksunluğun ve yoksulluğun öfkesi bu, sakın içinde nefret biriktirme’ diyordun, doğduğundan beri yoksulluk yoksunluk ve yetimlikle geçen ömründe sen öfkeni nereye sakladın? Ben hiç görmedim. Herhalde kalbine…
Bir tek mülk edinmeden, ikinci bir kazağı almadan, kimseden bir şey istemeden, borçsuz ve harçsız boğazını değil onurunu besleyerek yaşadığın bu dünyadan gidiyorsun baba.
Giderken neşenin birazını Can ve Yasin’e bırakarak ama rengin tamamını alarak…
Sana doyuncana sevgi verebildim. Her gün söyledim sevdiğimi. Doyuncana öptüm kokladım.
Şimdi tüm renklerim senin olsun. Gerçi sen orada da dostlarını bulursun.
Artık dinlen Turna kuşum. Biz iyi olacağız. çocuklara hep seni anlatacağız.
Şakaların ağzımızda eğreti dursa bile taklit etmeye çalışacağız.
İçimde tarif edemediğim bir huzur var şimdi. Artık mücadele etmek zorunda olmadığını bilmediğinin huzuru…
Seni ayakta son gördüğümüz gün bize bir poşet yumurta ve portakal vermiştin. Can’a vermek için daima bir cebinde mandalin bir cebinde fıstık ezmesi taşımanı, teneke kutulardaki ballara ve dinlenme tesislerine olan özel sevgini hiç unutmayacağım.
Seni ayakta gördüğümüz son gün arabana binmeden önce kullandığın son cümle kulağımı tırmalıyor şimdi. ‘Canonun düğününü görmeden gitmeyeceğim’
Tutmadığın sözün yoktu, gittin mi? Barışı görmek istiyordun, çocukların yetim kalması kalbini parçalıyordu. Sütten de ağzın hiç yanmıyordu. Bir tür barış mı bilmiyorum ama hastane koridorlarındaki sınıfsız bayraksız hüzünlü umutlu kalabalıkta barışa benzer bir şey gördüm ben…
Gözün arkada aklın bizde kalmasın. Seninle gurur duyuyorum…”
Önder Levent’teki Barbaros Camii’ndeki cenaze töreninin ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilecek.
ÖZGÜR ÖZEL’E SALDIRI
Hayatını kaybeden TBMM Grup Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder’in bugün Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen cenaze törenine katılan CHP lideri Özgür Özel’e yumruklu saldırı düzenlendi.
Özel’in saldırı sonrası başını tuttuğu ve korumalarının araya girdiği görüldü.
CHP Diyarbakır Milletvekili Zengin Tanrıkulu’nun saldırıya ilişkin yaptığı ilk açıklamada, “Bir utanmaz, bir alçak, bir provokatör. Kendisine Osmanlı çocuğuyum diyen bir provokatör” dedi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya saldırıya ilişkin X’ten yaptığı paylaşımda şunları kaydetti:
“CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’e yönelik gerçekleştirilen fiziki saldırıyı şiddetle kınıyor, kendisine geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.
Sayın Özel’e saldıranın S.T. adlı şahıs olduğu tespit edilmiş ve şahıs yakalanarak gözaltına alınmıştır.
Toplumuzun huzurunu bozmaya yönelik her türlü saldırı, şiddet girişimi hukuk önünde hak ettiği cezayı alacaktır.”
Cumhurbaşkani Erdoğan Özel’i telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerini iletti.
Özel’e saldıran Selçuk Tengioğlu’nun 2004 yılında Hatay’ın İskenderun ilçesinde yaşamakta olduğu evde cinnet geçirerek 2 çocuğunu öldürdüğü ve cezaevine girdiği öğrenildi.
Olayın yaşandığı dönemde 45 yaşında olan Tengioğlu’nun nun eşi Ayyuş Tengioğlu tarafından geçim sıkıntısı nedeniyle terk edildiği ve olay üzerine cinnet geçirerek gece odalarında uyuyan 17 yaşındaki kızı Mutlu ve 19 yaşındaki oğlu Barış’ı tabancayla vurarak öldürdüğü ortaya çıktı.
Bu arada Selçuk Tengioğlu’nun aile içi şiddet, cinsel taciz, esrar içmek ve satmak, polise mukavemetten birçok kez gözaltına alındığı ortaya çıktı. Bir süre psikolojik tedavi gören Tengioğlu’nun Mürseloğlu Lisesi’de okuyan kızları Mutlu ve Yasemin’in saçlarını sıfır numara kestiği de öğrenildi.




