Fürel,Türel,Cüher ve karşınızda Üç Hürel

Aslında bu başlıktaki sözler bana ait değil, bu sözler ünlü şovmen söz yazarı, besteci sevgili Fecri Ebcioğlu’na ait.

Bilenler bilir, usta şovmenin kendine has bir sunumu ve telaffuzu vardır. Bir keresinde sahneye Üç Hürel’i davet edecek ve ağzından üç kelimesi çıkıyor ve devamı bir türlü gelmiyordu. Fürel, Türel, Cüher gibi garip kelimeler çıkıyordu.

Rizeli bir anne ve babanın çocukları olarak dünyaya gelirler. Anne, Rize’nin ileri gelenlerinden. Baba ise telgraf memurluğu yapmakta. Önce dünyaya grubun gitaristi (1947) Onur gelir , sonra davulda yer alan (1949) Haldun, üç numara ise grubun solisti, gitaristi, tüm şarkılarının söz yazarı olan (1951) Feridun. Üçünün de doğumları birbirine yakındır. Feridun’un dünyaya gelmesinden beş yıl sonra da (1956) Aydın ve 1971 yılında ise ailenin en küçük ferdi olan Gül dünyaya gelir. Yani dört erkek bir kızdan oluşuyor Hürel Ailesi. Küçük yaşlardan itibaren müziğe hevesli üç kardeş, enstrüman alacak durumları bile yok. Babanın karne hediyesi olarak aldığı akordeonla sırayla bir saat boyunca üç kardeş çalıyordu. 1960 yılından itibaren  yaşamları farklı bir boyuta getirmekteydi onları. Makaralı teypler ortaya çıkmış müzik sevdasından vazgeçmeyen kardeşler, o dönem  sadece TRT radyolarının yabancı müzik yayını yapan kanallarından kulaklarını ayırmıyorlardı. O zamanlar Beatles, Elvis Presley, Animals onların ilk ilahları oluyordu. Karar verdiler ve “biz müzik yapacağız” dediler. Akordeondan başka kendilerine kalem kutudan vurmalı sazlar yaparak müzik yapmaya çalıştılar, başardılar da. Müziğe tutkun bu üç kardeş herkes tarafından da takdirle karşılanıyordu. İlk önce Biraderler ismini taşıyan grup oluşturdular. Gruba ise yeni arkadaşlar da gelmekte fakat Hürel kardeşler sadece kendilerinin olmasını istediği grupta sürekli eleman değiştirmektedirler.

ALAGÖZLERLE PROFESYONELLİĞE İLK ADIM

 

Bu esnada Onur, Alagöz kardeşlerden Ali ile arkadaş olur ve konserlerine hep birlikte giderler. Bir gün evlerine Selçuk Alagöz gelir ve ritim gitarcılarının ayrıldığını söyler. Feridun’a iş teklifi eder. Feridun çok şaşırır, çünkü üniversiteyi henüz kazanmıştır ve henüz 18 yaşında bir delikanlıdır. Baba Hürel’in bu işe sıcak bakmayacağı düşünülüyordu. Çünkü konserler, turneler derken evden uzaklaşalıcaktı.  Ancak Baba Murat Hürel aile konseptli Alagöz kardeşlerin bu teklifine sıcak baktı ve onayı verdi. Feridun Alagözlerin orkestrasında çalacaktı. Böylece ilk profesyonellik Selçuk Alagöz ve Orkestrası’ndan geldi. Diğer iki kardeş Onur ve Haldun başka elemanlar alarak Biraderler grubunu ayakta tutmaya çalıştı. Derken bir gün Alagözlerin iki elemanı askere alınır ve grupta eksiklik oluşur. Hemen devreye diğer kardeşler gelir ve Feridun, Onur ve Haldun yine ayrılmazlar, bu sefer Selçuk Alagöz ve Orkestrası’nda yer alıp, Rana Alagöz’e eşlik ederler. İşin ilginç yanı da şu, Alagözler üç kardeş (Rana-Selçuk-Ali) Hüreller de üç kardeş (Onur-Haldun-Feridun) olarak grubu devam ettirirler. Hürel kardeşlerin amacı aslında farklı sadece kendi müziğini yapmaktır. Böylece bu üç kardeş Alagöz Kardeşler’den ayrılmaya karar verir.

 

KABATAŞ VAPUR İSKELESİNDE KURULAN GRUP

 

Kabataş vapur iskelesinde, turne minibüsünde kararlarını verip ayrıldılar. Aynı yerde hemen grubun temelleri atılmış oluyordu. Ancak grubun enstrümanları Alagözlerde kaldığı için çalacak alet yoktu. Ne yapacağını şaşırırlar. Bu esnada Moğollar’dan Aziz Azmet ayrılır ve Üç Hürelden yoksun olarak birlikte çalışırlar.  Enstrümanların fazla borcu da kalmamıştır. Baba Murat Hürel araya girip tatsızlık çıkmadan her şeyi halleder. Hürel Kardeşler iki senedir istedikleri müziği yapamamaktan o kadar üzüldüler ki kendilerini evin boş odasını kaparlar. Hedeflerinde şu var; türkülerin aranjeleri değil, kendilerine özgü müzik yaratmak. Felsefesi ile imajı ile gerçek bir müzik topluluğu olmak.

 

İLK PLAK

 

Bir gün bir arkadaşları grubu Diskotür Plak’ın sahibi Antuan Şoriz ile tanıştırır. Diskotür Plak yeni isimlere kucak açan bir plak şirketidir. Denenmek üzere ilk parçalarını çalarlarken, “Durun” diye bir ses duyarlar ve beğenilmediklerini düşünürler. Ancak konuşan kişi “Hemen kayıt alıyoruz” der ve Üç Hürel hazırlıksız olduğunu söyleseler de kayıt alınır ve ilk plak ortaya çıkar:

Ve Ölüm / Şeytan Bunun Neresinde

 

Bu ilk plakla beraber kaçınılmaz şöhret hızla artmaya başlar, hele ki caz kokteyli adı da verilen çift saplı saz ve gitarla Hürel kardeşler beklediği çıkışları yakalarlar. Diskotür Plak’la birçok 45’likleri yayımlanır. Aynı zamanda dönemin en ünlü ses sanatçılara da Antuan Şoriz’in ricası ile eşlik ederler bunlar şöyledir;

 

Ersen – Dertli Kaval / Beni Hor Görme Kardaşım

Aziz Azmet – Haram / On beşinde Aldım Sazı

Nesrin Sipahi – Bir Mevsim Daha Geçti / Keçi Vurdum Çayıra

Alpay – Aşk Böyledir / Gönüllerde Bahar

Ayten Zenger – Ağlama Gelinim / Sokaklarda Geziyorsun

Meral Atakök – Masa Üstünde Tepsi / Kapı Önünde Durdum

Gül Ayşe – On Paralık Hovardalık / Deme Dedim Dedi

Saniye Can – Seko Seko / Entarisi Ala Benziyor

Halis Yamanoğlu – Tombili / Çiçek Dağı

Rana Alagöz – Düğün Alayı / Bir Gölge Gibi

 

Bu plaklar çıkarken de aynı zamanda aynı yıl içerisinde kendi 45’lik plakları da yayımlanır. Grubun Diskografisi’ne bakacak olursak eğer;

 

Ve Ölüm / Şeytan Bunun Neresinde (DT 5008)

Gurbet Türküsü / Diday Dom (DT 5018)

Pembelikler / Ağıt (DT 5038)

Lazoğlu / Gül’e Ninni (DT 5048)

Yara / Döner Dünya (DT 5058)

Ağlarsa Anam Ağlar / Kara Yazı (DT 5068)

Madalyonun Ters Yüzü / Haram (DT 5088)

Canım Kurban / Anadolu Dansı (DT 5098)

Ömür Biter Yollar Bitmez / Sevenler Ağlarmış (DT 5108)

Hoptirinom / Mutluluk Bizim Olsun (  DT 5128)

Küçük Yaramaz / Gönül Sabreyle Sabreyle (DT 5138)

Boştur Boş / Ben Geçerim Gönül Geçmez (DT 5226)

 

İşin en ilginç yönü nedir bilir misiniz? Üç Hürel’in plaklarının matris numaralarının hepsinin de sonu 8 ile bitmektedir. Bu sadece bir tesadüftür. Sadece son 45’likleri olan “Boştur Boş” plağı DT 5226 ile bitmektedir. Grup ilk uzunçalarını ise 1972 yılında 3 Hür-El olarak yayınlandı ve Altın Long Play ödülünü aldılar. Yine aynı yıl en çok dinlenen topluluk ödülünü aldılar. 1974 yılında Demokrat İzmir Gazetesi’nin düzenlediği ankette de Yılın Topluluğu ödülüne layık görüldüler. Müzik çalışmaları devam ederken arada Feridun Hürel Solo bir 45’lik plak’da çıkarttı. Bu parça günümüzde bile dinlenmekte; Bir Sevmek Bin Defa Ölmek Demekmiş / Üzülmeye Değmez Hayat . 1975 yılında Onur Hürel kısa dönem olarak askere gider ve müziğe beş ay kadar ara verirler. 1977 yılında ise Feridun ve Haldun askere giderler ve ister istemez müziğe yine ara vermek zorunda kalırlar. Aynı yıl müziğe ara vermenin bir başka noktası ise yaşanan bir trafik kazası sonucu annelerini, teyzelerini ve kuzenini kaybetmeleridir. Ve böylece müzikten koparlar, iş hayatına atılırlar. Ama gönüllerinde hep müzik vardı hep müzik. Ta ki 1996 yılına dek grup aynı coşkuyla bir kez daha birleşmiş “Efsane Yeniden” diyerek müziğe geri dönmüşlerdi. Sadece sahneye çıkmamaktadırlar. 1999 yılında ise “1953 Hürel” isminde eski ve yeni parçaların düzenlenmiş olduğu albüm yayınlanır, bu albümde babasının annelerine yazdığı şiiri beste haline döndürerek seslendirmişlerdir.

 

Mezarımın taşına da belki yosun sarılır

Belki senden o zaman da

Gönlüm biraz ayrılır, gönlüm biraz

Belki senden o zaman da

Gönlüm biraz ayrılır, gönlüm biraz

 

Şu anda müzik yapmasalar bile, yaptıkları besteleri birçok sanatçı tarafından seslendiriliyor. Günümüzde hala dinlenilmekte ve sevilmektedir tüm parçaları. Ayrıca 2013 yılında başrollerini Isabelle Huppert’in oynadığı komedi gerilim filmi olan “Tip Top” isimli Fransız filminde grubun ilk 45’liği olan “Ve Ölüm” parçası kullanılmıştır.

 

Bir bakarsın hayat biter

Güzellikler birden kaybolur

Madalyonun ters yüzü bu

Her güzellik bir gün yok olur

 

 

 

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu