Zamansız Fincanlar
Kültür ve Turizm Bakanlığı izni ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) tarafından Smyrna Antik Kenti’nde süren kazı çalışmaları sırasında bulunan, Kütahya çini ve seramik fincanları sanatçılar Şebnem Sunay ve Melek İkiz’in çalışmaları ile yeniden hayat buldu.
Sanatçılar altı aylı bir çalışma ile dönemin Kütahya’nın tarihi çini fincanlarını aynı desenlerle ve malzemelerle yeniden yaparak “Zamansız Fincanlar” isimli bir sergi açtı.
İzmir Kültür Sanat Fabrikası’nda açılan serginin danışmanlığını Antik Smyrna Agorası Kazı Başkanı Prof.Dr. Akın Ersoy ve Sanat Tarihçisi Doç.Dr. Sevinç Gök üstlendi.
Kazı heyeti başkanlığını yürüten İKÇÜ Türk İslam Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Akın Ersoy, alandaki arkeolojik çalışmalarda Helenistik Dönem’den Cumhuriyet’in kuruluşuna kadarki süreci kapsayan önemli buluntulara ulaştıklarını söyledi.
Smyrna’daki kültürel mirasın sadece Antik Çağ’a ışık tutmadığını, Osmanlı döneminden de eserlere ulaştıklarını anlatan Ersoy, “Bu objeler içinde 17. yüzyıldan 20. yüzyıl başına kadar İzmir Limanı’na ulaşmış Avrupa seramikleri de yer alıyor. Son yıllarda İzmir’in her noktasında yaptığımız kazı çalışmalarında da Osmanlı arkeolojisine dönük çok sayıda objeye ulaşıyoruz ki bunların içinde Kütahya çini fincanları da var.” dedi.
Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevinç Gök İpekçioğlu ise Smyrna Agorası’nın, İzmir’in tarihi araştırmaları açısından önem taşıdığına dikkati çekti. Alanda Osmanlı dönemi seramiğinin yanı sıra Avrupa’dan ithal edilmiş objelere de ulaşıldığını dile getiren İpekçioğlu, “Bunlar, Agora yerleşkesinde yaklaşık 300 yıllık bir hayatın nasıl idame ettirildiğini, sofra kültürünün veya mutfak kültürünün nasıl olduğunu bize anlatan önemli buluntular arasında yer alıyor.” diye konuştu.
İpekçioğlu, en eski seramik buluntularının İtalyan imzalı olduğunu kaydetti ve”Örneğin ay yıldız motifli, üzerinde Osmanlıca ‘Afiyet olsun’ yazan ve tamamen Osmanlı beğenisine sunulan, Osmanlı iç piyasası için üretilmiş seramiklerle karşılaşıyoruz.” dedi.
Seramik örneklerin mutfak ve sofra kültürüne ait detaylara işaret ettiğini söyleyen İpekçioğlu, “Geleneksel kültürümüzde yere sofra kurularak, sini koyularak ya da sofra bezi serilerek yemek kültürünün devam ettiğini biliyoruz. Ama şu da bir gerçek, İzmir’de Levanten kültürü de var. Hem Levantenler hem gelen yabancılarla ciddi bir sofra kültürünün de olduğunu anlıyoruz. Kapların takımlar halinde yapılmış olduğunu da görebiliyoruz. Bunlar da güzel bir sofra ve mutfak kültürünün olduğunu gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Sanatçılar Şebnem Sunay ve Melek İkiz ise yaptıkları açıklamalarda; “Öyle güzel desenler ve işçilik var ki, yaptığımız çalışmayla bunları günümüze taşımanın, yeniden hayat vermenin mutluluğunu yaşıyoruz. bize bu olanağı sağlayan herkese sonsuz teşekkürler” dediler.
Sergi 23 Mart 2025 tarihine kadar 09.00-17.30 saatleri arasında görülebilir.




