Yolun yolculuğu

Her hayat bir roman!

Her insan kendi romanının kahramanı…

Kalp tüm yükü sırtlanırmış da kırıklıkları canını yakarmış. İnsan, çıkmazlardan bir sokak keşfedene dek döner dururmuş kendi ördüğü duvarlar arasında. Her insanın tükendiği, kendini bile yok saydığı dibi vardır. Bilmeden bazen kimi zaman da istemeden o dipte nefes almaya çırpınır. Çünkü reddedişlerin en haklısıdır kulaklarında duymak istediği şarkı.

Bu kendi yarattığı en güzel senfonidir. Dünyaya meydan okuma senfonisi…

Yolu bilse de omuzlarında hissetmek istediği sıcak parmakların şefkati, takatsız düştüğünde ayağa kaldıracak olan güven dolu sadakati ister aslında. Ve istemektir insanı en çok bitiren. İstersin sana hakkın olmadığı anlatılır, istersin karakterin imtihanın olur. İstersin ayıplanır, yerden yere çalınırsın gururunu sarmaladığın göğsünde. Zorla öğretirler insana, “İstemeyeceksin!”

Hayat tek biletlik bir yolculuk dönüşü olmayan,

İnsansa her adımda keşkelerin esiri geriye dönüp bakan,

Dedim ya her hayat bir roman!

Şimdi varsın, ya sonran?

Karanlıkta yürüsen de gittiğin yol yürütür ayaklarını. Yol aynı yolsa bilirsin neresi sapa. Kalp çarpar merak eder akıl, devam eder korka korka adımlamaya…

İnsanın sırça köşküdür yüreği. Ağlar da için için belli etmez gamı kederi.

Her yol zamanında yürünmeli vesselam. Her selâm yerinde verilmeli. Dünyalık işler tükendiği vakit bünyelik işler de iflas bayrağını sallıyor. Ne tükenmeli ne de tüketmeli.

Beslemeli insan bir o kadar da beslenmeli bilgelikten. Karanlıkta kaybolmamak için yürümeli gözü kapalı. Gören gözle bakmalı, seçmeli hakikati.

Gözleri gören insanla birleşmeli eller ve yürümeli zifirisinde karanlığın. Çünkü kayıp gitmez hiçbir ruh göremediğinde. Sen kendini bul önce sendeki sen yeryüzünde değil mânâ âleminde. Sendeki seni görebilenlerledir yolculuğun,

Sen’i görebilenledir yolun yolculuğu…

Kalp karanlıkta da görür!

Gamze Bargın Bulmuş

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu