“Yeniden ülkemizi tek haneli bir enflasyona kavuşturmak bir anda olmaz. Bunu da zamanla başarıyla tamamlayacağız”
İzmir’i ziyaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz AK Parti İzmir İl Başkanlığı’ndaki toplantının ardından İzmir Ticaret Odası’na geldi. İZTO’daki” İş Dünyası Buluşması”nda İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ile buluşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz önemli açıklamalar yaptı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “İş dünyası ülkemizin kalkınmasına, ticaretine katkıda bulunuyorlar ve onlara da şükranlarımız sunuyorum. Orta Vadeli Program (OVP) ile bir giriş yapmak isterim. Dünya çok iyi bir dönemden geçmiyor. Pandemi sonrasında dünyanın büyümesi ve ticaretin tarihsel döneminin de altında seyrediyor. Bölgemiz de maalesef iyi bir dönemden geçmiyor. Kuzeyde savaş ve hepimizin içini yakan Gazze’deki insani hiçbir değere sığmayan katliamın yanında deprem afetini de yaşadık. Çok olumlu şartlarda değiliz. Ama şuna inanıyorum, bu zorlu dönemler şirketlerin pozitif ayrışmasında bir fırsat. Yakınsamayı sağlamak bu tür sıkıntılı dönemde hepimizi iyileştirecektir. Gelişmiş ülkelerdeki fark da bu dönemde söz konusu olabilir. Türkiye ise bu dönemlerden istifa edebilecek” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, elindeki verileri aşamalar halinde masaya yatırarak “OVP’yi yeniledik. Geçen yıl seçimler oldu ve siyasi belirsizlik ve politik belirsizlik bitti. Makro ekonomide iç ve dışarıda bir çeşit güncelleme yaptık” diyerek sözlerine şöyle devam etti:
“Yeniden ülkemizi tek haneli bir enflasyona kavuşturmak bir anda olmaz. Bunu da zamanla başarıyla tamamlayacağız. İkincisi ise büyümedir. Kalkınmakta olan bir ülke olarak belirli seviyede sürdürme ihtiyacımız var. Gelişmiş ekonomiler gibi istikrar meselesiyle de uğraşmış değiliz. İstikrar programı ve kalkınma programını eş zamanlı olarak harekete geçirerek şekillendirildi. Üçüncü ise sosyal refahı arttırma yoluna girdik. Bu kalıcı olmalıydı. Bu konuda ise enflasyonun düştüğü, sürdürebilirliğin sağlanması en temel amacımız. Bunun yanında ise depremin yaralarını sarma ve ülkemizin ilerleyen günlerde dirençli hale getirilmesi önemli. Onun dışında rakamlar değişiyor. Bu bize özgü değildir. Dünyada revize etmeyen bir ülke yok. Bir miktar kontrol edilemeyen faktörler vardır. Geçen yıl OVP yapılırken Gazze’deki insanlık dramı ve birtakım gelişmeler yoktu. Bu süreçler de bizleri etkiliyor. OVP’nin büyük oranda gerçekleştirdiğini de hedeflerimizn de ötesinde iyileşme, bazılarında ise geride olduğumuzu ifade edebilirim. Beklentilerimizden ise iyi durumdayız.”
Yılmaz, “Geçen yıl ekonomimiz yüzde 5.1 büyümüştü. Bir yıl ve iki yıl büyümek önemsiz. Önemli olan uzun süre yüksek büyümeyi sağlamaktır. Ülkemiz 20 büyük ülkesiyken bu yıl 17. olmuşuz. Satın almamız ise 18. iken bu yıl 11. olmuşuz. Geçen yıl milli gelir 1 trilyon doları geçti. Bu yıl beklentimiz ise 1.3 trilyon mertebesine çıkması ve kişi başı milli gelirin artmasını bekliyoruz. Burada TL’nin güçlenmesi ciddi rol oynuyor. Bu yılın ilk 6 ayında büyümemiz yüzde 3,8 olarak gerçekleşti. Ortalamamız ise 5.4 seviyesinde. Dünya ile karşılaştırıldığında ise 3-3,5 aralarında. Bu da küçümsenecek bir büyüme değil. Büyümenin ne kadar olduğu kadar nereden de kaynaklandığı önemli. İç veya dış talepten mi geldiğine bakmak lazım. Temel çerçevemiz ise dengeli büyümedir. Bunu da yakalamış durumdayız. Özellikle 2024’ün ikinci çeyreğinde dış talebin büyümeye katkısı iç talebi aştı. Yıl sonu itibarıyla da beklentimiz yüzde 3,5 ile büyümeyi kapattık. Yüzde 0,5 ile revizyonu kapattık. Bu da çok büyük bir atak değil” şeklinde konuştu.
Yılmaz, şunları ekledi:
“Üç tane önemli olumlu etki var. Küresel ortam önemlidir. Birincisi bizim ihracatımızı kurdan çok fazla etkileyen dış parardaki büyütmedir. Cari açığı çözmek istiyoruz. 2023’ü yüzde 4 ile kapattık. Haziran ile 2.2, Ticaret Bakanlığı ise yüzde 2 ve yıl sonunda da yüzde 1.7 ile kapatmayı ön görüyoruz. Dış dünyadaki borçlanma ihtiyacı azalıyor demektir. Dış finansta karşılamayı düşürdük. Önümüzdeki dönemlerde ise yapısal adımlarla cari açığı ise yüzde 2 ve altına indireceğiz. Turizmde en büyük önemli dengeleri sağlayacağız. İzmir’in bu konuda arzu edilen yerde olmadığını da söylemek isterim. Son bir yılda ne yaptınız? derseniz finansal temel olarak TL olan tercihi ve cazibenisi arttırdık. Mevduatta payı yükseldi. KKM diye bir geçici mekanizma oluşturuldu. Aşama aşama bunu kaldırıyoruz. Son yılda 2,5 trilyon TL depreme para ayırdık. Buna rağmen bütçe açığımızı belirli bir seviyede tuttuk. Son olarak ise şunu belirteyim. Bizim programımız sadece bir para programı değil. Burada maliye politikası ve yapısal reformlarla tamamlanan bir OVP’yi ortaya koyuyoruz. Bir taraftan para politikası Merkez Bankası’ yla yürütülen maliye politikalarıyla destekliyoruz. Kamu harcamalarının milli gelire oranı düştü. Geçen yıl 1,2-2 puan düştü. Gelecek yıl eğilim devam edecek. Maliye politikaları kanalıyla enflasyonla mücadele sürdürülüyor. Kalkınmakta olan bir ülke olarak uzun ve orta vadeli konuda yapısal reformlar önemlidir.”
Toplantıda oda başkanları da ekonomik değerlendirmeler yaptılar. Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.




