Sabri’nin duvarından Spor ve Spor Extra’ya
Metin Ok, Dursun Özmen (Foto Dursun), Hikmet Kızak, Abdullah Yavuz, İzzet Güney, Ahmet Özcan, Salih Tekfidan ve daha niceleri. Geçtiler bu alemden, unutmadık. Ayazda, güneşin altında, yağmur, çamur, kar, dolu, tipi, sis, is demeden, haber yetiştirmeye çalışan emekçi spor muhabirlerimiz. Rekabet günleri ama dostça, paylaşımda zirve.
İnternet, akıllı anında fotoğraf çeken yollayan telefon, whatsapp grubu filan, metro, tramvay yok. Basılı gazete, daktilo, A-4 sarı kâğıt, fotoğraf banyosu var, teknoloji arttı, bu kez emekçi sayısı azaldı. Gerek yokmuş yani. Basılı gazete kalmayacak pek yakında, ne yazık ki. Yeni çağın düzeni bu. Şu anki imkanlar o vakit olsaymış var ya.
Başlangıcımız benzer, Mustafa Özergene kardeşimle. Duvar gazetesi yapardım İzmir Karataş Lisesi(İKL) ‘nde, müdürümüz merhum Abdürrezzak Tuğcu, kontrol ederdi. Sakıncalı mı diye. Malum 12 Eylül 1980 askeri darbe günleri. İKL’ye başladım lise 1, hoop darbe oldu. Lodosta balıkların okul bahçesine doluştuğu zamanlar. Yeni Çamlık’ta bir genç, aynı yıllar. Şimdi market oldu, Sabri’nin köşedeki kahvesi, kıraathanesi. Bir genç yazmaya, okutmaya meraklı. Maç sonuçları, yorumlar yazar çevre kulüpler, takımlarla ilgili. Adı üstünde kıraathane, sadece okey döşeme yeri değil okuma yeri. İlgi çeker, takip eder herkes.
Özergene’nin ufacık yaşında pek hoşuna gider, daha ateşlenir. 3 ay kadar, üşenmez yapar. Sonra bırakınca, ‘Nerde bizim gazete’ diye feryatlar başlar. 1 numaradır Yeşilyurtspor ile Karabağlarspor’un kalesini korur. Hem de en iyi zamanlarında. 1983’den 91’e kadar forma giyer, sağlık sorunları başlayınca kaleyi terk etmek zorunda kalır. Ama kenara çekilmez. Yazma, bildirme, okutma aşkı kabarır da kabarır. Radyolar ve YeniTV ile devam eder. Facebook’ta yazar. ‘Bizi de yaz abi’ diyen sayısı artar.
Herkesi yazar, sıra evlatlara gelir, aynı maçta buluşurlar. Üç evlat, üçü de erkek futbola başlar. Zorla değil, içten. Furkan, Burak Dinçer ile Arda. 80’ler cumartesi pazar yoğun çalışıp, özel haberler bırakırdık masaya,
Hafta içi takipteyim. Bir sabah, halk otobüsüne bindim, uykusuzum ama gençlik var ya. Bir baktım bir amca Hürriyet’i açmış tam da benim yazımı okuyor. Cep telefonu vardı da biz mi çekmedik. Manşettir ayıptır söylemesi. Yaş 19 filan, ne büyük saadet, yaşadım.
Baba Özergene de o adrenalini bünyeye monte edenlerden. Sabri’nin duvarından Spor ve Spor Exstra’ya uzanan yol böyle başlar. Her sportif başarının ardında mutlaka bir kadın vardır. Gizli kahramandır. Dört erkek yolu gözler, eşi farklı zamanda üç evlat eş zamanlı. Kolay değil. Dengeli doğru beslenmesi, uykusu, dinlenmesi, sevinci moral bozukluğu stresi heyecanı, çamaşırı tozu kiri pası, yetmedi sakatlığı yarası beresi tentürdiyotu soğurtucusu, şişliği açık kapalı çizikleri bitmez. Hepsiyle ilgilenir, ayrı ayrı ana yüreğiyle. Evinin yıldızıdır, ışıldayanıdır. O Yıldız Özergene’dir.
İhtilalle liseye başladım dedim ya. Yine tıpkı rahmetli anam babam gibi bir askeri darbe günü evlenmişler. Babam cennet mekân Mehmet Aydınoğlu ‘Hatun ile evlendik ihtilal oldu’. Gün ay olarak aynı, yıl farklı tabi ki de. Yıl dönümü yani. 1960’dan, 1994’e. 27 Mayıs 1994’de ‘evet’ dediler birbirlerine, Yıldız-Mustafa çifti. Üç evlat. Furkan ile Burak Altay’da başladı Altınordu’ya geçti, Arda direkt olarak Altınordu’da yola çıktı. Burak Dinçer futbolu bıraktı, yolunu eğitime kaydırdı. Kaleci Furkan ile golcü Arda aynı maçta, karşılıklı yer aldı. İki kardeş de takım kaptanı.
Aynı evde sabah kahvaltı yaptılar, birlikte gittiler, rakip oldular. Mesev ile Buca Belediyespor formasıyla kardeş kardeş oynadılar. İşte o bir zamanlar kahvehane duvarına yazan Mustafa Özergene, oğullarını haber yaptı. Yapacak tabii. haberin en babası, baba haber. ‘Furkan gol yemesin’, ‘Arda gol atsın’ diye yüreği kıp kıp atan bir baba. Babalık böyle bir şey işte.
Furkan 1998’li, Burak Dinçer 2000’li Arda da 2006’lı. Furkan ile Arda devam ediyor, Burak da spor eğitmenliği yapıyor, Optimum MacFit’te.
‘Her şey ailede başlar’, daha doğrusu ‘anne ile başlar’, ‘baba ile devam eder gider’. Bu böyle. Ne ekersen onu biçersin, boş laf değil. İyi ki varsınız. Özergene ailesi, spora katkıdan dolayı sizlere maaile ödül verilmeli. Bugün pazar malum, anneli babalı evlatlı başarılar kolaylıklar diliyorum, rastgele Özergeneler..
Metin Aydınoğlu




