Özgür Filistin yolunda
Özgür Filistin adına en önemli adım atıldı geçtiğimiz günlerde. Gazze’de kalıcı ateşkes.
Kolay değildi; ama başarıldı. Nobel Barış Ödülü’ne göz koyan ancak alamayan ABD Başkanı Donald Trump’ın uzun süredir yürüttüğü diplomasi nihayet sonuca ulaştı.
Gazze’de kalıcı barışın gerçekleşmesi ‘Özgür Filistin ‘ adına da en büyük umut ışığı.
Hem Trump, hem HAMAS Lideri Halil El Hayya , barışa katkıları nedeniyle Türkiye, Mısır ve Katar’a teşekkür ettiler. Bu bir anlamda Gazze’nin imarı ve Filistin devletinin yapılanması konusunda Türkiye ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ‘ın da belli ölçülerde söz sahibi olmasının göstergesi.
ABD temel güç olarak ortada, ama bölgede istikrar için mücadele veren Türkiye ve Mısır’da farklı bir konumda.
Tarihi, jeopolitik ve stratejik olarak önemli bir nokta ; Filistin; Gazze.
Sadece din ve politika anlamında değil; ticaret, sanayi ve kültür için de öyle..
Kutsal topraklar; Yahudiler, Müslümanlar ve Hristiyanlar için.
1917 yılında Osmanlı yönetiminden çıkana dek 400 yıl büyük ölçüde istikrarlı bir süreç yaşayan bölge için en önemli beklenti; aynı ruhun oluşması.Kolay mı? Değil, elbette.
Ama uzlaşı kültürü, karşılıklı anlayış, insani ve vicdani yaklaşımlar, bir de ‘barışçıl’ siyasetin egemen olması gelecek adına en büyük umut.Bekleyip göreceğiz.
Tabi İsrail Başbakanı Netenyahu’nun ‘sert ve acımasız çıkışları’, zaman zaman yaptığı yorumlar ‘korku dağları ‘ oluşturmuyor mu?
Evet; ama ABD ve Trump’ın bu konudaki güvencesi de ciddi bir güç!
İşin dinsel ve tarihi boyutu karışık. Üstelik iddialı. İsrail’in M.Ö. 2. yüzyıla uzanan bölgedeki etnik varlık iddiaları.. İsa ve Musa peygamberlerin bu topraklarda peygamber olması.. Siyonist örgütlerin 1900’lü yıllar başına giden yapılanmaları. Altı gün savaşları; İsrail’in yayılmacı politikaları. 1964 yılında Filistin Kurtuluş Örgütü ‘nün (FKÖ) kurulması.
Çatışmalar, çatışmalar.Ölümler, ölümler..Acılar, acılar..
Ve Mescid – i Aksa’nın burada olması. Türkiye ve İslam dünyası adına ilk Kıble..El Halil camii en önemli mescidimiz..Cami olan kiliseler.. Müslümanlığın yaygınlaşması..Bölge herkes için değerli.
Ama.. Barış o kadar da kolay değil.
Zaman alacak, sancılar yaşanacak.
Soru işaretleri de çok..
Örneğin; İsrail askeri çekilmezse nasıl kalıcı barış olacak?
Trump’ın deyimiyle Fransız Riviera’sı bir hayal mi? Yoksa birileri orada rant peşinde mi?
Provokatif eylem ya da olaylara karşı dikkatli olunması gerekiyor! Neden? Çünkü Mossad’ın HAMAS içinde gizli elleri olabilir.
Barış gücü yapılanması da önemli. Türkiye, Mısır ve Katar dışında Fransa’nın, Almanya ‘nın, İngiltere’nin konumu ne olacak? Garantör devletlere ne tür güvenceler verilecek. Barışın güvencesi ABD Başkanı Trump ama bu ne kadar gerçekçi? Acaba Filistin pasifleştirilip İsrail mi kurtarılıyor!
Gazze ve Batı Şeria’nın birleştirilmesi, iki devletli çözüme yönelinmesi, adil bir barış oluşması ne denli güvence altında. Bu konuda çağrı yapan Türkiye, Mısır, Endonezya gibi ülkelerin sesleri ne ölçüde karşılık bulacak.. Dedim ya ; bundan sonrası da kolay değil..
Ama dünya ses verdi.
Aktivist Greta Thunberg’in ‘ Gazze’de soykırım var’ sesi, teknelerle yardım ve kamuoyu oluşturma çabaları barış sürecini geliştirecek hiç kuşkusuz. Barışçı dünya ses vermeye devam edecek.
Benim aklımda hala o anlamlı slogan; Peace; it’s now or never ( Barış ya şimdi , ya hiç bir zaman)
Unutulmaz sanatçı Elvis Presley’in 1960’lı yıllara damga vuran, ama hala zirvede olan o müthiş şarkısı.Barış sürecinin de şarkısı belki..Ya şimdi, ya hiç bir zaman.
Bir süre gelişmeleri izleyeceğiz.Sonucun halktan ve barıştan yana olması en büyük dilek.
Yıkılan şehirler, ölen çocuklar..
Bir sürü belgesel..Benden de iki küçük öneri; vaktiniz olursa izleyin; iki Filistin filmi: Gaza; Mon amour ( Gazze; aşkım) ve 200 meters ( 200 metre)
.Bir de sevincim ; oradaki çocukların korku dolu gözleri gülecek belki.. Ve nihayet karınları doyacak.. Günler, haftalar, aylar sonra..
Bu bile güzel..
Melike Toprak



