Ortak akıl ve bilimle çözüm

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, su ve tarım konularının yalnızca üretim değil, aynı zamanda kalkınma meselesi olduğuna dikkat çekti. Tugay, “Sanayi, tarım ve hayvancılık için üretmeye devam etmeliyiz. Çocuklarımızın eğitim alabilmesi, insanların sağlık hizmetlerine erişebilmesi ve altyapının ayakta kalması ancak kalkınmış bir ülkenin sağlayabileceği imkânlarla mümkün” dedi. Tarım ve hayvancılığın İzmir için vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Tugay, üreticilerin emeklerinin karşılığını alması gerektiğini, bunun için su ve toprağın korunmasının şart olduğunu belirtti.

Tugay, su krizine çözümün ortak akıl ve bilimsel yöntemlerle mümkün olacağını vurgulayarak üniversitelerden akademisyenlerin de yer aldığı bir Su Kurulu oluşturduklarını açıkladı. Arıtılmış suların yeniden kullanımı, modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması ve sanayide su verimliliğinin artırılması gibi uygulamaların birlikte değerlendirileceğini ifade eden Tugay, sürecin çok paydaşlı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini belirtti. Tugay, sulama ve tarımsal kalkınma kooperatiflerinin sürecin en önemli paydaşları olduğuna dikkat çekerek, yanlış yönetimlerin yarattığı sorunlara işaret etti. “Bu ülkeye artık kimse kıymasın. Herkes elindekinin kıymetini bilsin. Biz bunu birlikte yapacağız” dedi.

Tugay, üreticilere seslenerek, “Gerçekten üretim yapmak isteyenin yanında oluruz; ancak sürdürülebilir ve örnek olacak çalışmalar görmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, kent merkezinde günlük içme suyu tüketiminin yaklaşık 648 bin metreküp olduğunu ve mevcut barajların tarihsel olarak en düşük seviyelere indiğini aktardı. Erdoğan, “Saniyede yaklaşık 2 bin litre ilave suyu sisteme kazandırdık. Orta ve uzun vadede alternatif kaynakları da konuşmak zorundayız. Tasarruf ve bilinçli kullanım, İzmir’in su geleceği için en güçlü araçlarımız” dedi. Erdoğan, kayıp-kaçak oranının yüzde 24,8’e düşürülmesiyle 5,6 milyon metreküp suyun sistemde tutulduğunu ve bu başarının kısa vadede önemli bir kaynak olduğunu belirtti. Ayrıca Tahtalı Barajı’nın ölü hacminde bulunan suyun sisteme kazandırılması için hazırlıkların sürdüğünü, deniz suyu arıtma tesislerinin iklim değişikliği koşullarında kaçınılmaz bir seçenek olduğunu ifade etti.

Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, İzmir’de 289 kooperatifin faaliyet gösterdiğini ve belediye olarak sulama tesisleri, hayvan içme suyu göletleri, kuyu yapımı ve bakım-onarım çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini açıkladı. Üngür, mevcut tesislerin bakım-onarımını gerçekleştirdiklerini ve üreticilere ekipman desteği sağladıklarını kaydetti.

Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, iklim değişikliğinin İzmir ve Ege havzaları üzerindeki etkilerine ilişkin güncel verileri paylaşarak, yağış miktarının azaldığını ve sıcaklık artışlarının şiddetli hissedildiğini belirtti. Kurucu, önümüzdeki 15–20 yılda su kaynakları üzerindeki baskının artacağını ve havza bazlı planlama ile uzun vadeli su yönetimi politikalarının artık bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

Tarihi Havagazı Fabrikası’ndaki toplantı, kooperatif temsilcilerinin görüş ve önerilerinin alınmasının ardından iki saati aşkın süren bir oturumla sona erdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu