Latmos

 

Aydın’ın  en güneyinde  ve yaklaşık  1,5 saat süren  yolculuktan sonra ulaşılan  Beşparmak dağlarında Latmos  antik kenti ve  dağın güzelliğinden  bahsetmek istiyorum.

Koçarlı ,Söke Milas ve Karpuzlu ilçelerini kapsayan  Beşparmak dağları  tarihin izlerini taşıyan kaya resimleri ve Heraklia ve Latmos antik kentler ile tanınan  yalçın kayalıkların bulunduğu  doğal bir Arkeo –Jeo park  olarak  tescilli olması gereken  bir  alan.

Muğla ve Aydın kentlerinin   sınırında ,  hakim manzarası ile  yüksek  yerleşim yerine  Aydın’dan Koçarlı ilçesine bağlı ve  güneydeki  son köy olan  Bağarcık  mahallesinden  ulaşılıyor.

Aydın ve Muğla İli sınırları içinde bulunan Bafa Gölü’nün doğu kıyısındaki Latmos (Beşparmak) Dağları, Türkiye’nin batı kıyılarının doğal güzellikler açısından en etkileyici ve arkeolojik bulgular açısından en zengin yerlerinden biridir.

Latmos’taki arkeolojik bulgu ve kalıntılar Neolitik Dönem’den Osmanlı Dönemi’ne dek uzanmaktadır. Latmos’taki buluntulardan en önemlisi MÖ. 6. Bin – MÖ. 5. bin ilk yarısına tarihlenen kaya resimleri olup bunlar Anadolu Prehistorya arkeolojisinde son on yılların en büyük keşifleri arasında yer almaktadır. Kaya resimleri insanlık tarihinde önemli bir adımı belgelemektedirler. Latmos’taki kaya resimlerinden, insanların o zamandan bu yana doğru ne türden aşamalardan geçtiği anlaşılmaktadır. Yerleşik düzene geçişle aile ve aile içinde de yaşamın sağlayıcısı olarak kadın önemli bir yer tutmaktadır. Bu da kaya resimlerinin konusudur:  İnsan topluluğu, aile, erkek-kadın ilişkisi, anne ve çocuk. Bu resimlerde gerek insana, gerekse hayvanlara karşı bir şiddet sahnesi bulunmamaktadır.

Beşparmak Dağları’ndaki kaya resimlerinin konusu ve resim dili dünyadaki kaya resim sanatı içindeki biricik olma özelliğine sahiptir.

Tarih öncesine ait bu resimler, şimdiye dek tüm kaya resmi sanatı içinde, konu ve resim dili açısından tek olma özelliğine sahiptir. Kaya resimlerinin yanı sıra Hellenistik, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait birçok bulgu aynı coğrafya üzerinde farklı alanlara dağılmış durumdadır.

Ülkemizde ilan edilmiş   mevcut  48 Milli park  kapsamında yer almayan Beşparmak Dağları için , çevre  gönüllüleri  Milli Park olması için  kampanyalarla binlerce imza toplamalarına rağmen henüz Beşparmak dağları Milli Park statüsünde  korunma altına alınmayı bekliyor. Daha turizme tam açılmamış, kültürü ve tabiatı yönüyle tek olma özelliği yaşayan ve bir nevi prehistorik ( tarih öncesi ) açık hava müzesi niteliğinde olan bu yörenin, büyük bir hızla yaygın bir şekilde açılan maden ocaklarının tehdidi altında olduğu gerçeğine duyarsız kalmayan yetkililerce dünyada sadece Fransa da bir küçük örneği bulunan   Beşparmak Dağları‘ndaki prehistorik kaya resimlerinin bulunduğu   alan    2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında tescil ederek, çevreleri 5 ayrı alansal bölgeye ayrılarak I. Derece Arkeolojik Sit ilan edilmişti.

Söke ilçesine bağlı Karakaya Köyü bölgesinde; Göktepe Kutsal Alanı ve Kaya Resmi, Karadere Kutsal Alanı ve Prehistorik kaya resimleri, Kavalan, Kovanalan ve Bozalan prehistorik kaya resimleri tescil edilerek, 1. Derece Arkeolojik Sit ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Ancak Beşparmak dağlarının madencilerin   olası  zarar vermesinden kurtulması için 49. Milli park olarak ilan edilmesini heyecanla bekliyor.

TARİHİN İÇİNDEN 8 BİN  YILLIK  İZLER.

Beşparmak dağlarının  değerinin farkına varan ilk kişi maalesef  bizden biri değil. Bir Alman ,   Deyim yerindeyse Karya  bölgesinin annesi  sayılan   Annelise Peschlow adında bir  kadın. Kültürel değerlerimizi  korumak adına bu kadından  öğreneceğimiz çok şey var aslında.Binlerce yıl önce   mutlu insanların mağara duvarlarına kırmızı doğal  boyalarla  resmettiği  tasvirler  günümüz ve  geçmişi  buluşturuyor.

Tarihi eserlere elle dokunduğumuz zaman , adeta binlerce yıl önce  onu yapan kişiyle el sıkışıyormuşuz hissine kapılıyor insan.

Aydın Eski Eserleri Sevenler Derneği ile Zeybekler Fotoğraf Topluluğu’nun Aydın Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün ve  tarihe  duyarlı müdürü sevgili Umut Tuncer’in   desteğiyle düzenlenen  fotosafari etkinliğinde  Beşparmak Dağları’nın bir bölümünü gezerek sizler için  görüntüledik.

Kaya mezarları , tapınma  alanları , gözetleme kaleleri ve kuleleri , doğal pınarlar adeta büyüledi. Çok geniş  bir alana yayılan  Beşparmak dağlarının ancak bir bölümünü gezebildiğimiz  günü  birlik gezimizde , Bizans Dönemi’nde manastırlara çıkmak için yapılan ve daha önceki çağlarda Beşparmak’ın zirvesindeki (Tekerlek Zirvesi 1.375 metre) hava ve yağmur tanrısının kutsal alanına yapılan ayin yürüyüşlerinde de yüzyıllardır kullanılan bir patika ile 45 dakikalık bir yürüyüşten sonra M.Ö. 7-8 bin yıllara tarihlenen prehistorik kaya resimlerinin bulunduğu bir mağaraya  ulaşılabiliyor.

Bölgede yer alan birçok Bizans manastırları ve keşiş mağara ve barınaklarının içinde bulunan Yediler Manastırı ise en görkemlisidir.

Günümüzde köylüler zeytinliklerine ulaşmak, çevredeki diğer köylere gitmek için binlerce yıl önce  inşa edilen  bu  patikayı kullanmaktadır. 

Bölgeyi koruma ve gelecek nesillere aktarmak adına Kuşadası Ekodosd Derneği ile Annelise Peschlow ‘un emekleri unutulmayacaktır.

Mehmet Özçakır

 

  

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu