Keren Ann yeni albümünde baştan çıkarıcı melankolisini yansıtıyor
Keren Ann iki albüm arasında hiç bu kadar uzun süre beklememişti. “Paris amour” ile Universal’dan çıkan son albümü “Bleue” arasında altı yıl vardı ve Universal ile aralarındaki anlaşmazlık sonucu bu ayrılık gerçekleşmişti.
Montmartre’daki bir kafede, “Eski plak şirketimle olan ilişkimin yasını tutmak zorunda kaldım” diyor ve ekliyor “Sanatsal olarak birbirimize söyleyecek başka bir şeyimiz yoktu. Hiçbir zaman tekli sanatçı, ‘360 derece’ çalışan, ne pahasına olursa olsun radyoda yer almaya çalışan bir şarkıcı olmadım.”
Böylece Fransız-Hollandalı şarkıcı, Debussy Quartet ile repertuarını yeniden ele aldı, solo turneye çıktı ve Rennes’te Arthur Nauzyciel’in bir galasına katıldı. Ann “Bu, iki proje arasında oturup yazmamı engellemedi. Ama her şeyi bir araya getirmemin daha uzun sürdüğü doğru.”dedi.
İşte karşınızda, sadece dokuz şarkıdan oluşan dokuzuncu albümü “Paris amour”, ama O söylemek istediği her şeyi özetliyor. Ne eksik ne fazla. Meleksi sesiyle Keren Ann, romantik hayal kırıklıklarını, Paris aşkını ve Saint-Malo surlarındaki gençliğini anlatıyor.
“Hesaplaşma peşinde değilim,” diye belirtiyor Ann “çünkü sevdiğim tüm erkekler hâlâ hayatımın bir parçası. Çok güzel ve harika hikayeler yaşadım ve hatta ayrılıkların çoktan kuma yazıldığını düşünüyorum. Bazen aynı hızda ilerlemiyoruz ve bazen de farklı bir şekilde ilerlemek istiyoruz…”
Keren Ann, müziğini her şeyin önüne koyan kişi..”Kızım hariç,” diyor gülümseyerek. “Çalışırken yanımda kalabilen tek kişi o. O her zaman müziğimle çevrili büyüdü.”
Benjamin Locoge /Paris Match




