Hava sıcak mı,yoksa utanılacak birşey mi var?
Farklı bir yaz yaşadık..
Rahatlayacaktık; yumuşayacaktık; nerde?
Siyaset ön planda.
Millet ‘değişim’ diyor, ama değişen bir şey yok.
CHP parçalanıyor; kılını kıpırdatan yok!
Şu günlerde bol bol ‘gaz’.
Sağduyu, iletişim, dostluk, paylaşım; yok!
Varsa yoksa Yeni Parti.
Varsa yoksa ‘ Ah CHP, ah Kılıçdaroğlu ‘.
Bu arada İran’da savaş tehlikeli boyutlarda.
Gazze’deki kardeşlerimiz aç, susuz.
Filistin davası sahipsiz!
Emekli maaşları ilk ay eridi.
Bu ay okullar açılacak; babalar kara kara düşünüyor!
Her şey ateş pahası!
Soğan – patates 30-40 lira; kabul edilmez.
Domates, salatalık, patlıcanı çıkar; sebze – meyve gerçekten pahalı!
Et mi?
Bakın; mahalle kasapları kapanıyor.
Kıyma 1500 sınırında.
Kuzu pirzola mı? Eksik kalsın; 2 bin lira.
Yükselmeye devam.
Kahvede kapışma ‘CHP’liler arasında’.
Birileri ‘Butlancılar bitecek, yok olacak’ söyleminde; birileri YENİ Parti ile yeni umutları taşıyor.
Reis’çiler kıs kıs gülüyor mu; bana mı öyle geldi; bir şey demeyeyim!
Dün ‘aynı çatı’ altındaki dedeler, nineler, babalar, anneler bugün ‘anlatılmaz çatışmada’.
ÇATI derken ÇATIŞMA üretmişiz; kimse farkında değil.
Pasta yüzde 30; büyütelim diyen yok; ‘ Aman bana büyük bir parça’.
Hayırlısı!
İlk emekli maaşından üç – beş tatil parası kapan torunlar şanslı; çoğunlukta derin sessizlik.
Tartışmalara girmiyorum; kabak başıma patlamasın!
Herkes her şeyin farkında değil mi Allah aşkına!
Torunlara takılıyorum ufak ufak ve de en sessiz halimle; ‘Ne o pek sessizsiniz, pek de keyifsiz’?
‘Ne yapalım; kasden adam güldürmekten tutuklanalım mı bizde?’.
Vay vay..
Herkes politize; her yer bomba misali!
Çayı iç, kaç!
En güzeli!
Kahveden çıktım, pazarda 4-5 parça bir şey.
Ne soğan – patatesteki artış umurumda, ne her hücresi pestisit dolu sebze – meyve.
İşini tutturan yürüyor ; piyasada ne kontrol , ne denetim..
İhracattan dönen mallar soframızda deniyor, tık yok!
Üreticiden 3’e, 5’e çıkan ürün pazarda, markette 10 katına satılıyor; tepki yok!
Varsa yoksa ‘CHP’yi nasıl bitiririz ‘ seferberliği!
Bu kadar Atatürk düşmanı vardı da biz mi habersizdik; ya da ulusal, uluslararası ve toplumsal gerçeklerden bu kadar mı uzaklaştık?
Yazık; çok yazık!
Büyük usta Yaşar Kemal’in sözleri takıldı dilime:
‘Havada utanç gibi bir şey var. Başlarını kaldırsalar birbirlerinin yüzlerine bakacaklar diye ödleri kopuyor’.
Gerçekten o haldeyiz!
Bir düşmanlık ki; korktum!
Yürüdüm mü, uçtum mu; bilemedim!
Eve geldim gelmesine de ; kafa karışık.
Başım ağrımazdı; ince sızı var.
Aklıma bir Afrika atasözü takıldı:
‘Aslan yazmayı öğrenene kadar, her hikaye avcıyı yüceltecek’.
Nedir bu ‘İlle de kurtarıcı’ kompleksi.
Neden inanmıyoruz toplumsal gücün aslında ‘karanlıkları yırtıp kendi ışığımızla aydınlıklar yaratabilmek olduğuna?
Ve neden önce insan olamuyoruz?
Her şey bitiyor da; insanlık kalıyor.
Ah büyük usta; ah Cengiz Aytmatov:
‘İnsan için en zor olan şey; her gün insan kalmaktır’.
Keşke..
NUTUK, İnce Mehmet, Kopar zincirlerini Gülsarı, Beyaz gemi, Selvi boylum Al yazmalım..
Bir daha okuyacağım..
Dr.Hakan Tartan



