<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Prof. Dr. Erkan Sevinç Yazısı &#8211; Sevmedya</title>
	<atom:link href="https://sevmedya.com/category/yazarlarimiz/erkan-sevinc/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://sevmedya.com</link>
	<description>Haber ve Magazin Portal</description>
	<lastBuildDate>Sat, 23 May 2026 01:50:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2022/08/cropped-sevmedya-logo-3-150x150.jpg</url>
	<title>Prof. Dr. Erkan Sevinç Yazısı &#8211; Sevmedya</title>
	<link>https://sevmedya.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kadınlara ilham olmak istiyorum !</title>
		<link>https://sevmedya.com/kadinlara-ilham-olmak-istiyorum/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kadinlara-ilham-olmak-istiyorum</link>
					<comments>https://sevmedya.com/kadinlara-ilham-olmak-istiyorum/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erkansevincdr]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 May 2026 01:48:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Prof. Dr. Erkan Sevinç Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[erkan sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[merhaba dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevmedya.com/?p=52923</guid>

					<description><![CDATA[Hilal Olgun sağlık sektöründe hemşire olarak görev yapıyor. Ama biz onu lisanslı bir ralli pilotu olarak tanıyoruz. İnsan hayatına dokunan bir mesleği icra ederken, diğer taraftan büyük bir tutkuyla motorsporlarıyla ilgileniyor. ” Ralli benim için sadece bir spor değil; disiplin, cesaret ve kararlılığı temsil eden bir yaşam biçimi.” diyen Hilal Olgun’la keyifli bir söyleşi.. Ralli &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hilal Olgun sağlık sektöründe hemşire olarak görev yapıyor. Ama biz onu lisanslı bir ralli pilotu olarak tanıyoruz. İnsan hayatına dokunan bir mesleği icra ederken, diğer taraftan büyük bir tutkuyla motorsporlarıyla ilgileniyor.</p>
<p>” Ralli benim için sadece bir spor değil; disiplin, cesaret ve kararlılığı temsil eden bir yaşam biçimi.” diyen Hilal Olgun’la keyifli bir söyleşi..</p>
<p><strong>Ralli sporuna ilginiz nasıl başladı, bugüne kadar neler yaşadınız?<br />
</strong><br />
Otomobillere olan ilgim çocukluk yıllarıma dayanıyor. Motorsporlarıyla ilk tanışmam yarış organizasyonlarında görev alarak oldu. Bu süreçte sporun atmosferini yakından tanıma fırsatı buldum. Daha sonra co-pilot olarak yarışlara katıldım ve zamanla direksiyon başına geçerek pilotluk yapmaya başladım. Bugüne kadar birçok yarışta mücadele ettim ve her yarış bana hem sürüş hem de mental olarak çok önemli deneyimler kazandırdı.</p>
<p><strong>Ralli sporunda kadın pilotların durumu?</strong></p>
<p>Son yıllarda kadınların motorsporlarına olan ilgisinin arttığını görmek gerçekten çok sevindirici. Ancak hâlâ sayısal olarak çok fazla değiliz. Buna rağmen pistte olduğumuzda kadınların bu sporda ne kadar başarılı olabileceğini gösterdiğimize inanıyorum. Umarım önümüzdeki yıllarda çok daha fazla kadın pilotu start çizgisinde görebiliriz.</p>
<p><strong>Çeşitli etkinliklerde yanınıza kadın co-pilotlar da alarak bu sporu geniş kitlelere yayma misyonunuz dikkat çekici..<br />
</strong><br />
Motorsporlarının daha geniş kitlelere ulaşmasını ve özellikle kadınların bu spora cesaretle adım atmasını çok önemsiyorum. Bu sebeple de bu sezon Türkiye Ralli Şampiyonası’nda pilot ve co pilot olarak iki kadın mücadele edeceğiz. Amacım bu sporu daha görünür kılmak ve “ben de yapabilirim” diyen kadınlara ilham olabilmek.</p>
<p><strong>Ralli adrenalinle birlikte anılıyor. Adrenalin konusunda neler söylemek istersiniz?</strong></p>
<p>Ralli gerçekten yüksek adrenalin içeren bir spor. Ancak bu adrenalin kontrol ve disiplinle birleştiğinde anlam kazanıyor. Yüksek hızda ve zorlu parkurlarda ilerlerken hem araçla hem de co-pilotunuzla kusursuz bir uyum içinde olmanız gerekiyor. Bu denge ralli sporunun en özel taraflarından biri.</p>
<p><strong>Hayallerde ne var?</strong></p>
<p>Motor sporlarında kendimi daha da geliştirmek, daha fazla yarışta mücadele etmek ve mümkün olduğunca iyi dereceler elde etmek istiyorum. Bunun yanında kadınların motorsporlarına olan ilgisini artırmak ve yeni sporcuların bu spora adım atmasına katkı sağlayabilmek de benim için çok önemli.</p>
<p><b>Marmaris ve Bodrum rallileri</b></p>
<p>Her iki ralli de Türkiye’nin en önemli ve en zorlu rallilerinden. Hem teknik hem de oldukça hızlı etaplara sahip. Böyle güçlü ve prestijli organizasyonlarda start almak benim için büyük bir heyecan ve aynı zamanda önemli bir sorumluluk.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Erkan Sevinç</strong></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-52926" src="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/09957c3d-cce0-45e5-aec7-3629fdfe6fb0-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" srcset="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/09957c3d-cce0-45e5-aec7-3629fdfe6fb0-225x300.jpg 225w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/09957c3d-cce0-45e5-aec7-3629fdfe6fb0-1218x1624.jpg 1218w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/09957c3d-cce0-45e5-aec7-3629fdfe6fb0-113x150.jpg 113w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/09957c3d-cce0-45e5-aec7-3629fdfe6fb0-768x1024.jpg 768w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/09957c3d-cce0-45e5-aec7-3629fdfe6fb0-1152x1536.jpg 1152w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/09957c3d-cce0-45e5-aec7-3629fdfe6fb0.jpg 1500w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevmedya.com/kadinlara-ilham-olmak-istiyorum/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşasın Varolsun Türk Kolejimiz</title>
		<link>https://sevmedya.com/yasasin-varolsun-turk-kolejimiz/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yasasin-varolsun-turk-kolejimiz</link>
					<comments>https://sevmedya.com/yasasin-varolsun-turk-kolejimiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erkansevincdr]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2026 04:42:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Prof. Dr. Erkan Sevinç Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[erkan sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[merhaba dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevmedya.com/?p=52710</guid>

					<description><![CDATA[Özel Türk Koleji’nin 66 mezunları olarak dönem arkadaşımız kolejin yönetim kurulu başkanı Oğuz Tatış’ın daveti ile Bodrum La Quinta by Wydham Bodrum’da çok keyifli bir hafta sonu geçirdik. Eşleriyle, kardeşleriyle gelenler de oldu. Oğuz’un eşi&#160; Banu gelememişti ama oğullarından Kayhan yanındaydı. Öncelikle otelden bahsetmeliyim. Şehir merkezine 900 m uzaklıkta ve nefis bir koyda. Denize sıfır..Odalar &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Özel Türk Koleji’nin 66 mezunları olarak dönem arkadaşımız kolejin yönetim kurulu başkanı Oğuz Tatış’ın daveti ile Bodrum La Quinta by Wydham Bodrum’da çok keyifli bir hafta sonu geçirdik. Eşleriyle, kardeşleriyle gelenler de oldu. Oğuz’un eşi&nbsp; Banu gelememişti ama oğullarından Kayhan yanındaydı.</p>
<p>Öncelikle otelden bahsetmeliyim. Şehir merkezine 900 m uzaklıkta ve nefis bir koyda. Denize sıfır..Odalar süper lüks.. Kahvaltı ve yemekler Roof Restoran’da.. Havuz kenarında da Pool Bar ve her türlü a la carte menü’yü alabiliyoruz. Otelin bell boylarından temizlik personeline kadar hepsi seçilmiş kişiler ve siz orada kendinizi kral gibi hissediyorsunuz. Misal kahvaltıda açık büfeden tabağınıza birşeyler alıp masanıza koyuyorsunuz. Doğal olarak sonra çay almak için tekrar kalkıyorsunuz. Hemen yanınızda bir garson bitiyor ,”biz getiririz” diyor. Çayınız bitiyor anında tekrar tazeleniyor. Pool Bar’da içecek ya da yiyecek istediniz diyorsunuz ki” Ben bir denize atlayım” geleyim .Bir de ne görüyorsunuz , istediğiniz şezlongunuzun yanına konmuş bile..</p>
<p>Şu bir gerçek otelde hep yedik, hep içtik.. Benim gibi deniz tutkunları kendini mavi sulara atarken tavla turnuvasında zevkli kapışmalar yaşandı. Turnuvanın galibi arkadaşımız Levent Çullu oldu, son gece kupasını aldı.</p>
<p>Ne yazıyordu mezuniyet andacımızda Levo (Biz ona öyle diyoruz) için?</p>
<p>“6 A nın tek yatılı talebesi. Yeşil gözlü, sarışın , 1948 doğumlu bir Karşıyaka’lı. Bu arkadaşımız iyi bir yüzücüdür. Levent Türkiye’nin hemen hemen bütün yerlerini görmüştür. En çok takdir ettiği tarihi kişi Atatürk’tür”</p>
<p>66 mezunlarının ara ara bir araya gelmesini de Levo planlamış, naçizane katkılarım olmuştur.</p>
<p>Aramızda profesyonel rehber Hurşit Çelikkaptan da vardı. Ama adam rehberlikten o kadar yorgun argın buluşmaya geldi ki rehberliği avukat arkadaşımız Mustafa Arkayın yaptı. Andaç’a dönelim yine..</p>
<p>“6 A’nın çalışkan jönü Hurşit bilhassa orijinal saçlar ve yakışıklılığı ile dikkati çeker. Sınıfın en dindar kişilerindendir. Çok temiz ve tertiplidir. Okulumuzun yegane ikiz kardeşlerinden biridir”</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-52711" src="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/696170657_26949915921360972_7298876147703597768_n-300x289.jpg" alt="" width="382" height="368" srcset="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/696170657_26949915921360972_7298876147703597768_n-300x289.jpg 300w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/696170657_26949915921360972_7298876147703597768_n-150x145.jpg 150w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/696170657_26949915921360972_7298876147703597768_n-768x740.jpg 768w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/696170657_26949915921360972_7298876147703597768_n.jpg 1080w" sizes="(max-width: 382px) 100vw, 382px" /></p>
<p>129 mezun arasından Bodrum toplantısına kimler geldi?</p>
<p>Oğuz Tatış, Bülent Tokalıoğlu, Akil Balcı, Hurşit Çelikkaptan, Nuri Özler, Ahmet Kadıoğlu, Levent Çullu, Osman Çıdık, Mehmet Ersivri, Coşkun Çağ, Rıfat Kızıldeniz, Mustafa Arkayın, Sezmen Alper, Tulga Suner, Ali Nejat Eğilmez, Hasan Kayacan ve Erkan Sevinç..</p>
<p>Otobüste rehberlik yapan Arkayın’ın tarihi yerleri değil de AVM leri, inşaatları ,fabrikaları anlatması, “5 dakika ihtiyaç molası veriyoruz” deyip otobüsü 30 dakika sonra kaldırması nedeniyle çok iyi yaptığı avukatlık mesleğine devam etmesi kararlaştırıldı.</p>
<p>Buluşmamızın tek üzücü tarafı mümessilimiz Gürsen Gündem’in sağlık nedenleriyle katılamaması oldu.</p>
<p>Tekrar mezuniyet andacımıza dönüyorum..</p>
<p>“6 A nın ve okuduğu sınıfların gedikli mümessili olan Gürsen hepimizin en yakın dostu ve sınıfımızın en çalışkan talebelerindendir. Okul bilgi yarışması takımının kıymetli elemanlarından olan arkadaşımız okul basketbol takımında guard oynar”</p>
<p>Ben toplantıya yalnız gittim ama orada yalnız değildim. Okul yıllarımdan beri (Orta Doğu maceram dahil) beraber olduğumuz Sezmen Alper de vardı, o da yalnız gelmişti. Bol bol hasret giderdik. Peki senin hakkında ne yazmış arkadaşların derseniz?</p>
<p>“Yalnız 6 A nın değil bütün son sınıfların en küçüğüdür. Sokakta görseniz ilkokul öğrencisi zannedersiniz. 6 yaşında iken imtihanla ilkokul 2.sınıfa kaydolmuş, zeka ve kabiliyeti sayesinde sınıflarını doğrudan doğruya geçerek son sınıfa gelmiştir. Beşiktaş onun hayatıdır. Müzik dinlemeyi, pirzolayı, yoğurdu ve derslerini çok sever”</p>
<p>60 yıl geçmiş hala zevklerim değişmemiş, çok enteresan..</p>
<p>Gerek mümessilimiz Gürsen Gündem için gerekse Alp Timur başta olmak üzere gelemeyen arkadaşlarımız için ilk fırsatta yine bir araya geleceğiz.</p>
<p>Bu güzel organizasyon için bir kez daha sevgili Oğuz Tatış’a teşekkür ediyor, 76. yılını kutlayan Özel Türk Kolejimizin marşıyla yazıyı noktalıyorum..</p>
<p><em>“En hakiki mürşit ilimdir bize;<br />
Yüce Atatürk&#8217;ün izindeyiz biz.<br />
Hepimiz bağlıyız vazifemize;<br />
Yaşasın var olsun Türk Kolejimiz.<br />
Ey vatan, ey millet sen güven bize;<br />
Yarına hazırız, hazırız size!”</em></p>
<p><strong>Erkan Sevinç</strong></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevmedya.com/yasasin-varolsun-turk-kolejimiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gidecek te.. Ağlayacak ta..</title>
		<link>https://sevmedya.com/gidecek-te-aglayacak-ta/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=gidecek-te-aglayacak-ta</link>
					<comments>https://sevmedya.com/gidecek-te-aglayacak-ta/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erkansevincdr]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 20:59:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Prof. Dr. Erkan Sevinç Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[erkan sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[merhaba dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevmedya.com/?p=52479</guid>

					<description><![CDATA[Topa girmeyeyim dedim ama yazılanları görünce yine dayanamadım. Medyadaki arkadaşlarımız yerel yöneticilere vurmaktan zevk alıyorlar. En son kurban Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı.. Önce kimdir bu güzel ilçenin seçilmiş belediye başkanı.. Saniye Bora Fıçı 59 yaşında ve doğma büyüme Foça’lı.. Eğitim hayatına Foça&#8217;da başlamış ardından Menemen Kız Meslek Lisesi&#8217;nde öğrenimini sürdürmüş. 1987 yılında, Halk &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Topa girmeyeyim dedim ama yazılanları görünce yine dayanamadım. Medyadaki arkadaşlarımız yerel yöneticilere vurmaktan zevk alıyorlar.</p>
<p>En son kurban Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı.. Önce kimdir bu güzel ilçenin seçilmiş belediye başkanı..</p>
<p>Saniye Bora Fıçı 59 yaşında ve doğma büyüme Foça’lı.. Eğitim hayatına Foça&#8217;da başlamış ardından Menemen Kız Meslek Lisesi&#8217;nde öğrenimini sürdürmüş.</p>
<p>1987 yılında, Halk Eğitim Merkezi&#8217;nde iş hayatına ilk adımını attı. Toplumsal duyarlılığı yüksek bir birey olarak, 2000 yılında zihinsel engelli bireylerin topluma entegrasyonunu sağlamak amacıyla kendi özel eğitim ve rehabilitasyon merkezini kurdu.</p>
<p>Fıçı 2009 yılında İzmir Ticaret Odası Meclis Üyeliği&#8217;ne seçildi ve bu platformda İzmir&#8217;in ekonomik ve sosyal kalkınmasına yönelik çalışmalar yürüttü. Aynı zamanda, İzmir Ekonomi Üniversitesi Mütevelli Heyeti&#8217;nde görev alarak, eğitim alanındaki vizyonunu ve deneyimlerini gençlerin geleceği için kullanma fırsatı buldu.</p>
<p>2004 yılında Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ne katılan ve 2020-2023 döneminde&nbsp;İl Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Fıçı’ya eleştiri “Neden yurt dışına gittin?”</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-52491" src="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/9f564e32-176d-43c8-9642-6e041dd23338-300x282.jpg" alt="" width="300" height="282" srcset="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/9f564e32-176d-43c8-9642-6e041dd23338-300x282.jpg 300w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/9f564e32-176d-43c8-9642-6e041dd23338-150x141.jpg 150w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/9f564e32-176d-43c8-9642-6e041dd23338-768x722.jpg 768w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/9f564e32-176d-43c8-9642-6e041dd23338.jpg 962w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Başkan antik çağın önemli denizci topluluklarından Phokaialıların Akdeniz’e uzanan tarihsel yolculuğunu, kurdukları kentler üzerinden ele almak ve ortak kültürel mirası görünür kılmak amacıyla “1. Uluslararası Phokaialıların Rotası Sempozyumu”na katıldı ve ilçesiyle ilgili bir sunum yaptı. “Ayranı yok içmeye İspanya’ya gidiyor” yorumları haksız..</p>
<p>Önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e de sık sık bu eleştiri yapılırdı. Haftanın 3 günü yurt dışında diye.. Adam zevk için mi gitti yurt dışına? Birçok uluslararası kuruluşta ismi var ve her gittiğinde İzmir’i marka kent yapmak için çaba harcadı.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-52490" src="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/i-m-g-20260124-w-a0105-1-300x200.webp" alt="" width="300" height="200" srcset="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/i-m-g-20260124-w-a0105-1-300x200.webp 300w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/i-m-g-20260124-w-a0105-1-1218x812.webp 1218w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/i-m-g-20260124-w-a0105-1-150x100.webp 150w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/i-m-g-20260124-w-a0105-1-768x512.webp 768w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/i-m-g-20260124-w-a0105-1-1536x1024.webp 1536w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/i-m-g-20260124-w-a0105-1.webp 2048w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>İzmir Büyükşehir demişken Dr.Cemil Tugay’a dönelim. Neymiş çok sulugözmüş. Ağlamak ayıp mı? Değil.. Tugay rahmetli anne ve babası ile çocukluk anılarını anlatırken gözyaşlarını siliyor. Ben de olsam kaybettiklerim söz konusu olursa ağlarım.</p>
<p>Çağan Irmak’ın “”Babam Ve Oğlum” filmini en az 5 kere izlemişimdir ve her defasında gözlerim dolmuştur. Babam ve Oğlum’da “Ona bir oda ver baba” dediği o sahnede.. Fikret Kuşkan’ın canlandırdığı Sadık karakteriyle Çetin Tekindor’un sert ama kırılgan Hüseyin’i arasında sıkışmış yılların suskunluğu, o tek cümlede çözülür. Bir çocuk, koca bir hayatın küskünlüğünü birkaç kelimeyle yumuşatır. Çünkü bazen affetmek uzun konuşmalarla değil, küçücük bir ricayla başlar. O sahne bize şunu hatırlatır aile dediğin şey kırıldığın yere yine de kapıyı aralık bırakabilmektir.Gel de bunu izlerken duygulanma..</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-52488" src="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/bestepede-duygusal-anlar-cumhurbaskani-erdogan-gozyaslarini-tutamadi_69eb0119eb246-300x169.webp" alt="" width="300" height="169" srcset="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/bestepede-duygusal-anlar-cumhurbaskani-erdogan-gozyaslarini-tutamadi_69eb0119eb246-300x169.webp 300w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/bestepede-duygusal-anlar-cumhurbaskani-erdogan-gozyaslarini-tutamadi_69eb0119eb246-1218x685.webp 1218w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/bestepede-duygusal-anlar-cumhurbaskani-erdogan-gozyaslarini-tutamadi_69eb0119eb246-150x84.webp 150w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/bestepede-duygusal-anlar-cumhurbaskani-erdogan-gozyaslarini-tutamadi_69eb0119eb246-768x432.webp 768w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/bestepede-duygusal-anlar-cumhurbaskani-erdogan-gozyaslarini-tutamadi_69eb0119eb246-390x220.webp 390w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/05/bestepede-duygusal-anlar-cumhurbaskani-erdogan-gozyaslarini-tutamadi_69eb0119eb246.webp 1280w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da sık sık gözyaşlarını silerken görüyoruz.</p>
<p>Siyasetle uğraşanlar da insan.. Onlar da ağlar..</p>
<p>Dilerseniz sözü Sezen Aksu’ya bırakalım.</p>
<p>“<em>Ağlamak güzeldir süzülürken yaşlar gözünden</em></p>
<p><em>Sakın utanma</em></p>
<p><em>Ağlamak öfke, delice nefret, doruklardaki aşk</em></p>
<p><em>Doyumsuz sevinç, kahreden keder</em></p>
<p><em>Kısaca hayat ve nefesindir </em></p>
<p><em>Ağlamak şu gelip geçici dünyada</em></p>
<p><em>Herşeye rağmen var olmak demek</em></p>
<p><em>Ağlamak yaşayan binlerce duygu</em></p>
<p><em>İnsanca ve coşkulu güzel bi şeydir”</em></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p><strong>Erkan Sevinç</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevmedya.com/gidecek-te-aglayacak-ta/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halk için siyaset !</title>
		<link>https://sevmedya.com/halk-icin-siyaset/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=halk-icin-siyaset</link>
					<comments>https://sevmedya.com/halk-icin-siyaset/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erkansevincdr]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 01:30:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Prof. Dr. Erkan Sevinç Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[erkan sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[merhaba dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevmedya.com/?p=52365</guid>

					<description><![CDATA[İzmir’de 1 Mayıs mitingi.. Bir sendikacı, DİSK Lastik-İş eski İzmir Şubesi Başkanı Zedin Yumli Büyükşehir Belediye Başkanı’na sözlü bir saldırıda bulunuyor. “Sizin burada olmanız, burada konuşmanız işçi sınıfına hakarettir”diyor herkesin duyabileceği sesle.&#160;Başkan provakasyon bilgisini önceden almış ,sahneye çıkıp konuşma falan yapmayacak. Ancak bir çok olayda basın mensupları dahil çoğu kişiye laf atan bu kişinin dinlediği &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de 1 Mayıs mitingi.. Bir sendikacı, DİSK Lastik-İş eski İzmir Şubesi Başkanı Zedin Yumli Büyükşehir Belediye Başkanı’na sözlü bir saldırıda bulunuyor. “Sizin burada olmanız, burada konuşmanız işçi sınıfına hakarettir”diyor herkesin duyabileceği sesle.&nbsp;Başkan provakasyon bilgisini önceden almış ,sahneye çıkıp konuşma falan yapmayacak. Ancak bir çok olayda basın mensupları dahil çoğu kişiye laf atan bu kişinin dinlediği yok. “ Show must go on” vaziyetleri..</p>
<p>Medyadaki arkadaşlarımız da bu konuyu öyle bir kaynatıyor ki sanırsınız herkes Tugay’a karşı. <em>.</em>Neo TV Yönetim Kurulu Başkanı Mithat Umutoğulları “Bence artık gazetecilere, sosyal medya hesaplarına, sendikalara, işçilere kızmayı bırakın. Şapkayı önünüze koyun ve şu soruyu kendinize sorun: ‘Ben nerede yanlış yapıyorum?” diye yazıyor mesela..</p>
<p>Oysa Başkan üzüntüsünü bir mektupla açıklamıştı..</p>
<p><em>“Aslında büyütecek hiçbir şey olmadı. Sadece simasını tanıdığım ama hiç konuşmuş dahi olmadığım bir adam bana yaklaşıp ‘sahneye çıkma ve selamlama’ dedi. Basının çektiğini görünce, yanlış anlaşılmasın diye adama ‘konuşacaksak gel uygun bir yerde konuşalım, basının önünde olmasın’ dedim, sakin bir tarafa yürüdüm ama arkamdan gelmedi. Parti kortejiyle yürüdük, binlerce işçinin arasından geçtim, en ufacık bir protesto duymadım.</em></p>
<p><em>Bir öğretmenin gariban çocuklarından birisiyim. Bugüne kadar her yalana karşı mücadele ettim ama bu son etiket gerçekten canımı yaktı. Coplatana, gaz sıktırana, kurşun sıktırana, tekme atana, hakaret edene, işçinin hakkını elinden alana benzerini yapmadılar. Ben patron değilim, ruhumda patronluk yok. Görevim icabı ve zorlayıcı şartlar gereği sendikalarla anlaşmazlıklar yaşamış olabilirim ama benim mücadelem, kazananın kurum ve İzmir halkı olduğu bir adalet mücadelesidir”</em>&nbsp;</p>
<p>Dr. Cemil Tugay,&nbsp;<em>“</em>59 yaşına gelmiş, hayatı boyunca çalışmış, onurlu bir ailenin evladı, bugün de bana verilen görevi en iyi şekilde yapmaya çalışan bir insan olarak en büyük isyanım insanımızın uğradığı haksızlıklara, sefalete, yokluğadır. Bunu kabul edemiyorum. Yanlış yaptıysak üzülelim ama siyaseti kendimiz için değil halk için yapıyorsak üzülmeyelim. Dayanacağız tüm haksızlıklara ve zulme, kitap ile iş ile, tırnak ile diş ile, sevda ile, düş ile… Dayanacağız ve bize güvenenleri rüsva etmeyeceğiz. Halkın doğru düzgün siyasetçilere, korkusuzca kötünün üstüne gidenlere çok ama çok ihtiyacı var”&nbsp;derken yüzde yüz haklı..</p>
<p>SevMedya Yayın Grubu olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi ile maddi hiçbir anlaşmamız yok. Kasamıza tek kuruş girmedi. Başkan kendisine çamur atanların radyolarına, televizyonlarına bile gitti, bir kez bile bize gelmedi. İzmir ofisine &nbsp;uğramışlığı yok. Düzenlediğimiz etkinliklere katıldığı ya da temsilci gönderdiği görülmedi.</p>
<p>Başkanın basın danışmanı arkadaşımız Elif ise bırakın telefona çıkmayı whatsapp mesajlarına cevap vermeye bile tenezzül etmiyor. Mesajlarımız da “Bize de 1 milyon TL verin” değil &nbsp;“Başkan toplantıya katılacak mı? “ “Başkan’ın programı röportaj için uygun mu?” şeklinde.</p>
<p>Eee ne yapalım bizde diğer arkadaşlarımız gibi bizi tanımayanı biz de tanımayız mı diyelim?</p>
<p>Kesinlikle hayır !</p>
<p>“Bize çok çalışmak yakışır” diyen Tıp Fakültesi’nden öğrencim Dr.Cemil Tugay’ın yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz.</p>
<p>“Aşkla İzmir” diyen Tunç Soyer’in yanında olmaya da..</p>
<p>İzmir&#8217;in ilk belediye başkanı 1892&#8217;de görev yapan Yenişehirlizade Ahmet Efendi .. “Büyükşehir Belediyesi “ statüsüne geçtikten sonra ise ilk başkan Dr.Burhan Özfatura..</p>
<p>O makama oturanların kente birşeyler kattıklarına inananlardanız.</p>
<p><strong>Erkan Sevinç</strong></p>
<p><em>&nbsp;</em></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevmedya.com/halk-icin-siyaset/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yepyeni bir hayat gelir</title>
		<link>https://sevmedya.com/yepyeni-bir-hayat-gelir/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yepyeni-bir-hayat-gelir</link>
					<comments>https://sevmedya.com/yepyeni-bir-hayat-gelir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erkansevincdr]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2026 23:56:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Prof. Dr. Erkan Sevinç Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[erkan sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[merhaba dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevmedya.com/?p=52270</guid>

					<description><![CDATA[Yıl 1977.. Plak olacak yapıtlarını ilk dinleyenlerdenim..45 lik plağın A yüzünde “1 Mayıs” B yüzünde “Durduramayacaklar halkın akan selini “ var. İkisi de Sarper Özsan bestesi. 1 Mayıs marşı Ankara Sanat Tiyatrosu’nun oynadığı Ana adlı oyun için yazılmıştı. Diğerinin sözleri ise Bertolt Brecht’ten adapte edilmişti. Rutkay Aziz’in sahneye koyduğu Ana oyununda Erkan Yücel, Savaş Yurttaş, &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yıl 1977.. Plak olacak yapıtlarını ilk dinleyenlerdenim..45 lik plağın A yüzünde “1 Mayıs” B yüzünde “Durduramayacaklar halkın akan selini “ var. İkisi de Sarper Özsan bestesi. 1 Mayıs marşı Ankara Sanat Tiyatrosu’nun oynadığı Ana adlı oyun için yazılmıştı. Diğerinin sözleri ise Bertolt Brecht’ten adapte edilmişti.</p>
<p>Rutkay Aziz’in sahneye koyduğu Ana oyununda Erkan Yücel, Savaş Yurttaş, Yaman Okay, Meral Niron, Erol Demiröz gibi oyuncular rol alıyordu. Sarper Özsan, 1 Mayıs Marşı&#8217;nı Rusya’da &#8220;Kanlı 1 Mayıs&#8221; olarak bilinen 1905 kutlamasının canlandırıldığı sahne için yazmıştı. Tekstte &#8220;İşçiler marş söyleyerek girer&#8221; cümlesi var ancak marşın ne olduğuna dair bir bilgi yok. Özsan, sözlerini de kendisinin yazdığı bu marşı oyuna dahil ediyor ve 1 Mayıs Marşı ilk kez bu oyunda seslendiriliyor.</p>
<p>Sarper Özsan daha sonraları bu konuda şunları söyledi:</p>
<p>“Buraya nereden, nasıl bir marş bulacağımı bilemedim. En iyisi, benim bu sahneye uygun bir marş sözü yazıp bestelememdi. Sözlerde ve müzikte hem o günlerin ortamına uygun düşecek, ama aynı zamanda bizlerin içinde bulunduğumuz ortama aykırı düşmeyecek bir marş olmasına dikkat ettim. 1 Mayıs Marşı böyle ortaya çıktı. Sözlere günümüzü anlatan dizeler de koymuştum. Müzikte ise oyunun geçtiği yere ve tarihe aykırı düşmeyecek, ama halkımızın da kulağına aykırı gelmeyecek bir yol seçtim. Örneğin, ‘1 Mayıs Marşı’nın ezgisinin temeli, bizim Kürdî dizimizle sol minör dizisinin karışımı sayılabilir. Marşı yazarken sevilebilir ve rahatlıkla söylenebilir bir marş olduğunu düşünüyordum. Ama marşın, oyunun sınırlarını aşıp bu denli yaygın bir duruma geleceğini o gün düşünmem olanaksızdı.”</p>
<p>Marşın ilk kitlesel söylenişi ise Türkiye tarihine &#8220;Kanlı 1 Mayıs&#8221; olarak geçen, 1977&#8217;de oldu. Taksim’deki kutlamalarda Ruhi Su Dostlar Korosu tarafından seslendirildi. O kutlamada ben de vardım. Miting alanından sağ çıkan şanslılardandım.</p>
<p>22 yaşında bir üniversite öğrencisi Mehmet Çarmıklı, o günü şöyle anlatıyor:</p>
<p>“Arkadaşlarla buluşacağımız yere gitmeyip doğrudan alana gittim gelen kitleyi gözlemleyebilmek için yüksek bir yere çıktım. Girişler yapılıyordu. Alan hıncahınç doluydu.”</p>
<p>Çarmıklı, alanı daha iyi seyredebilmek için Sular İdaresi’nin bulunduğu yapının arasındaki bir yükseltiye çıkıyor:</p>
<p>&nbsp;“Önümüze tren rayları gibi demir bariyerler dikilmişti. Bir tane de ince demir çubuk dikiliydi. Yanımda bir de başka bir kız vardı, o da alanı izlemek için oraya çıkmıştı”</p>
<p>Kendisi orada beklerken birden Tarlabaşı tarafından yapılan girişlerin aniden kesildiğini fark ediyor.</p>
<p>“Tarlabaşı’ndan en son gelen kitle koşarak alana girdi ve o sırada hala giriş devam ediyordu. Sonra bağrış çağrış oldu. ‘Sokmayın içeri’ gibi karmaşık laflar geliyordu. Tarlabaşı’nın görülebilen en uzak mesafesinde bayağı kalabalık bir kitlenin koşmaya başladığını gördüm. “</p>
<p>Tam yükseltiye çıktığında bir el silah sesi duyuyor Çarmıklı.</p>
<p>“Neredeyse başımın üstünden” diye ekliyor. Daha sonra ortaya çıkan fotoğraflarda, gerçekten de Sular İdaresi’nin üstüne konuşlanmış uzun namlulu silahlı insanlardan geliyor o ses.</p>
<p>“Sanki bir sessizlik oldu. Silah sesi ve aradan geçen bir on saniyelik süre… O sırada ben inip bizimkilere doğru koşarak ‘Dikkatli olun ateş ediyorlar provokasyon var!’ demek için hareketlendim. Dememe kalmadı iki el silah sesi daha geldi”</p>
<p>Diğer silah sesinin geldiği yön bu sefer Intercontinental Oteli’ydi.</p>
<p>“Ben tekrar eski yönüme doğru koştum. Beş on saniye daha geçti geçmedi, derken arka arkaya artık nereden atıldığı belli olmayan kurşun sesleri gelmeye başladı. Ben ancak kendimi aşağıya attım, kitle de aniden paniğe kapılıp dağılmaya başladı. Bizim arkadaşların olduğu grup ‘Yere yatın’ komutuyla yere yattı. En doğru hareket oydu ezilmemek açısından.</p>
<p>Bunları uzun uzun anlatıyorum ama neredeyse saniyeler içersinde olan şeyler. Ben aşağıya indim, geriye döndüm. Kız da o kısmını net hatırlamıyorum ya düştü ya inemedi ya da o ince demirin üstüne düştü. Elimi uzattım çekip alabilir miyim diye, eğilmemle birlikte darbeyle ben de yuvarlanmaya başladım. Tabiri caizse kitlenin önünde top gibi yuvarlana yuvarlana gidiyordum. Ayağa da kalkamıyordum. Her ayağa kalkışımda biri çarpıyordu. Herkes yuvarlanıyordu. Derken DİSK önlüğü giyen biri beni ensemden yukarı tutup kaldırdı.”</p>
<p>Yanındaki kızın ölüp ölmediği bilmiyor Çarmıklı. Ancak böğründen giren demiri hala hatırlıyor. Daha sonra basında çıkan yazılardan, o civarda bir kişinin öldüğünü okuyor. Ancak gördüğü ölümler ne yazık ki bununla sınırlı değil. Çarmıklı ayağa kalkıyor ve İstiklal’e doğru koşuyor.</p>
<p>“Asıl olay o sırada Kazancı Yokuşu’nda olmuş. Ölenlerin çoğu orada öldü.” diyor..</p>
<p>Öte yandan Türkiye&#8217;de ilk 1 Mayıs şiirinin 1880-1935 yılları arasında yaşayan Osmanlı&#8217;nın ilk kadın şairi Yaşar Nezihe tarafından yazıldığını ve ilk 1 Mayıs kutlamasının İzmir’de yapıldığını da hatırlatalım.</p>
<p>Her iki yapıtı da bana dinleten, daha sonra Dervişan grubuyla plağa okuyan bin yıllık dostum Cem Karaca’ydı. Plak çıktı. Cem ile Sarper hakkında dava açıldı.</p>
<p>Plak kapağında şöyle yazıyordu;</p>
<p>“Bu plak radyolarımızda çalınmaz , televizyonda da izleyemezsiniz ancak bir yürüyüşte yüzbinler söyler bir ağızdan ,yarını nasırlı elleri, pırıltılı beyinleri ve gereğinde balyoz gibi yumruklarıyla kuracak olan işçi, emekçi, köylü ve yiğit halkımız söyler”</p>
<p>Gerçekten de öyle oldu. Bugün yine alanlarda söyleyeceğiz 1 mayıs marşını..</p>
<p><em>“Ancak bu böyle gitmez, sömürü devam etmez,</em></p>
<p><em>Yepyeni bir hayat gelir, bizde ve her yerde.”</em></p>
<p><strong>Erkan Sevinç</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevmedya.com/yepyeni-bir-hayat-gelir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mutluluk Üçgeni</title>
		<link>https://sevmedya.com/mutluluk-ucgeni/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=mutluluk-ucgeni</link>
					<comments>https://sevmedya.com/mutluluk-ucgeni/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erkansevincdr]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 04:22:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Prof. Dr. Erkan Sevinç Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[erkan sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[merhaba dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevmedya.com/?p=52041</guid>

					<description><![CDATA[Eğlenirken öğrenmeye teşvik eden, birbirinden güzel çocuk şarkıları ile hem ebeveynlerin hem de çocukların severek takip ettiği&#160;SingoSongo TV’nin özel olarak hazırladığı&#160;23 Nisan şarkısı var.. “Bugün bayram, bugün 23 Nisan Ata’mızdan armağan Bütün çocukların bayramıdır Ele ele oluruz biz her an Tüm dünya çocukları Kutlasın bu bayramı Geleceğe umutla bakan Biz çocuklara her zaman inan” &#160;Bu &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eğlenirken öğrenmeye teşvik eden, birbirinden güzel çocuk şarkıları ile hem ebeveynlerin hem de çocukların severek takip ettiği&nbsp;SingoSongo TV’nin özel olarak hazırladığı&nbsp;23 Nisan şarkısı var..</p>
<p><em>“Bugün bayram, bugün 23 Nisan<br />
Ata’mızdan armağan<br />
Bütün çocukların bayramıdır<br />
Ele ele oluruz biz her an</em></p>
<p><em>Tüm dünya çocukları<br />
Kutlasın bu bayramı<br />
Geleceğe umutla bakan<br />
Biz çocuklara her zaman inan”</em></p>
<p><em>&nbsp;</em>Bu bayram çifte bayram yaşıyorum. Çocuklar ve torunlar ki onlar benim canım arkadaşlarım Bodrum ve Bursa’da..23 Nisan ve takip eden tatilde Bodrum İzmir’de, İzmir Bursa’da.</p>
<p>Hani Bermuda Şeytan Üçgeni var ya onun benzeri bir mutluluk üçgeni.. İçinde kaybolursunuz.. Dertlerinizi, tasalarınızı unutur gidersiniz.</p>
<p>Hayatımız boyunca mutluluğu arıyoruz. Peki mutluluğun ne olduğunu biliyor muyuz? Arama hali içinde olmak güzeldir. İnsanı dinamik kılar. Ancak “aramak” neyi aradığımızı bildiğimiz zaman güzeldir. O yüzden “mutluluğu arıyorum” deyip devamlı neden mutsuz olduğumuzu sorgularsak aradığımızı bulmakta zorlanırız.</p>
<p>Peki mutluluğun bir formülü var mı? Suya biraz un eklenir bir de yumurta kırılırsa hamur olacağını bildiğimiz gibi paraya biraz da huzur eklediğimiz zaman mutlu mu oluyoruz? Kulağa hoş geldi değil mi? Ancak ne yazık ki işler o kadar basit değil. Para kazanmak ve huzuru yakalayabilmek başlı başlına hepimizin aradığı ve yer yer problem yaşadığı alanlar ancak öncelikle kendi mutluluk tarifimizi yaratmamız gerekir. Benim formülüm sevenlerimle bir arada olmak !&nbsp;</p>
<p>Begüm Karataylıoğlu mutluluğun %50’si biyolojik etkenler, %10’u çevresel faktörler ve %40’ının da amaçlı etkinlikler tarafından oluşturulduğunu ifade ediyor ve “Bunları arttırmak da azaltmak da bizim elimizdedir” diyor.</p>
<p>Bazı hormonlarımızın mutluluk üzerinde etkisi olduğu bilim adamlarınca kanıtlanmış durumda. &nbsp;“Mutluluk” tanımı nedir? Sözlük anlamına baktığımız zaman mutluluk; bütün özlemlere, bütün isteklere eksiksiz bir biçimde ve sürekli olarak erişilmekten duyulan kıvanç durumu olarak açıklanıyor. Yani diğer bir değişle bizim “mutlu” oldum diye kullandığımız mutluluk kelimesi farklı aradığımız “mutluluk” ayrı anlamda. Belli bir aktivite veya ödül sonucunda tadılan mutluluk anlık ve değişime uğrayabilen bir his iken, sözlük anlamı olarak “mutluluk” süre gelen bir duygu durumu.</p>
<p>Öncelikle duygularımızı doğru ifade edebilmemiz gerekir ki ulaşmak istediğimiz noktaya ulaşabilelim. Eğer aradığımız da mutluluksa onu en uygun şeklinde tanımlamamız gerekir. Genel olarak duyguları açıklamak çok karmaşık veya zor bir durum değil. Ancak konu mutluluk olunca durum biraz farklılaşıyor. Tanımında da “özlenen” “istenen” olgulara ulaşımdan bahsediliyor ve bu olgular kişiden kişiye değişiklik gösterebiliyor ne yazık ki.</p>
<p>Şöyle düşünün hayalinizdeki eve ve arabaya sahipsiniz. Hayal etmesi bile güzel değil mi? Onlara sahip olmadığımız zaman sanki sahip olduğumuzda dünyanın en mutlu insanı olacakmışız gibi hissederiz. Ve evet belli bir süre için de gerçekten dünyanın en mutlu insanı olabiliriz. Fakat biraz süre geçtikten sonra o hayalini kurduğumuz evin ve arabanın varlığına alışırız ve bize normal gelmeye başlar. Veya daha acısı arabanın yeni modeli çıkar veya evinizden daha güzel bir ev inşa edilir. İşte o zaman hala elimizdeki ile ilk günkü kadar mutlu kalabilir miyiz?</p>
<p>Böyle değişken durumlara mutluluğumuzu bağladığımız zaman da kalıcı bir mutluluktan bahsetmemiz ne yazık ki zorlaşır.</p>
<p>Lütfen yanlış anlaşılmasın o son model arabayı hepimiz istiyoruz biliyorum, benim demek istediğim onun bize yaşattığı hissin bir süre sonra normalleşeceği. Durum böyle olunca mutluluk diye aradığımız şeyin aslında ömür boyu doyum olduğunu belirtebiliriz.</p>
<p>23 Nisan’ı coşku ile kutlamak ta mutluluk..Hem de ömür boyu mutlulukların en önde gelenlerinden..</p>
<p>Ne diyor Neco şarkısında..</p>
<p><em>“&nbsp;Mutluluk yardımlaşma anında<br />
Bir arkadaş yanında, her canlının kanında<br />
Mutluluk bir sıcacık somunda<br />
Uzun yolun sonunda, bir sevenin kolunda”</em></p>
<p><strong>Erkan Sevinç</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevmedya.com/mutluluk-ucgeni/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aldırma Gönül</title>
		<link>https://sevmedya.com/aldirma-gonul/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=aldirma-gonul</link>
					<comments>https://sevmedya.com/aldirma-gonul/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erkansevincdr]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Apr 2026 21:33:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Prof. Dr. Erkan Sevinç Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[erkan sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[merhaba dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevmedya.com/?p=51944</guid>

					<description><![CDATA[Konak Orduevi’ne giderken Atatürk Kültür Merkezi kapısında rastladım. “Geliyorsun değil mi?” dedi. “İsterdim ama yer yokmuş” şeklinde cevap verdim. Yetkilileri çağırdı, “hemen bulun bir yer “ deyince sanki orada fırtına koptu. Görevliler sağa sola telefon ettiler ve bana bir yer bulundu. Hem de protokolde.. Ferhat Göçer’den ve “Aldırma Gönül”den söz ediyorum O da doktor ben &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Konak Orduevi’ne giderken Atatürk Kültür Merkezi kapısında rastladım. “Geliyorsun değil mi?” dedi. “İsterdim ama yer yokmuş” şeklinde cevap verdim. Yetkilileri çağırdı, “hemen bulun bir yer “ deyince sanki orada fırtına koptu. Görevliler sağa sola telefon ettiler ve bana bir yer bulundu. Hem de protokolde..</p>
<p>Ferhat Göçer’den ve “Aldırma Gönül”den söz ediyorum</p>
<p>O da doktor ben de..O da , ben de “Tıbbiye’den arada sırada tam doktor çıkar” deyişini yanıltmamacasına uğraşlarımızı sürdürüyoruz.</p>
<p>Ben yazıyorum..O yazıyor, besteliyor, çalıyor, söylüyor, oynuyor. İtalya’nın Toscana’lı tenörü Andrea Bocelli’sinden ne bir eksik ne bir fazla. Bocelli’nin “Melodramma”sı, “Conte Partiro”su,”Il Mare Calmo Della Sera”sı varsa onun da “Aşkların en güzeli”si, “Sevgisiz Olmaz”ı, ”Dola Dola”sı,”İsyan”ı ,”Kalbim boş”u, “Hesap benden üstü kalsın” ı var. Sesini konserlerinde her şarkıda o kadar güzel kullanıyor ki ! Arya da söylüyor, türkü de,uzun havada.. Onun için şöyle yazmışlardı bir zamanlar..</p>
<p>“Klasik Batı ve Türk Müziği’ni kendine özgü yorumuyla tek vücutta ortak ruha kavuşturan bir genel cerrah”</p>
<p>Sabahattin Ali’yi canlandırdığı tek kişilik müzikal oyunu “Aldırma Gönül” de değme tiyatro ustalarına taş çıkartırcasına başarılı..</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-51945" src="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/ferhattt-1BS22-3-300x165.png" alt="" width="426" height="235" srcset="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/ferhattt-1BS22-3-300x165.png 300w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/ferhattt-1BS22-3-150x83.png 150w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/ferhattt-1BS22-3.png 457w" sizes="(max-width: 426px) 100vw, 426px" /></p>
<p>Tenör Dr.Ferhat Göçer Şanlı Urfa’da doğmuş. Ailecek Urfa Bozova’nın Yaylak beldesinden. Anne baba ilkokul öğretmeni. Babası Yavlak’ta belediye başkanlığı yapmış. Ferhat lise tahsilini İzmit’te tamamlamış. 1986 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimine başlıyor. Bundan iki yıl sonra da 1988 İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Şan Bölümü ön lisans eğitimine..</p>
<p>Konservatuar sınavına 13 hekim girmişler, 6 sı kazanmış, zamanla elene elene 2 si konservatuarı bitirmiş. Biri Ferhat.. 1994 yılında Haydarpaşa Numune Hastanesi’nde Genel Cerrahi asistanı olduğu sene konservatuardaki arkadaşlarıyla kurduğu” Turkuaz”grubuyla müzik dünyasına adım atıyor. Zamanla artan tecrübesiyle repertuarına eski şarkıları ve yabancı halk şarkılarını da kattı. Ney ve kanunla zenginleştirdiği Metropoliten Orkestrası’yla Klasik Türk Müziği’nin yanısıra opera aryaları ,müzikaller, 60 ların İngilizce parçaları,chansonlar,rembetikolar,yunanca parçalar da söyleyerek sahnelerde bambaşka bir rüzgar estirdi. Gino Castelli, Alessandro Safina, Al Bano, Patrizio Buene, Emma Shaplin ve Michael Bolton ile konserler verdi.</p>
<p>&nbsp;“Doğudan gelen sese kulak verin”sloganıyla eğitime destek amaçlı konserlerinde insanların nerede yaşarlarsa yaşasın,bir takım engeller ile karşılaşıyor olsalar dahi doğru eğitimle başarıya ulaşabileceklerini duyurmaya çalıştı.</p>
<p>“Dokunma Hurdacının Kızı”nda Doktor Salih’i başarıyla canlandırmıştır.</p>
<p>Ferhat Göçer’in yayınlanmış &nbsp;14 stüdyo albümü, 1 plak albüm, 4 derleme albüm, 10 EP ve 33 single ı var. Albümlerini dinlerken sanki sahnenin salonunuza kurulduğunu hissedersiniz. Latin var, pop var, türkü var, arya var..Ayrıca hoş sürprizler de..Sahneleri sold out hep..</p>
<p>Rahat, fonksiyonel, bahçeli, havuzlu, barbekülü, üst katı işyeri olan huzurlu, ışıklı, insanları kollayan, kavrayan bir evde yaşıyor. Hayat arkadaşı Ömür Gedik, çocuklar, bir dolu kedi ve köpekle mutlu, mesut bir hayat..</p>
<p>Ferhat ta en az Ömür kadar hayvansever.</p>
<p>Artık cerrahlığı bıraktı sadece sahnede. Her iki mesleğini birlikte yürüttüğü yıllarda ameliyatlarda şarkı söyleyip söylemediği çok soruluyordu..</p>
<p>“Bugüne kadar sayısız ameliyat yaptım ama hiçbirinde şarkı söylediğimi hatırlamıyorum. Fonda düşük volümde çalan müziğin seçiminde patron hemşire ve hastabakıcılardır. Onlar hangi radyo istasyonunu seçmişlerse onu dinleriz. Konsantrasyonumuzda müziğin büyük yararı var” diye yanıtlıyordu sanatçı..</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Müzik türünü nasıl tanımlıyor acaba?</strong></p>
<p>“Bildiğin, popüler müzik. Ama tabii ki, ‘proje adamı’yım, bundan da gurur duyuyorum. Hiçbir müzik tarzını, kendime uzak hissetmiyorum. Türk halk müziğini de, Rembetiko’yu da, klasik Batı müziğini de yapabilirim. Felsefem, her tür müziğe açık olmak. Genel hayat felsefem de bu. Ama Türkiye’de bir kutuplaşma var. Herkes, bir ‘taraf’ olmak zorunda. “Taraf olmayan bertaraf olur” gibi bir durum söz konusu. Bense ‘taraflar üstü’ olmak istiyorum. Tamam, benim de kendime göre siyasi fikirlerim var ama her ‘taraf’a eşit mesafede durup, üretmeye devam etmek istiyorum. Ve aslına bakarsan, bir ‘taraf’a ait olmak da çok kolay. Hatta, en kolayı. Oysa ben, emek sarf ettiğim cerrahlık mesleğimi bile bir kenara itip müzik yapıyorsam, benim için müziğin ne kadar değerli olduğunu düşün. Ben yaptığım işi büyük kitlelere duyurmak istiyorum. Temel motivasyonum da para değil, o işi hallettim. Gerçekten de tek isteğim, olabildiğince çok insana ulaşmak. Oysa tarafsan, yaptığın işte ne kadar iyi olursan ol, öteki tarafla alakan kalmıyor. Bu benim tercihim değil.</p>
<p><strong>Ferhat’a bir soru da benden..Doktorluk defteri neden kapandı?</strong></p>
<p>“Acilden içeri girdiğimde kafamı boşaltıyordum. Çok uzun süre bırakamadım. Muhtemelen korktum, yıllarımı verdiğim hekimlik mesleğine ihanet ediyormuşum gibi hissettim. Ama bir gün geldi, baktım ki başka çare yok.25 yıl emeğim var. Emeklilik vakti de geldi. Senin gibi radyolog değilim ki emekli de olsam ikisini ömrümün sonuna kadar yürüteyim”</p>
<p>“Aldırma Gönül”, Sabahattin Ali’nin edebiyat mirasını sahneye taşırken, aynı zamanda izleyiciye aşkın, özgürlüğün ve insan ruhunun farklı yönlerini hatırlatıyor. Yönetmenliğini Ezel Akay’ın üstlendiği yapım, klasik bir tiyatro oyununun ya da sıradan bir konserin çok ötesinde..</p>
<p>“Aldırma Gönül”ü mutlaka bir yerlerde yakalayın ve izleyin.</p>
<p>Çok zor günlerden geçiyoruz. Hep birlikte sitem yollayalım mı Allah’a ?</p>
<p><strong>Erkan Sevinç</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevmedya.com/aldirma-gonul/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Körkütük</title>
		<link>https://sevmedya.com/korkutuk/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=korkutuk</link>
					<comments>https://sevmedya.com/korkutuk/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erkansevincdr]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Apr 2026 20:59:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Prof. Dr. Erkan Sevinç Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[erkan sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[merhaba dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevmedya.com/?p=51692</guid>

					<description><![CDATA[İstinye Park Teras Pervasız Sahne’de “Körkütük Show” u izlemeye gittik. Özgür Eraslan sahnede yarışmalarla süslenmiş bir gösteri sunuyor. Bir gösteri de değil aslında. Seyirciyle etkileşimin daha fazla artırılmasıyla ortaya çıkan yeni bir sahne sanatı biçimi. Eraslan geliştirdiği tek kişilik performansını seyirciye hazırladığı çeşitli formatlarla yeşillendirerek ve seyirciyi de oyuna dahil ederek bir eğlence ortaya çıkarıyor. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstinye Park Teras Pervasız Sahne’de “Körkütük Show” u izlemeye gittik. Özgür Eraslan sahnede yarışmalarla süslenmiş bir gösteri sunuyor.</p>
<p>Bir gösteri de değil aslında. Seyirciyle etkileşimin daha fazla artırılmasıyla ortaya çıkan yeni bir sahne sanatı biçimi. Eraslan geliştirdiği tek kişilik performansını seyirciye hazırladığı çeşitli formatlarla yeşillendirerek ve seyirciyi de oyuna dahil ederek bir eğlence ortaya çıkarıyor.</p>
<p>Az çok nedir bu körkütük dediğinizi duyar gibiyim ,</p>
<p>Körkütük, Türk Dil Kurumu&#8217;na (TDK) göre&nbsp;aşırı derecede, kendini bilmeyecek kadar yoğun durumları ifade eden bir zarf. Genellikle &#8220;körkütük sarhoş&#8221; veya &#8220;körkütük âşık&#8221; şeklinde kullanılır ve kişinin kontrolünü kaybettiği, durumu idrak edemeyecek kadar ileri bir seviyede olduğunu vurgular.</p>
<p>Şimdi sıkı durun..</p>
<p>Körkütük Show’da kendimi yarışmacılar arasında buldum.3 yarışmacı Eraslan’ın birbirinden zor birbirinden kolay soru ve aktiviteleriyle karşı karşıya kaldık. Sonunda gecenin galibi ben oldum.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-51695" src="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/6240a86b-d88e-45c6-a04b-5ad3ea8b46de-1-225x300.jpg" alt="" width="225" height="300" srcset="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/6240a86b-d88e-45c6-a04b-5ad3ea8b46de-1-225x300.jpg 225w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/6240a86b-d88e-45c6-a04b-5ad3ea8b46de-1-113x150.jpg 113w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/6240a86b-d88e-45c6-a04b-5ad3ea8b46de-1-768x1024.jpg 768w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/6240a86b-d88e-45c6-a04b-5ad3ea8b46de-1-1152x1536.jpg 1152w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/6240a86b-d88e-45c6-a04b-5ad3ea8b46de-1.jpg 1200w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" /></p>
<p>Hatırladığım kadarıyla sahneye ilkokul müsameresinde Tom Miks rolünde çıkmış ve öğretmen anneme de “niye ben” demiştim. Çünkü tabiri caizse inek bir tiptim. Sadece derslerine odaklı. Hatta lise yıllarında 9 aldığımda (Tam not 10 du) ağladığım kayıtlara geçmiştir. Kabak çiçeği gibi açılmam yurt içi ve yurt dışı tahsillerimde oldu. Hele Kopenhag hele Kopenhag..</p>
<p>Yarışma sonrası hayat arkadaşımın çektiği videoları izlediğimde “lan sende ne cevherler varmış” demeden kendimi alamadım. Bu yaştan sonra koltuğumun altındaki karpuzlara “stand up” da eklenir mi, kibrit kutumun bile olmadığı New York’ta daire sahibi olur muyum bilemem?</p>
<p>Özgür Eraslan, 3 Eylül 1995 yılında İzmir Karşıyaka’da doğmuş.&nbsp; Celal Bayar Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümü mezunu . 2016 yılında katıldığı “Görevimiz Komedi “ adlı oyunculuk yarışmasında ikinci olarak dikkatleri üzerine çekiyor..</p>
<p>Sonra yürü ya kulum.. “No:309 “ isimli dizide “Mimar Eren Sezgin”, &#8220;Topaç&#8221; filminde ise &#8220;Azad&#8221; karakterine hayat veren Eraslan, Levent Kırca, Gürol Tonbul gibi birçok sanatçıdan oyunculuk dersi alıp, Pera Güzel Sanatlar okulunda oyunculuk eğitimini tamamlamış..Sahne gösterilerini yurdun her köşesinde (Nisan ayı programına bakarsanız bana hak vereceksiniz) sergilemeye devam ediyor.</p>
<p>Özgür Eraslan ayrıca birçok tiyatro oyununda yer aldı. “İlişki Masası” gibi interaktif talk showlarla kendini ispat etti. Youtube kanalında ya da sosyal medyada binlerce takipçisi var.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-51697" src="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/b0a34b84-6751-4031-b60f-4fcc1441de61-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" srcset="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/b0a34b84-6751-4031-b60f-4fcc1441de61-300x225.jpg 300w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/b0a34b84-6751-4031-b60f-4fcc1441de61-1218x914.jpg 1218w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/b0a34b84-6751-4031-b60f-4fcc1441de61-150x113.jpg 150w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/b0a34b84-6751-4031-b60f-4fcc1441de61-768x576.jpg 768w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/b0a34b84-6751-4031-b60f-4fcc1441de61-1536x1152.jpg 1536w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/b0a34b84-6751-4031-b60f-4fcc1441de61.jpg 1600w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Özgür Eraslan’ın sunumuyla “Körkütük Show’un mottosu “Eğlenirken Yarışıyoruz ! Yarışırken İçiyoruz !”</p>
<p>Naçizane tavsiye..</p>
<p>Eğlenmek için güzel bir aktivite. Gidin gülün, eğlenin, bol bol için, doya doya kahkaha atın, neşelenin..</p>
<p><strong>Erkan Sevinç</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevmedya.com/korkutuk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir kamu kurumu bir kamu kurumuna &#8220;Gel beraber Meslek Fabrikası&#8217;na zarar verelim&#8221; demiş !</title>
		<link>https://sevmedya.com/bir-kamu-kurumu-bir-kamu-kurumuna-gel-beraber-meslek-fabrikasina-zarar-verelim-demis/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=bir-kamu-kurumu-bir-kamu-kurumuna-gel-beraber-meslek-fabrikasina-zarar-verelim-demis</link>
					<comments>https://sevmedya.com/bir-kamu-kurumu-bir-kamu-kurumuna-gel-beraber-meslek-fabrikasina-zarar-verelim-demis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erkansevincdr]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 05:13:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Prof. Dr. Erkan Sevinç Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[erkan sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[merhaba dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevmedya.com/?p=51527</guid>

					<description><![CDATA[Tekerlemeler dil gelişim süreçleri açısından son derece önemli. Hem güldüren hem de öğreten tekerlemeler var. Çocukluğumuzda özellikle okul yıllarında karşılaştığımız tekerlemelerin okunuşu çoğu zaman zordur da.. Bu tekerlemelerden birisi olan berber tekerlemesi, çocukların yanı sıra yetişkinlerin konuşma becerilerini geliştirmesi bakımından pratik sağlar. Bir berber bir berbere tekerlemesi ise çok sık kullanılan tekerlemelerden birisi &#160;Çoğunluğun bildiği &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tekerlemeler dil gelişim süreçleri açısından son derece önemli. Hem güldüren hem de öğreten tekerlemeler var. Çocukluğumuzda özellikle okul yıllarında karşılaştığımız tekerlemelerin okunuşu çoğu zaman zordur da.. Bu tekerlemelerden birisi olan berber tekerlemesi, çocukların yanı sıra yetişkinlerin konuşma becerilerini geliştirmesi bakımından pratik sağlar. Bir berber bir berbere tekerlemesi ise çok sık kullanılan tekerlemelerden birisi &nbsp;Çoğunluğun bildiği gibi bu tekerlemenin okunuşu şu şekilde..</p>
<p>Bir berber bir berbere &#8220;Gel beraber bir berber dükkanı açalım&#8221; demiş!</p>
<p>Yaşananları görünce, duyunca, izleyince, takip edince bu tekerlemenin 2026 versiyonunu yarattım.</p>
<p>“Bir kamu kurumu bir kamu kurumuna “Gel beraber Meslek Fabrikası’na zarar verelim” demiş.!</p>
<p>Halkapınar’da bulunan Meslek Fabrikası’nın, İzmir’in Kurtuluşu ile bütünleşen bir tarihçesi var. 9 Eylül 1922 sabahı İzmir’e giren kurtuluş güçleri, Halkapınar köprüsüne geldiklerinde yolun sol tarafında bulunan büyük bir yapıya mevzilenmiş bir grup işgalcinin ateşi ile karşılaşır. Ateş açılan yapı, o dönemde Tuzakoğlu Un Fabrikası olarak bilinen yapıdır. Bina, kurtuluş sonrası, 1926’da, Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla kamulaştırılır. Tapusu 1940’ta belediyeye geçer. Bugün emniyet güçleriyle boşaltılmaya çalışılan Meslek Fabrikası işte burası.. 200 bine yakın İzmirli burada meslek sahibi oldu.</p>
<p>İşsizlere meslek edindiren ve girişimcileri destekleyen, Aslı Kaya gibi birçok kişinin kendi işini kurduğu başarılı bir eğitim merkezi olarak öne çıkan Fabrika Nisan 2026&#8217;da mahkeme kararıyla Vakıflar Genel Müdürlüğü&#8217;ne devredildi ve sonra konu mahkemelik oldu. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr.Cemil Tugay haklı olarak “mahkeme sürecini bekleyelim” diyor.</p>
<p>Ülkemizde 15-24 yaş grubunda&nbsp;“ne eğitimde ne istihdamda”&nbsp;olan gençlerin oranı yüzde 22.9. Bu grupta yaklaşık 15-29 yaş arasında bulunan 4 milyon 749 bin genç ise&nbsp;&#8220;ne eğitimde ne de istihdamda&#8221;.&nbsp;</p>
<p>Aziz Kocaoğlu’nun başkanlığı döneminde bu tarihi yapıya sahip çıkılmış, restore edilmiş&nbsp; ve gençlere iş kapısı olsun diye,&nbsp;“Meslek Fabrikası<strong>”</strong>&nbsp;adıyla hayata geçirilmiş. Kötü mü yapılmış allah aşkına?</p>
<p>Dün sabahın 5 inde kolluk kuvvetleri ve tomalar ile “Güç bende” dercesine fabrikanın kapısına dayanmak nedir ki?</p>
<p>İcra dairesinde çalışıyorsunuz ve bir haneye icraya gidilecek. Sabah işe geldiniz, evraklar yanınıza alacağınız avukat , polis vs ile kapıya dayandınız. En iyimser olarak saat 11 falandır. Hanede tutanaklar tutulur, öyle hooppp herşey yeddi emin deposuna kaldırılmaz. Bir süreç vardır. Ancak gözaltılar sabahın köründe yapılır.</p>
<p>Merkezi hükümetin kaymakamı, milletvekilleri, il başkanı “Kardeşim biz zaten “mağduriyet edebiyatı” ile başa geldik. Ayağımıza kurşun sıkıyoruz “niye demiyorlar?</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-51528" src="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/9f7ffcf2-c5c7-45c5-8d16-6305aeac8e75-1-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" srcset="https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/9f7ffcf2-c5c7-45c5-8d16-6305aeac8e75-1-300x200.jpg 300w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/9f7ffcf2-c5c7-45c5-8d16-6305aeac8e75-1-1218x812.jpg 1218w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/9f7ffcf2-c5c7-45c5-8d16-6305aeac8e75-1-150x100.jpg 150w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/9f7ffcf2-c5c7-45c5-8d16-6305aeac8e75-1-768x512.jpg 768w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/9f7ffcf2-c5c7-45c5-8d16-6305aeac8e75-1-1536x1024.jpg 1536w, https://sevmedya.com/wp-content/uploads/2026/04/9f7ffcf2-c5c7-45c5-8d16-6305aeac8e75-1-2048x1365.jpg 2048w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Onlar demiyor ama İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı onları köşeye sıkıştırmış “mağdurların sesi” durumunda. Toplanan binlerce kişiye şöyle diyor Tugay:</p>
<p>“Gelip de sahipsizin malına çöker gibi el koyduğunuz, İzmir halkına ait tarihi Un Fabrikası’nın 2007- 2008 yıllarına ait fotoğraflara bakın. Neredeydiniz o yıllarda? Belediye personeliyle parasıyla 10 yıl emek ve kaynak harcamış bu hale getirmek için. Vakıflar mı yaptı bu işi? Bu binada vakıflarınızın hiçbir hakkı yok Sayın vakıfların vekilleri. Sizin bu haksızlığınız hiçbir vicdanda kabul görmez. Hep ayıplanarak hatırlanacaksınız.”</p>
<p>Meğer bir tekerleme ile başladık. Yine bir tekerleme ile bitirelim.</p>
<p>“Bu evi yıkıp yapsak da mı otursak, yoksa yıkmasak onarsak da mı otursak?”</p>
<p><strong>Erkan Sevinç</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevmedya.com/bir-kamu-kurumu-bir-kamu-kurumuna-gel-beraber-meslek-fabrikasina-zarar-verelim-demis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yetenekli Bay Ripley</title>
		<link>https://sevmedya.com/yetenekli-bay-ripley/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=yetenekli-bay-ripley</link>
					<comments>https://sevmedya.com/yetenekli-bay-ripley/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erkansevincdr]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 21:21:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Prof. Dr. Erkan Sevinç Yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[erkan sevinç]]></category>
		<category><![CDATA[merhaba dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://sevmedya.com/?p=51397</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Yetenekli Bay Ripley&#8221; Anthony Minghella tarafından yazılıp yönetilen psikolojik gerilim türünde bir 1999 film uyarlaması. Film, Patricia Highsmith&#8217;in 1955&#8217;te yazmış olduğu aynı adlı romandan alınma. Türkiye&#8217;de” Becerikli Bay Ripley&#8221;” adıyla yayımlanan roman ilk kez 1960 yılında Fransa&#8217;da ” Plein Soleil “adıyla sinemaya aktarılmıştı. Bu film Türkiye&#8217;de &#8220;Kızgın Güneş&#8221;, ABD&#8217;de ise” Purple Noon&#8221; adlarıyla gösterime verildi. &#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Yetenekli Bay Ripley&#8221; Anthony Minghella tarafından yazılıp yönetilen psikolojik gerilim türünde bir 1999 film uyarlaması. Film, Patricia Highsmith&#8217;in 1955&#8217;te yazmış olduğu aynı adlı romandan alınma. Türkiye&#8217;de” Becerikli Bay Ripley&#8221;” adıyla yayımlanan roman ilk kez 1960 yılında Fransa&#8217;da ” Plein Soleil “adıyla sinemaya aktarılmıştı. Bu film Türkiye&#8217;de &#8220;Kızgın Güneş&#8221;, ABD&#8217;de ise” Purple Noon&#8221; adlarıyla gösterime verildi.</p>
<p>Filmde Tom Ripley rolünde Matt Damon,, Marge Sherwood rolünde Gwyneth Paltrow, Dickie Greenleaf rolünde Jude Law , film için oluşturulmuş bir karakter olan Meredith Logue rolünde Cate Blanchett oynamıştı.</p>
<p>Tom Ripley 1950lerde New York&#8217;ta geçinmeye çabalayan genç bir adam. Bir partide, giymiş olduğu ödünç Princeton ceketiyle piyano çalarken, varlıklı Herbert Greenleaf yanına yaklaşır. Tom&#8217;un bir üniversite mezunu ve oğlu Dickie Greenleaf&#8217;ın bir arkadaşı olduğunu sanır. Ripley&#8217;e, Dickie&#8217;nin Birleşik Devletler&#8217;e dönüp aile şirketinin başına geçmesinde iknasına ihtiyacı olduğunu söyler ve bunun için Italya&#8217;ya&nbsp; gidip gidemeyeceğini sorar. Ripley Princeton&#8217;a gitmemiş ve Dickie&#8217;yle hiç tanışmamış olduğu hâlde teklifi kabul eder.</p>
<p>İtalya&#8217;ya varışından kısa bir süre sonra, Ripley Dickie ve onun kız arkadaşı Marge Sherwood ile sahilde karşılaşmayı başarır ve kısa sürede kendini onların hayatının içine sokar. Dickie ve Tom birlikte seyahatlerine devam ederler. Bu seyahatlerin birinde Dickie&#8217;nin arkadaşı Freddie Miles ile karşılaşırlar. Freddie anında Tom&#8217;dan hoşlanmadığını fark eder ve Dickie&#8217;nin bir zamanlar ilişki yaşamış olduğu kızın kendini öldürmesiyle işler değişmeye başlar. Dickie yeni arkadaşından bıkmaya başlar.</p>
<p>“Yaa tamam bu kız bizim belediyede hiç işe gelmemiş. Zaten onu bir rica ile işe aldık. “diyen belediye başkanı üzerine çok gelinmesi üzerine “Cebimden veriyorum o kadının aldığı maaşları? Kafede oluşan zararı da cebimden vereceğim. Kime ne? Arkadaşımın şarkıcı sevgilisini sahneye çıkarmıştım. Ona ödenen miktarı da belediye kasasına koyacağım. Bu ödemeleri karalama kampanyasına karşı gerçekleri paylaşma ihtiyacı oluştuğu için yapıyorum” der.</p>
<p>Belediyenin özel kalem müdürü ile yasak aşk yaşadığı iddiaları üzerine partisinden istifa eden belediye başkanı “Yaa tamam..Seviyoruz birbirimizi..Ancak bu kumpası kuranları ,yayanları ve süreci siyasi bir linç ve operasyona dönüştürenleri allaha&nbsp; havale ediyorum” derken sevgilisinin X sosyal medya hesabında “Kocacım bana ev aldı” benzeri bir paylaşım yapması bekleniyor.</p>
<p>Portakalı çok seviyordu. Kendisini ikaz edenleri dinlemedi. Defalarca hastanelik oldu C vitamini zehirlenmesinden. Tam görevinin başına dönüyordu ki paldır güldür tutukladılar. Sadece onu da değil. Başdanışmanını, Halkla İlişkiler Müdürü’nü, makam aracı şöförlerini&#8230;Parti kurmayları onun için “Yaa tamam.. Kendisine cezaevinde çok fazla baskı yapıldığına dair veri var. Başkanı her açıdan sıkıştırmaya çalışıyorlar. Özel hayatına dahi girerlerse şaşırmayın. Zincirin en zayıf halkası o alan&#8221; diye beyanat verirken sosyal medya kullanıcıları başkanı tiktok dan takip etmeye başladılar.</p>
<p>Bu arada don atlet polislere kapıyı açan üç dönem milletvekilliği yapmış, üç sevgilisi ve bir eşi olan belediye başkanı “Yaa tamam ne var bunda.. Kentimizden geçecek doğal gaz boru hattını sevgilim ile çalışıyorduk .Benim ve belediyedeki üst düzey yöneticilerin geceleri eğlence mekanlarına giderek bunları belediyeye temsil ve ağırlama giderleri olarak ödettirdiğimiz yönündeki tanık beyanları asılsız olup, gerçeği yansıtmamaktadır. İddialara konu gece klübü , restoran gibi tesisler benimdir ve hep benim olacaktır..Sevgilimle beraber gittiğim kumarhane masraflarını da kendim ödedim“ şeklinde konuşurken anası, babası, kızı,&nbsp; oğlu, damadı dahil onlarca yakını suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olmakla suçlanan belediye başkanı &nbsp;“Yaa tamam.. Ne olmuş yani.. Şurada 30 40 tane daire sahibi olmuşuz. İstiyorsanız halkıma dağıtayım. Ya da oturdukları evlerin kiralarını ödeyeyim. Ben ne yaptıysam kentim için yaptım. Buradan emniyet güçlerine de sesleniyorum. Çağırsaydınız gelirdim. Sabahın köründe uyandırmanın ne anlamı var. Gece o kadar da geç yatmıştım ”şeklinde konuşurken kameradan nedense gözlerini kaçırıyordu.</p>
<p>Polis Akademisi yöneticileri sabah toplantısında “Ne kadar olumlu bir iş yapmışız” konusunda hemfikir oldular. Misyonu; insan hak ve özgürlüklerini vazgeçilmez gören, bireyin ve toplumun güvenlik ihtiyaçlarının karşılanmasını temel görev sayan, suça karşı halkla bütünleşerek, güvenli bir toplumsal yaşam oluşturan, çağın gelişen ve değişen ihtiyaçları doğrultusunda personelini sürekli geliştiren, bilimsel kurumlarla ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapan, sürekli eğitim ve araştırma faaliyetleri gerçekleştirmek olan akademiye “Paparazzi” bölümü eklemişlerdi. Sadece simitçi ve boyacı olarak tanınan sivil polisler ellerinde Iphone 17 Pro Max telefonlarıyla kişiye özel görüntüleri çekiyor ve özellikle belirli bir medya grubuna servis ediyorlardı. Bir dönem Yeşilay bilim kurulu üyeliğinde de bulunan Akademi Başkanı öyle mutluydu ki..</p>
<p>Ana muhalefet partisinin başkanı ülkesinin dünya kupasına gideceği maçı stadta izlemek için hazırlık yaparken cep telefonu çalar. “Başkanım yine bir belediye başkanımızı göz altına almışlar”</p>
<p>Program değişir , Başkan soluğu o kentte alır ve kendini kameraların karşısında bulur.</p>
<p>“Mafya mısınız siz lan?” açıklamasını yapar..</p>
<p>Ripley&#8217;in devamlı varlığı ve büyüyen bağımlılığı onun içerlemesine neden olur. Özellikle de Ripley&#8217;in Princeton&#8217;da birlikte geçirdikleri günler hakkında yalan söylediğini öğrendikten sonra. Gözüne çarpan zengin Greenleaf yaşam tarzı yüzünden arzusu ve yeni arkadaşıyla büyüyen cinsel saplantısı, Ripley&#8217;in hislerinin karışmasına neden olur.</p>
<p>Sonraki birkaç hafta içinde, Ripley&#8217;in hayatı polis ve Greenleaf&#8217;in arkadaşlarıyla arasında kedi fare oyunu halini alır. Onun bu çıkmazı zengin varis Meredith Logue&#8217;ta bir karışıklılığa yol açar. Onunla İtalya&#8217;ya ilk vardığında tanışmış ve Dickie&#8217;yi tanımadan önce kendini Dickie Greenleaf olarak tanıtmıştır. Ripley, Greenleaf&#8217;in adına sahte bir intihar notu hazırlar ve&nbsp; Venedik&#8217;e&nbsp;taşınır. Peş peşe Marge, Dickie&#8217;nin babası ve Amerikalı bir özel dedektif Ripley ile yüzleşir. Marge özellikle Dickie&#8217;nin ölümüyle ilişkili olarak Ripley&#8217;den şüphelenir. Bu sırada Ripley onu öldürmeye hazırlanmaktadır.</p>
<p>İki filmi karıştırdım.</p>
<p>Kusura bakmayın !</p>
<p><strong>Erkan Sevinç</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://sevmedya.com/yetenekli-bay-ripley/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
