Bitig Kurdu
Tek kelimeyle bitig kurdu’yum. Bitig ne mi? Kitap..Kitap sözcüğü Arapça bir sözcük. Aslı ketebe’den (yazmak) gelen kitab’dır (yazılı olan, yazılan). Türkçesi ise ‘bitig’ diğer yazılışlarıyla ‘bitik’ ya da ‘betik’tir. Kaşgarlı Mahmut’un Bağdat’ta 1072 – 1074 yılları arasında yazdığı Türkçe Arapça sözlük olan Divanu Lügati’t-Türk adlı yapıtında kitap sözcüğünün karşılığı Türkçe bitig olarak geçiyor. Göktürkler’den kalan Orhun Yazıtları’nda da kitap “bitig”tir. Dünyada ilk basılan kitap MS 868 yılında Diamond Sutra iken ülkemizde basılan ilk Türkçe kitap basımı iki yıl süren Vankulu Lügatı..
Diamond, elmas anlamına gelirken Sutra kelimesinin ise dini bilgi ve vaaz anlamını taşıdığı bilinir. Kıssalar ve öğütler içeren Diamond Sutra, aynı zamanda dini içerikli bir kitap ve Buda’nın öğretilerini kapsıyor. Tamamı 7 sayfadan oluşan kitabın 6 sayfası metin, 1 sayfası ise Buda’yı resmeden bir sayfa olarak tasarlanmış
E kitapmış, Sesli kitapmış gibi teknoloji hayatımızın her yerinde hâkimiyetini sürdürüyor olsa da “kitap kokusu” gerçeği yüzyıllar boyunca devam edecek gibi duruyor. Yazı yazmak için farklı malzemeler kullanıldı, kil tabletler, mağara duvarları, mermerler bunlardan yalnızca birkaçı. Parşömenin icat edilmesiyle birlikte bambaşka bir döneme geçildi. Parşömen kâğıdı, hayvan derisinin fazlalıklarından arındırılması ve derinin gerilerek kurutulması ile elde edilen bir kâğıt türü olarak yazının tarihine dahil oldu. Günümüzde de hâlâ popülerliğini korumaya devam eden parşömen kâğıdının ilk kullanıldığı yer ise İzmir’in Bergama ilçesi olarak kayıtlara geçti. Parşömenin o dönem bu kadar popüler olmasının en büyük nedenleri kolay üretilmesi.
Yüzyıllardan beri Çin’de kullanılan kâğıdın Avrupa’ya gelişi ile birlikte artık başka bir boyuta geçildi. Semerkant kervanları ile “kâğıt” geldi ve parşömen ciddi bir rakiple karşılaştı. Yumuşak ve dayanıklı olan kâğıt daha çok tercih edilmeye başlandı. Hatta döneme damgasını vuran parşömenden çok daha fazla tercih edilir oldu. Maliyete de olumlu yansıyınca artık kâğıt günümüze kadar ulaşan serüvenine başlamış oldu.
Kâğıdın milattan önce 2. yüzyılda Çin’de Cai Lun tarafından icat edildiği bilinir ve hatta Cai Lun için modern kâğıdın öncüsüdür demek mümkündür. Lun kâğıdı oluştururken bazı teknikleri kullandı ana malzemeleri genellikle ağaç kabukları, bez parçaları ve lifli malzemelerdi. Tüm bu malzemeleri karıştırarak önce yumuşak bir hamur elde etti. Ardından hamuru ezerek su ile karıştırdı ve böylece ilk odun hamurunu üretmiş oldu.
Hristiyanlığın yayılması ile kültürü korumak ve yaygınlaştırmak adına manastır kütüphaneleri açıldı. O dönemlerde kitap, kiliselerin ve manastırların en önemli hazinelerindenmiş. Kalın tahta kapaklarla ciltler yapılır, demir ve bakırla da köşeleri sabitlenirmiş.
Matbaaya geçiş ile kitap basım maliyetleri ciddi bir düşüşe geçince, daha önce zenginlik ve lüksün bir işareti olarak görülen kitaplar artık her eve rahatlıkla girebilmeye başladı. Kitabın evlere girmesi fikirlerin, görüşlerin ve bilginin de doğru oranda yayılmasına olanak sağladı.
Guiness Dünya Rekorları verilerine göre İncil, tahmini 5 milyarlık satış rakamıyla tüm zamanların en çok satan kitabı. Dini olmayan metinler arasında, “Küçük Kırmızı Kitap” olarak da bilinen, Çin Komünist Partisi lideri Mao Zedong’un konuşmalarından ve yazılarından oluşan “Başkan Mao Tse–tung’dan Alıntılar” kitabı, 800 milyon ile 6,5 milyardan fazla baskı arasında değişen tahminlerle çok çeşitli satış ve dağıtım rakamları üretmiş durumda. Yine Charles Dickens “İki Şehrin Hikayesi” JK Rowling “Harry Potter ve Felsefe Taşı” Agatha Christie “On kişiydiler” çok satan kitaplar arasında ilk aklımıza gelenler..
Çok okunan kitaplar kadar yakılan, yasaklanan kitaplar da var. Özellikle faşizmin kol gezdiği dönemlerde ve ülkelerde. Aynı ülke içinde bile farklı uygulamalara rastlanıyor. Örneğin Amerikalı yazar John Steinbeck’in konusu “Büyük Ekonomik Buhran” yıllarında geçen 1939 tarihli Pulitzer ödüllü romanı Gazap Üzümleri (The Grapes of Wrath), ertesi yıl başarılı bir sinema uyarlaması da yapılmasına rağmen tarım şirketlerinin baskısıyla yazarın memleketi olan Salinas, Kaliforniya’da bile 1990 yılına kadar halk kütüphanesine girememiş. Eserin sendika yanlısı duruşu ve ABD’deki fakirliğe ve eşitsizliğe vurgu yapması hem romanın yazarı John Steinbeck’in hem de uyarlama filmin yönetmeni John Ford’un Amerikalı senatör McCarthy tarafından komünizm yanlısı eğilimleri olduğu iddiasıyla Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi’nde soruşturmaya uğramalarına yol açarken, ironik bir şekilde romandan uyarlanan film Josef Stalin’in emri ile 1940 yılında Sovyetler Birliği’nde de de yasaklanmıştı. Yasaklanma gerekçesi ise filmde en fakir Amerikalıların bile araba sahibi olabileceğinin gösteriliyor olmasıydı.
Dünyada ve Türkiye’de yasaklanan kitapların sayısı onbinleri geçmektedir. Sadece Türkiye’de bugüne kadar toplamda 23 bin kitabın yasaklar listesine girdiği göz önüne alınırsa eksiksiz bir liste oluşturmanın çok zor olacağı açıktır. Örnek olarak Sabahattin Ali’nin “Sırça Köşk”ünü verebilirim. 1947 de yayınlanan kitap aslında bir masaldır.
Şimdi dilerseniz 1947 den 2222 yılına ışınlanalım. Erhan Doğan’ın “Kalbini Var Sanan Adam” kitabının sayfalarını çevirelim. Dünya çok değişmiştir. Trafik sorunu kalmamıştır misal. Uçan arabalar var. Denizlerin kirliliği, su krizi başta olmak üzere insanlığı yok edecek herşeyin üstesinden gelinmiştir. Kalp nakli ne ki? Artık kişiye özel kalp yapılmaktadır. Kitabı okudukça uçuk kaçık gelebilir sizlere ama Jules Verne de 1869 da yayınladığı “Denizler Altında 20000 Fersah”ı yazdığında denizaltının esamisi okunmuyordu.
Erhan Doğan’ın “Kalbini Var Sanan Adam” kitabından.…
“-Giderken bana söylediğin elveda sözleri senindi.
-Bir kelime söyleyememiş olabilirim, suskunluk benimdi.
-Çatılmış kaşların ve acıyan bakışlarınla söylediğin her kelimenin notası, en doğru seslerle şakalaşırken bu eser senindi.
-Işıkları üzerinde toplayıp omuzlarından aşağı dökerken ne kadar güzel olduğun senindi.
-Gölgeler içinde elim(n) i saklayamazken, gözlerim (n) den kaçam gözlerin (m) di.
-Bizden bir halt olmaz derken, içeri soktuğun hançer senindi.”
Sevme özürlü üç kişinin kendilerine özel kalp ısmarlamaları ve gelişen olaylar var kitapta. Doğan bu romanı yazmaya 2023 ocak ayında başlamış ve 2026 nisan ayında bitirmiş. Düş Gezginleri Yayınları’ndan çıkan kitapta yer alan QR Code lar sizi farklı dünyalara da götürüyor. Kitapta 2022 sözlüğü de var. Bir nevi özel okuma kılavuzu.. Mutlaka “Kalbini Var Sanan Adam”ı edinmelisiniz.
Yazıyı Sabahattin Ali’nin Sırça Köşk’ünden bir satırla noktalayalım.
“Günün birinde bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. “
Erkan Sevinç




