“Bir şarkının gerçek gücü hala insanda saklı”
MFÖ’nün efsanevi ismi, Türkiye’de gitarın ve modern müzik üretiminin en önemli temsilcilerinden Fuat Güner ile yaptığımız söyleşide; yalnızca geçmişe değil, bugünün müzik dünyasına ve geleceğine de baktık.
Güner dijital platformların sanatçıyı nasıl değiştirdiğinden yapay zekâya, genç müzisyenlerin en büyük hatalarından sahnede hâlâ onu heyecanlandıran şeylere kadar pek çok konuda açık, samimi ve zaman zaman sert değerlendirme yaptı.
Bir yanda özlenen MFÖ ruhu, diğer yanda yeni çağın müzik üretim biçimleri…
Fuat Güner, yılların birikimiyle yalnızca müziği değil, müzisyenliğin ne olduğunu da anlatıyor.
Dijital platformlarda yayımlanan yeni işlerinizi düşününce artık şarkı üretmekle şarkıyı dinleyiciye ulaştırmak arasında bambaşka bir dünya var. Bu yeni düzen sizi nasıl etkiliyor, nasıl etkiledi?
Eskiden şarkılarımızı plak, CD, kaset formatında dinleyicilerimizle buluşturuyorduk. Şimdi ise dijital ortamda YouTube, Spotify vs. gibi mecralarda tüm dünyanın dinletisine sunma olanağı tanıyor. Bu eserlerimizi duyurmak için çok zengin bir platform. Ancak, eserlerin maddi getirisinin eskiye oranla çok daha düşük olduğu aşikâr. Gerçek müzisyen ve sanatçıların emeklerinin karşılığını alamadıkları aynı zamanda tıklanma ve dinlenme sayılarını takibinin yapılmasının çok kolay olmadığı ve suistimale açık olduğunu söylemek doğru olur. Yeni nesil amatör müzisyenler için kendilerini tanıtma açısından tabii ki çok elverişli bir platform.
Eğer bugün dünyanın herhangi bir yerinden üç müzisyenle bir “hayal grubu” kursanız, kimlerle çalmak isterdiniz?
Davulda Jeff Porcaro, Bas gitarda Jaco Pastorıus, Elektro gitarda Jeff Beck ve Steve Lukather ilk aklıma gelen isimler. Elbette beraber çalmaktan çok mutlu olacağım birçok dünya müzisyeni var.
Bugün genç bir grupla stüdyoya girseniz, onlara ilk söyleyeceğiniz şey ne olurdu?
Bir grupla iyi müzik yapmak için, çalan müzisyenlerin ritim duygularının mükemmel olmaları birinci şart. İkinci önemli unsur ise, birlikte çalarken birbirlerini iyi dinlemeli enstrümanını kendisi için değil, ortaya koyulan müzik performansına katkı verecek anlayışla icra etmelidir.
Bugün dönüp baktığınızda, MFÖ’nün hiç yapılmamış, yarım kalmış ya da bugün yapılsa çok iyi olacağını düşündüğünüz bir müzikal fikri var mı?
Bugüne kadar MFÖ olarak her dönemimizde müzikal anlamda hep yeni arayışlar içinde olduk, birkaç örnek verecek olursam; “Deli Deli Kulakları Küpeli” Türkiye’deki ilk “reggae” müzik örneğidir. “Vak the Rock” ı ise ilk rock and roll örneği olarak yaptık.
Sizce bugün Türkiye’de genç müzisyenlerin en büyük sorunu nedir?
Genç müzisyenlerin en büyük sorunu, müzik öğrenmeden meşhur olmak istemeleri, hele şimdi yapay zekâ imkanlarına kavuşunca büyük bir cesaretle kendilerini ön planda görme arzuları ve hırsları. Sevgili gençler biraz emek vermeyi ve müzik öğrenmeye gayret göstermenizi, hararetle tavsiye ediyorum. Yoksa kariyeriniz uzun soluklu olmaz.
Yıllar önce kurduğunuz FT Stüdyo Türkiye’de kayıt teknolojisinin öncülerinden biri olmuştu. Bugünkü ev stüdyosu ve yapay zekâ çağını görünce ne düşünüyorsunuz?
Bugünkü teknolojide tek bir bilgisayarla ve tek bir enstrümanla gayet güzel bir orkestrasyon yapabilmek mümkün. Eskiden yaptığınız müziği kaydedebilmek için, çok pahalı mixer, teyp, sound modüllere ihtiyaç vardı ve bunları maddi olarak karşılayabilmek kolay değildi. Şimdi ise elinizdeki laptopun içinde her türlü imkân mevcut. Artık evinizde, pahalı stüdyolara girmeden her türlü kayıt yapma olanağına sahipsiniz.
Sahneye çıktığınızda sizi hâlâ en çok motive eden şey nedir? Yeni bir şarkı çalmak, eski bir şarkıyı yeniden yorumlamak, yoksa seyircinin enerjisi mi?
Sahnede her zaman şarkılarımızı seyirci ile beraber söylemek çok hoşumuza gider. O güne kadar repertuvarımızda yer vermediğimiz bir şarkımızı ilk defa yorumluyor olmak ise bizim için en büyük heyecandır. Tabii ki seyircinin enerjisi sanatçıyı her zaman motive eder.
Türkiye’de sizi yalnızca bir grup üyesi olarak değil, çok iyi bir gitarist ve müzik üreticisi olarak da gören büyük bir kitle var. Sizce insanlar Fuat Güner’in en az bilinen hangi yönünü hâlâ keşfetmedi?
Dışarıdan görünen mükemmeliyetçi ve disiplinli müzik adamı ve besteci kimliğimin yanı sıra inşaat mühendisi, babacan, dost canlısı ve yardımsever olduğumu beni yakından tanıyanlar bilir. Sporcu olduğum yılların bana katmış olduğu profesyonellik ve havacılığa tutkuyla bağlı olan bir model uçak pilotu olduğumu keşfetmemiş olabilirler.
Eğer yarın yeni bir konser serisi başlasa sahnede hangi sürpriz isim olurdu?
Bunca yıl sonra hala Özkan’ın aramızda olmasını ve MFÖ olarak devam etmeyi çok isterdim.
Neşem Yaşar




