Bilimsel düşünme becerilerini kullanarak çocuk yetiştirmek
Çocuk eğitiminde ebeveyn olarak bilimsel düşünme becerilerini kullanmanın çocukların bilime yönelik tutumları üzerinde olduğu kadar, problem çözme becerileri, çözüm geliştirme ve özgüvenleri üzerinde etkili olduğu birçok araştırmayla ortaya konmuştur. Bilimsel düşünme, çeşitli basamaklardan oluşan bir bütündür. Bilimsel yaklaşım, öncelikle sorunu tespit etme ve sorgulama ile başlar. Sorunların içinde kaybolmaktansa öncelikli sorunu net olarak tespit etmeyi öğrenen çocuk karşılaştığı problemleri genellememeyi, birer birer ele alarak yalın bir tablo ile duruma bakmayı öğrenir. Doğru soruları sorarak durumun ana çerçevesini ve varsa çözümlemek istediği problemleri netleştirir. Problemin kaynağı ne, bu durumu ortaya çıkaran koşullar neler, hangi davranış ya da tutumlar doğru yaklaşım tarzını oluşturur gibi çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemesini sağlar.
Bilimsel yaklaşım basamaklarında sonraki adımlar bu konuya ilişkin gözlem yapma, hipotez oluşturma, gerekiyorsa deney yapma, araştırma, gözlem ve görüşmeler yardımıyla veri toplama ve elde edilen sonuçların değerlendirilmesi süreçlerini içerir.
Gözlem yaparak durumu değerlendirmeyi öğrenen çocuk, koşullara müdahale etme cesareti ve becerisini de kazanır. Risk alabilir. Risk almadan önce olası sonuçları ön görür ve karşılaşma ihtimali olan tüm durumlara yönelik önlemler alabilir. Olası çözüm yollarını deneyerek alternatif çözümler üretebilir. Deneme yanılma yoluyla öğrenmeyi öğrenmiş çocuk hata yapmaktan korkmaz. Hatasının kaynağına odaklanarak onu düzeltir ve tekrar denemekten çekinmez. En doğru sonuçları alabilenlerin denemekten ve hata yapmaktan korkmayanlar olduğunu bilir. Hatasını itiraf etmekten çekinmez. Daima mükemmel olamayacağını bilir ve kabul eder. Önemli olanın hatayı kabul ederek kendini güncellemek olduğunu kabul eder. Bilimsel düşünme becerileri ile yetiştirilen çocukların okuma-anlama-yorumlama ve analiz etme becerilerinin de pozitif etkilendiği ve böylece sosyal alanda da sorgulayan, değerlendiren ve gerekli çözümleri sunan bireyler oldukları gözlenmiştir.
2023 yılında W.Setioko ve Lin Ding tarafından gerçekleştirilen “Influence of Parents’ Views about Science on Parent–Child Science Talk at Home” isimli çalışmada ebeveynlerin bilime dair görüşlerinin çocuklarıyla gerçekleştirdikleri bilimsel konuşmaların içeriğini ve şeklini etkilediğini ortaya koymuştur. Almanya’da yürütülen ve 2024 yılında Developmental Science dergisinde yayımlanan “Parents’ Epistemological Beliefs Shape Children’s Scientific Reasoning Abilities” başlıklı araştırmada ebeveynlerin epistemolojik inançlarının çocukların bilimsel akıl yürütme becerilerinin gelişimini nasıl etkilediği incelenmiştir. Christopher Osterhaus ve Susanne Koerber tarafından altı-on yaş grubu çocuklar arasında yapılan bu çalışmada ebeveynlerin bilgiye dair inançlarının, çocuklarının bilimsel akıl yürütme yeteneklerini anlamlı şekilde etkilediğini ortaya koymuştur.
Ebeveyn rolünde bilimsel düşünme becerilerinin kullanılmasının, işbirliği becerilerini geliştirdiği, çocuğun empati kurarak ve saldırgan tutum sergilemeden karşısındakini anlamasına, farklı görüşlere saygılı davranmasına ve duygularını düzenlemesine olanak sağladığı yine yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur.
Tüm bu değerlendirmeler ışığında söylenebilir ki; öncelikle aile içinde ve sonra okulda verilen eğitimde sadece duygularla hareket edilmemesi, bilimsel yaklaşımların ön planda tutulması çocukların sosyal ve psikolojik olarak sağlıklı olmasını sağlayabildiği akıldan çıkarılmamalıdır.
Belma Alper Uğurlu




