AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı basınla sohbet toplantısı gerçekleştirdi

Ak Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın toplantısına AK Parti Grup Başkanvekili Uğur İnan Atmaca, AK Parti İl Yönetim Kurulu Üyeleri Ekrem Selimler ve Safa Narlı, Hasan Çömlekçi ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı İzmir Bölge Müdürü Cengiz Kutlu Yüksel de katıldı.

Toplantıda, İzmir basınının temsilcileriyle bir araya gelen Bursalı, gündemdeki konular ve partinin şehirdeki çalışmaları hakkında bilgi verdi. Katılımcılar, basınla ilişkilerin güçlendirilmesi ve iletişimin etkin kullanımı üzerine değerlendirmelerde bulundu ve  İzmir’de uzun yıllar gazetecilik yaptıktan sonra vekil olarak yol yürümeye devam ettiğini belirtti.

İki yıldan fazla süredir milletvekilliği görevini sürdürdüğünü dile getiren Bursalı, basın mensuplarının şehrin hafızasını oluşturduğunu belirtip, siyaset yaparken hafızaya ihtiyaç duyduğunu kaydetti.

AK Parti İzmir Milletvekili Bursalı, 23 yıllık AK Parti iktidarı döneminde medya çeşitliliğinin güçlenmesi için çok çalışmalar yapıldığını anlattı. Bursalı, “Ben 1993 yılında gazeteciliğe başladım. Sadece yazılı basın vardı. 1994 yılında özel televizyonlar gündeme geldi. Bugün dijital medya denilen bambaşka bir medya çeşitliliğinden bahsediyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) dijital mecralar komisyonu üyesiyim. Dijital telif ile ilgili ciddi bir yasa hazırlığındayız. Taraflarla görüşme halindeyiz. Komisyon dijital telifle ilgili bütün partilerden üyelerin bulunduğu bir metin çıkaracak” dedi.

Kadın erkek fırsat eşitliği komisyonu üyesi olduğunu da söyleyen Şebnem Bursalı, önümüzdeki hafta Diyarbakır’a giderek konuyla ilgili saha çalışmalarına devam edeceğini açıkladı. Bir kadın gazeteci ve kadın siyasetçi olarak konuya önem verdiğini kaydeden Milletvekili Bursalı, “AK Parti Kültür Sanat Politikaları başkan yardımcısıyım. Zengin tarihi ve çok kültürlü yapısı ile İzmir’e hizmet eden bir siyasetçi olarak avantajlı olduğumuzu düşünüyorum. Kültür ve sanat kimliği ile şehirler daha güçlü hale geliyor” diye konuştu.

Yerel siyaset ile ilgili de bir değerlendirme yapan Bursalı, İzmir’de altyapı eksikliği, ulaşım, çevre ve kentsel planlama konularında sıkıntılar yaşandığını dile getirdi. İzmir’in yerel yönetimlerin ihmali nedeniyle sorunları kronik hale gelmiş bir kent haline geldiğini söyleyen Bursalı, AK Parti olarak çözümde işin ortağı olduklarını anlattı.

Yıllarca İzmir’in ve bölgedeki illerin sorunlarını gündeme getirdiğini ifade eden Bursalı, “Bir İzmirli olarak, 17 yıl sonra İzmir’e 2008’de dönmüştüm. 17 yılda buradan bağım kopmamıştı ama içinde yaşamaya başlayınca, ‘Güzelim İzmir’ime ne olmuş’ dedim. Ankara ile İzmir’i kıyasladım. 2018 itibarıyla gelen CHP’li yerel yönetim sayesinde, hiçbir trafik sorunu olmayan Ankara İzmir’den daha kötü duruma geldi. Ankara’da da sular kesiliyor. Burada yaşanan bütün sorunlar Ankara’da da yaşanıyor. Bu CHP belediyeciliğin standardı oldu. Her iki kentte de yaşayan biriyim, bunu üzülerek söylüyorum” dedi.

Şebnem Bursalı, şöyle devam etti:

“Bu bizim işimiz değil deyip işin içinden çıkmadık. Biz sorumlu siyaset anlayışında bir parti olduğumuz için bir sorun varsa dile getiriyoruz. Eğer o sorun vatandaşların güvende yaşamasını engelliyorsa elimizi taşın altına koyuyoruz. Üzerimize düşeni zaten yaptık. Bizim kapsam alanımızda değil deyip bir kenara çekilmedik. Asıl sorun İzmir’de ilçe ve büyükşehir belediyeleri birbirine düştü. Danıştay kararı ile kapatılan Harmandalı Tesisi’ni, Eyyüp Kadir İnan başkanımın öncülüğünde, ekim sonuna kadar çözüme kavuşturduk. Çöp sorununu hepimiz yaşadık. Bakanlık geçici olarak rezerv alanını açtı. Bu geçici bir çözüm. Danıştay halk sağlığını tehlikeye soktuğu için bu kararı aldı. Ancak yerel yönetimden somut hiçbir adım atıldığını görmedik. Çöp konusunda siyasi irade ortaya koyduk. Kalıcı yatırımların yapılmasını istiyoruz.”

Konuşmasının son kısmında kooperatif ile ilgili devam eden hukuki sürece de değinen Bursalı şunları söyledi:

“Kooperatife karşı değiliz. Ama tabiri caizse ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Evi olmayan dar gelirli vatandaşlarımızı uygun şartlarda ev sahibi yapmak bir yana rantsal paylaşıma döndürdüler. Yargılama süreçleri devam ediyor. Mağdur olan vatandaşlar var. Söylenilen bedellerin 4’de 3’ünü ödemişler. Ama konutlar yüzde 30 dahi bitirilmemiş. Bu insanlar bildiğin belediye eliyle dolandırılmış. Aynı zihniyet kalkıyor, ‘Menemen’de 5 bin konut daha yapacağım’ diyor. Ya beceremiyorsunuz ya da dolandırıcısınız.

Buradan İzmirli hemşehrilerime sesleniyorum; Aman dikkat edin dolandırılanlar ortada. Bu insanlar dar gelirli. Belediye çalışanını dolandırıyorlar. Böyle bir zihniyeti hiçbir yerde görmek mümkün değil. Bunları Ankara’daki vekillerle paylaştığımda inanamıyorlar. 26,5 yılı geçmiş bir yerel yönetim şımarıklığı var. İzmirli artık bunu yemiyor. İzmirlinin oyu çöpe gitmeyecek, hırsıza gitmeyecek. Bunu siyaset yapmak için söylemiyorum. Yerel yönetimin en net görevi çöp toplamak, elindeki suyu akıtmak ve ulaşımı sağlamak. Haziran başından beri çöp içinde yaşıyoruz. Biz yapay zekadan bahsediyoruz. İzmir’de su akmıyor. Bacasız sanayinin taşıyıcılarından biri Çeşme’de yazın su akmadı.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu