“Adil yargılama eksiksiz olmalı”

İzmir Ticaret Odası’nın (İZTO) Mart ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Selami Özpoyraz’ın başkanlığında yapıldı. Toplantıda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener son siyasi ve ekonomik gelişmelere dikkat çekti.

Özgener, “Son günlerde yaşanan gelişmeler hepimizi düşündürüyor, bazen kaygılandırıyor. Ancak unutmayalım ki bu ülkenin insanı, olayları doğru değerlendirerek, duygularına teslim olmadan hareket etmeyi de biliyor. Türkiye’nin en büyük gücü, krizleri yönetme becerisi ve toplumun ortak aklıdır. Şimdiye kadar nice badireleri atlattık, bundan sonra da diyalog ve sağduyu ile her türlü zorluğun üstesinden gelebiliriz. Türkiye ekonomisi güçlüdür ve yoluna girer” dedi.

Özgener, “Haberleri açıklamaları dinleyerek farklı kanılara varmış olabiliriz. Bugün yaşananlardan ders almamız lazımdır. Bu süreçte gençlerimizi dinlemiyoruz, kuşaklar arasında iletişimimizi kaybediyoruz. Gençler birçok konuda mutsuzlukları ve gelecek ile ilgili taleplerini dile getiriyor. Onları daha yakın takip edip ve dinlememiz gerekiyor. Toplumsal ve bireysel olarak hukuk adaleti tecelli etmesini sağlayan araçtır. Son günlerde yaşanan süreçte adil yargılanma eksiksiz olmalıdır. Kurumları yıpratarak hiçbir yere varamayız. Eninde sonunda sığındığımız yer adalet olmalıdır” ifadelerine yer verdi.

“Ekonomide oluşan dalgalanmalar özelinde konuyu değerlendirdiğimizde, siyasi akıştaki olayların, “belirsizlik” değil, “ölçülebilir risk” seviyesinde kalması gerekir” diyen Özgener, “Borsa sert bir şekilde geriledi. Ülkemizin 5 yıllık kredi risk primi CDS, 74 puan artarak, son bir yılın en yüksek seviyesine çıktı. Ülkemizin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 28 seviyelerinden yüzde 33’e yükseldi. Bu oranı, kurlardaki değişim kadar kritik olarak değerlendiriyoruz. Geçmişte yaşanan büyük dalgalanmalar gibi panik ortamına izin vermek istemeyen Merkez Bankası’nın piyasaya ilk andan itibaren etkin müdahalesini önemli buluyoruz. Merkez Bankası; geçen hafta yaklaşık 25 milyar dolarlık rezerv satış yaparak, Türk Lirası’ndaki değer kaybını yüzde 3-4 arasında tutmaya çalıştı. Gecelik vadede borç verme faiz oranını 200 baz puan artırarak yüzde 44’den yüzde 46’ya yükseltti. Piyasadaki hem Türk Lirası, hem de döviz likiditesine yönelik müdahaleleri de devam ediyor. Bu müdahalelerle, hafta başı itibariyle bankaların Türk Lirası mevduat faizlerinin, geçen haftaya göre arttığını gözlemliyoruz. Bunlardan hareketle, Merkez Bankası’nın Türk Lirası’ndaki değer kaybını belirli bir oranda tutmak amacıyla, rezerv satışlarına devam edeceği ve Türk Lirası likiditesini kısma yolunu tercih edeceği anlaşılıyor. Yapılan açıklamalar bize, asıl amacın, mevcut yılsonu makroekonomik tahminlerinde kalıcı bir bozulmanın engellenmesini amaçlandığını gösteriyor” şeklinde konuştu.

Özgener “Tüm bu yaşananlar, bizim ana gündemimizin ekonomi olması ve ekonominin lokomotifi ihracata özel önem verilmesi gerektiğini gösteriyor. Piyasa yönündeki kararsızlığı gidermek için Merkez Bankası’nın etkili bir para politikası aracı olan likidite senedi ihracına karar vermesini ve ihracatçının kur riskini bir ölçüde gidermek amacıyla açıkladığı ileri tarihli döviz sözleşmesi uygulamasını olumlu değerlendiriyoruz. Maliye politikası ile para politikasının koordinasyonun sağlanmasının ne derece önem taşıdığını bir kez daha belirtmek istiyorum. Bu koordinasyonun artırılmasıyla, “Orta Vadeli Ekonomik Programı’nın başarıyla devam etme şansının yükseleceğine inanıyorum” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu