50’nci yılında Dev Genç !
MMO Eğitim ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Emperyalizme ve Oligarşiye Karşı Devrimci Gençlik Dergisi’nin 50’nci yılında” Onurla 50 Yıl Dev Genç “etkinliği düzenlendi.
Kuşaktan kuşağa Dev-Gençlilerin konuştuğu etkinlikte kronolojik olarak 1965-1971, 1975-1980, 1985-1990, 90’lardan AKP’li yıllara ,19 Mart ve sonrasından konuşmacılar yer aldı.
Konuşma yapanlar arasında Türkiye devrimci mücadelesinin önemli isimlerinden Oğuzhan Müftüoğlu ve Bülent Forta da bulunuyordu.
Oğuzhan Müftüoğlu özetle şunları söyledi:
“1965 Kıbrıs krizi ile Türkiye’de genis kesimler ABD’yi sorgulamaya başladı ve bu sayede Türkiye’de batıya kıyasla daha antiemperyalist yanları ağır basan bir 68 hareketi kuruldu. MDD-SD ayrışması içerisinden Dev Genç fikri doğdu. Vietnam’ı, Latin Amerika devrimlerini, Küba Devrimi’ni savunan, Türkiye’nin de kendi koşullarında devrimini savunan bu hareket, nihayetinde Kızıldere ile sonuçlandı. Ben yakalanana kadar onlarla beraberdim, Dev Genç yöneticisiydim. 74’te hapishaneden çıktıktan sonra hayatta kalan tüm eski arkadaşların yön değiştirdiğini, fikir değiştirdiğini gördüm, Maoculuk, Arnavutçuluk gibi. Biz üniversitelerdeki yeni genç arkadaşlarla geleneği reddetmeyen, üzerine bir şeyler koymaya çalışan bir harekete giriştik. 1975’te Devrimci Gençlik Dergisi böyle kuruldu, yeni koşullara uygun biçimde yenilenen bir devrimci hareket olarak.”
Bir diğer isim ise Bülent Forta’ydı. Forta şöyle konuştu:
“Biz Denizlerin, Mahirlerin yaptıklarından etkilenerek, onlardan öğrenerek devrimci olduk. Daha dün gibi Kumrular sokakta dergiyi kurduğumuz zamanlar. Bir yandan da 100 yıldır sürüyor gibi, burada 5 kuşaktan Devrimci Genç var, bunu kuşaktan kuşağa sürdürebilmek önemli olan. Kalabalık olduğumuz kadar yalnızız da, bugün Behçet Dinlerer’i kaybettiğimiz gün, en iyi arkadaşlarımı 12 Eylül’de kaybettim, Necdet Erdoğan Bozkurt, Behçet, Aydın Erol. Ancak bir duygusallıkla değil, bir fikir için öldüler, biz eksikliklerinde yalnız da olsak yaşamlarını verdikleri fikri yeni kuşaklarla yaşatmaya çalışıyoruz hâlâ.”
90’lar Devrimci Gençlik oturumunda söz aldılar
Şener Bayar “12 Eylül YÖK’ü yarattı. Biz onunla mücadele ettik. Okuldan atıldığı için intihar eden arkadaşlarımız oldu. Hepimiz aynı düşün peşinde koşan, aynı imkansızı gerçek kılmaya çalışan arkadaşlarız” dedi.
Mutlu Arslan ise “Biz ÖDP’yi kurarken hiçbir gençlik örgütümüz olmadan yola çıktık. Devrimci Gençlik siyasetini egemen haline getirmek için çalıştık, gençliğin bağımsız siyasetini yaratmak için mahallelerde, üniversitelerde mücadele ettik. Ortaya çıkan liberal, sağ eğilimlerle sürdürdüğümüz kavga en yorucusuydu” ifadelerini kullandı.
Göksu Cengiz “Bizi bugüne getiren mücadeleyi ayakta tutan, Devrimci Gençlik fikriyle verdiğimiz kavgaydı. Bugün isyan devrim özgürlük sloganını yeniden sokaklara çıkaran bu fikirde inattı. Gezi’de ayağa kaklacağımız kimse tarafından beklenmiyordu. Bu hikaye “Hayır tarihin sonu gelmedi, tek yol devrim fikri ayaktadır” dememizle başladı. Tek yol devrim demek anti emperyalizm, laikliği savunmak… Bunları savunduğumuz için darbecilikle, geri kafalılıkla suçlandık ve onun sonu yetmez ama evet oldu. Bize AKP bu ülkeye demokrasi getirecek dendi. Özgürlükçüyüz ama salak değiliz diye karşılık veren devrimci kadınların mücadelesidir bu. Bizi bugüne onurla bu taşıdı. Bu gericilik hayatımıza çökmeden önce sola sızdığında yeniden devrim diyerek ayaklandık, Dolmabahçe eylemlerinden başlayarak yeni bir gençlik hareketi yarattı, kocaman bir isyana dönüştü. Bizim hikayemiz Metin Lokumcu’nun peşinde dereler özgür akacak diye koşan samimi bir arkadaşlıktı, Bahadır abi böyle böyle düzelecek bu işler demişti bize, biz de bunu yapmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Sami Can Gökoğlu ise “Bir düşümüz vardı ve biz o düşü büyütmek için bir yolun yolcusu olduk. Liselerde forum yaparak başladığımız yol bugün Dil Tarihte faşistlerle kavga eden, 19 Martta barikatları yıkan sol gence çıktı. Bize Mahirleri, Arkadaş Zekai’yi üniversitelerdeki devrimcileri Bahadır abi anlattı, emaneti bizim ellerimizde” dedi.



