1973’den 2025’e uzanan 52 yıllık dostluk
1972 yılında başlayan radyo istekçiliğim sonrasında Türkiye’de pop müzik yayını yapan tüm radyo istek programlarında ismim okunurdu. İstanbul Radyosu’ndan Nejat Çetinok, Ünar Uzmen, İzmir Radyosu’ndan Akın Ajlan Aksel, Bülent Özveren, Ali Kocatepe, Ümit Tunçağ başta olmak üzere İstanbul, İzmir, Ankara, Adana vb radyolarına istek kartı yağdırırdık.
1973 Yılının ilk ayında “Grup Barış Çocukları” adında radyo istek,müzik ve gençlik grubunu kurdum.
Sonrasında müzik dünyasına “Ağlıyorum yine/Taka taka” şarkılarıyla yıldırım gibi Nilüfer düştü. Sesini çok beğendiğim Nilüfer’in prodüktörü sevgili Nino Varon’a bir mektup yazarak Nilüfer’in fan clubunu kurma isteğimi ilettim ve bir hafta sonra gelen cevap mektubunda Varon beni ofisine davet etti.
Hemen gittim.Uzun uzadıya konuştuk ve sonunda Varon Nilüfer’i arayarak fan clubu’nü kuracağımızı iletti. Aynı akşam Nilüfer’in evinde buluştuk ve 1973 yılı Nisan ayında Sevgili Nilüfer’in ilk fan club’unu kurdum.
Kısa zamanda “Grup Barış Çocukları” ve” Nilüfer Fan Club” üye sayısı 5000’i aştı.
O yıllarda HEY Dergisi’nde muhabir olarak çalışan rahmetli Hulusi Tunca birgün beni aradı ve iş çıkışında Milliyet Gazetesi’ne gelmemi söyledi. Sebebini sordum ama “Gelince anlatırım “ deyince üstelemedim.
HEY Dergisi’ne vardığımda Tunca beni bekliyordu.Sevgili Hulusi Tunca “Işın’cığım. adını yeni yeni duyuran bir sanatçı var. Çok iyi bir insan ve ben onun hak ettiği yerlere bir an ön önce ulaşmasını istiyorum. Bu konuda senden elinden geleni yapmanı ve bu sanatçının da fan club’unu kurmanı istiyorum” dedi.
“Kim bu sanatçı?” dedim.
“Edip Akbayram” diye cevap verdi.
Edip Akbayram adını 1972 de düzenlenen Altın Mikrofon Yarışması’nda kazandığı 1.likle duymuştum. Yarışma şarkısı “Kükredi Çimenler”di. Şarkı plak olduğunda arka yüzünde “Boşu Boşuna” yer alıyordu.
“ Neden olmasın?” dedim.
Tunca “Hadi o zaman seninle Sayan Plak’a gidelim” dedi.
Bir saat sonra Sayan Plak Stüdyosu’na geldiğimizde içerden iliklerime işleyen bir ses ve çok güzel bir türkü yorumu duydum. Edip Akbayram Aşık Mahsuni’nin “Dumanlı dumanlı oy bizim eller” türküsünü plak yapmak için stüdyoya girmişti .Provalara ara verildiğinde de hemen yanına geçtik.
Hulusi Tunca beni Edip Akbayram’la tanıştırdı.
“Merhaba Edip” dedim
.“Merhaba Işın Ergüney. Hoş geldiniz” dedi.
Sevgili Edip’le ilk merhabamız böyle başladı. Plak kaydı sonlanınca da Cafe Bulvar’da oturup derin bir sohbete başladık ve sonunda da Edip Akbayram Fan Club’ü kurduk.
HEY Dergisi yılın sanatçılarını seçerdi. Grup Barış Çocukları olarak Nilüfer ve Edip Akbayram fan clubleriyle birlikte üye sayımız 10.000 in üstüne çıkmıştı. İstanbul – İzmir ve Ankara’da düzenlenen konserlere katılır ve sanatçılarımızın imzalı fotoğraflarıyla birlikte o yıl ki HEY Dergisi Oscarları’nda her daldaki kendi adaylarımızın yer aldığı listeyi dağıtırdım.
Gerek Nilüfer ve Edip Akbayram ve gerekse de daha sonrasında kurduğumuz Ali Kocatepe ve Yeliz Fan Club’leriyle sanatçı sayımız 4’e ulaşmıştı. Kendi sanatçılarımız için HEY Dergisi Oscarları oylamalarında hatırı sayılır etkilerimiz oldu.
Sevgili Edip’in Moda’daki evinde sıklıkla buluşurduk. O dönemde hemen hemen tüm konserlerine giderdim.HEY konserleriyle ilgili bir anıyı kısaca aktarayım.
İzmir Konseri. Ben bir gün önce İzmir’e gittim. Konsere katılacak Sanatçılar Büyük Efes Oteli’nde kalıyorlar. Gündüz Edip ve Dostlar Grubu’yla birlikte Kordon’da gezdik dolaştık. Akşam eğlenceye gittik ve gece yarısı otele döndük. Ben bir arkadaşımda kalmayı planlıyordum. Ama Edip “Sen de burada kal” dedi. “İyi ama “dedim” Sen gruptan biriyle kalıyorsun ve odada sadece 2 yatak var.“ “Sen yat onun ne zaman geleceği belli olmaz” dedi ve ikimizde uykuya geçtik.
Sabah 7 gibi uyandım. Edip daha uyuyordu. Banyoya gitmek için kalktım. Kapıyı açınca Dostlar Grubu’ndan bir arkadaşımızı küvette uyur vaziyette gördüm.
Sevgili Edip’le güzel günlerimiz oldu. 1973 de başlayan dostluğumuz, arkadaşlığımız, kardeşliğimiz hep devam etti. Birlikte tiyatrolara gittik , Boğazda yemeklere gittik, Evinde güzel sohbetler ettik.
Benim doğum günümde evime kadar geldi. Kalabalık bir arkadaş grubumuz evdeydi. Bize türküler söyledi. Tüm arkadaşlarımla ayrı ayrı sohbetler etti.
Sonraki yıllarda sık görüşemesek de nerede karşılaşırsak karşılaşalım ilk günkü sıcaklığıyla birbirimizi kucakladık. Kah Amerikan Konsolosluğu’nun önünde mitingde beraber olduk ,kah Kadıköy İskele’deki mitingde omuz omuza olduk.
Edip çok güzel bir insandı.
12 Eylülde çok üzdüler onu ama o benliğinden hiç taviz vermedi. Gerek sanatında gerekse de yaşamında inandığı doğruların hep peşinde oldu.
Türkiye’nin tek müzik dergisi Roll Life’da yazılarım yayınlanıyordu. Ocak 2019 içinde Edip’i aradım ve röportaj için buluşmak istediğimi söyledim. bir gün sonrada her zaman oturduğu Cafe’de bir araya geldik O yıla kadar ailesi ile tek kare fotoğrafı medyada yayınlanmayan Edip Akbayram’ın kızı ve torunu ile çekilmiş ilk ve tek fotoğrafını da dergide ben yayınladım.
Bu röportaj yüzlerce gazete , dergi ile internet sayfalarında yayınlandı. Hürriyet Kelebek’te manşet oldu.
Ocak 2025 ‘in ilk günlerinde evinde düşmesi sonucunda hastaneye kaldırıldığı haberini aldığımda içim çok kötü acımıştı. Her gece onun iyileşmesi için bildiğim tüm duaları ettim. Uzun yıllar hastanelerde çalıştığım için Yoğun Bakım’da yatış süresi uzadığında neler olabileceğini bilirim. Hep bunun olmamasını diledim Tanrı’dan ama olmadı.
”Çoklu Organ Yetmezliği” onu bu hayattan, bizlerden, milyonlarca seveninden ayırdı.
Ölüm haberini okuduğumda onunla geçen 52 yıl bir film şeridi gibi gözlerimin önünden aktı gitti. Kendi kardeşimi kaybettiğimde duyduğum acıyı aynen duydum.
Edip’ciğim seni asla unutmayacağız.
İlk tanışmamızdaki gülen yüzünü o sıcacık merhabanı ve senle yaşananlar ben nefes aldıkça hep yaşayacak. Sevgili Eşin Ayten ,çocukların Türkü ve Ozan ‘a sabır diliyorum. Sevgili Lavin dedesiz kaldı ama o hayatı boyunca “Edip Akbayram benim dedemdi” diyecek ve bundan hep gurur duyacak.
Bugün senin için CRR’da düzenlenen törene, ardından Teşvikiye Camii’nde kılınacak cenaze namazına katılıp sonrasında da ebedi istirahatgahına defin için Karacaahmet Mezarlığı’nda olacağım.
Seni çok özleyeceğim Edip. Nurlar içinde uyu dostum, arkadaşım, kardeşim…
Işın Ergüney




